FİTNE ZAMANI NE YAPILMALI

Fitne; imtihan, bela, günah, anarşi, bozgunculuk gibi birçok anlamı içermektedir. Fitne, Müslümanları çeşitli araçlarla anlaşmazlığa sürükleyerek çatıştırmak; İslam’dan uzaklaştırmak; Müslümanın işlemesi çok zor olan günahları işlettirmek en vahimi meşrulaştırmak ve imandan uzaklaştırmaktır. 
Kısaca, insanı günaha sürükleyen, dünyevileştiren ve uhrevileşmekten uzaklaştıran her ne varsa hepsi fitnedir. Fitne insanı ve toplumu felakete götürür. 
Muhammed Hadimi Hazretleri; fitnenin yetmişten fazla çeşidi olduğunu açıklayarak fitnenin haram olduğunu; Kur’an-ı Kerim’de dinden saptırmak için fitne çıkaranların cehenneme atılacağını ve fitne çıkarmanın adam öldürmekten daha kötü olduğunu ve Hadis-i Şeriflerde fitne çıkarana Hz. Allah(cc)’ın lanet edeceğini, buyurmaktadır. (Berika)

“Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür.” (Bakara-191)
Günümüz fitnelerinin en çok dine, imana, itikada, mezhebe yönelik olduğunu görmekteyiz. Buna mukabil Müslümanlar fitnelere karşı dikkatli olmaları gerekirken maalesef iç ve dış mihrakların oyununa gelerek fitneye alet olmaktadırlar. Yine maalesef, fitneye karşı mücadele etmesi gereken birey, kurum ve kuruşlar gerekli mücadeleyi vermedikleri gibi çok da duyarlı değiller. 
Hz. Allah(cc); “Kâfirler birbirinin dostları, yardımcılarıdır. Eğer, Allahü Teâlânın emirlerini yerine getirmez, kendi aranızda dost olmazsanız, yeryüzünde, kargaşa, fitne ve büyük fesat çıkar.” (Enfal 73) buyurarak bizleri uyarmaktadır.
Yine fitne ile ilgili olarak Peygamber Efendimiz (sav); “Din, dünya menfaatine alet edilince, fitneler zuhur eder.” (A.Rezzak), “Fuhuş yayılınca fitne çoğalır.” (Deylemi) “Fitneler artmadıkça, kıyamet kopmaz.” (Buhari) buyurmaktadır.
Aşağıdaki Hadis-i Şerif çok dikkatimi çektiği için üzerinde bir değil bin kere düşünülmesi ders alınması gerekmektedir. 
Efendimiz (sav); “Ahir zamanda âlim ve ilim azalır, cahillik artar. Cahil ve sapık din adamları, yanlış fetva vererek fitne çıkarır, doğru yoldan saptırırlar.” (Buhari) buyurmaktadır.
Evet, bugün o zaman! Televizyonlarda, radyolarda, gazetelerde ve daha bir çok araçla hoca tiplemeli adamlar insanları saptırmak, dinden uzaklaştırmak için yoğun bir şekilde çalışmaktadırlar. Üzülerek ifade etmeliyim ki bu fitne odakları İslami temel alt yapısı zayıf olan Müslümanları da kandırmaktadırlar. Onun için her birey veya kurum bireysel ve kurumsal olarak bunlarla mücadele etmek mecburiyetindedir. Hepimiz sorumluyuz; inanın Hz.Allah (cc)’a hesap veremeyiz.
Efendimiz (sav); “Fitne (bidat, sapıklık, küfür) yayıldığı zaman, hakikati, doğruyu bilen başkalarına bildirsin. Bildirmezlerse Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun!”(Deylemi) buyurarak hepimize bu vazifenin ciddiyetini bildirmektedir.
-Fitne zamanı ne yapılmalı?
1-Ehli Sünnet Vel Cemaat dışı her türlü oluşum ve hoca tiplemeli adamlardan uzak durulmalı, dinlenilmemeli, izlenilmemeli; ehli sünnet hocalardan İslami ilimler öğrenilmelidir.
2- Yüce Rabb’imiz, “İçinizden insanları hayra çağıracak, iyiliği emredecek, kötülükten alıkoyacak bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.(Ali İmran/104) buyurduğu topluluk içinde bulunmaya çalışılmalıdır.
3- Başımızdakileri yani yönetenleri beğenmesek bile ülkemizin selameti, birlik beraberliğimiz için kargaşaya, anarşiye fırsat verilmemeli; usulü dairesince en iyileri başımıza idareci seçmek için çalışmalıyız. Fitne odaklarının en büyük beslenme kaynağı anarşi ve bölücülüktür.
4-Birey olarak hiçbir şeye gücümüz yetmiyor, başkada çaremiz yok ise fitne ateşinden kurtulmak için Efendimiz(sav)’in; “Fitne zamanında evinizde oturun, günahlarınıza tövbe edin, dilinizi tutun, kendi işinize bakın, başkalarının işine karışmayın!” (Nesai, Ebu Davud) buyurduğu gibi hareket etmeliyiz.
Fitne zamanında ibadet etmenin faziletli ve önemli olmasının sebebi; böyle zamanlarda fitneye karışan insanların çoğu Hz.Allah(cc)’a ibadet ve diğer salih amelleri gereği gibi yerine getirmekten uzaklaşabilmekte; her olumsuz olayın sebep ve sonuçlarını dine yükleyebilmektedir. Fitne zamanı şeytan ve nefis etkin olarak devreye girdiği için insan mantıklı düşünemez ve duygularıyla hareket eder.
Müslüman kardeşlerim, birbirimize küçük meseleler yüzünden olumsuz hele hele düşman gözüyle bakmamalı ifrat ve tefritten kaçınmalıyız! Küçük anlaşmazlıkları bir kenara bırakarak Ehli Sünnet Vel Cemaat akidesine uygun olarak birlik ve beraberlik içinde hareket etmeliyiz.  
BİRLİKTE RAHMET AYRILIKTA AZAP VARDIR.
Fitne döneminde genellikle yaş ile kuru, iyi ile kötü birbirine karışır. İnsanlar mantıkî olmaktan çok hissî davranırlar. Müslümanlar birbirlerine asla düşman gözüyle bakmamalı ve bu kâfirdir, bu münâfıktır diye birbirini suçlamamalı, birbirinin ölümüne fetvâ vermemelidir. Kargaşa ve fitne zamanında ibadet etmek Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) tavsiye ettiği faziletli bir davranıştır.
Ma’kil İbni Yesâr radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Ortalık kargaşa içindeyken ibadet etmek, bana hicret etmek gibidir.”[1]
FİTNE ZAMANINDA MÜSLÜMANLAR
KARGAŞA VE FİTNE ZAMANINDA İBADET ETMENİN FAZİLETİ
Mekke’den Medine’ye hicret eden sahâbîler, büyük fedâkârlık göstererek, mallarını mülklerini, evlerini barklarını, bütün yakınlarını orada bırakıp sadece Allah’a daha iyi ibâdet edebilmek, dinlerinin gereğini yerine getirmek ve Resûl-i Ekrem’e bağlılıklarını göstermek için bu yolculuğu ve vatanlarını terketmeyi göze almışlardı. Onlar bu davranışlarıyla Allah katında çok büyük ecirler ve sevaplar kazandılar.
İşte fitne zamanında, kargaşalara katılmayarak, daha çok kan dökülmesine sebep olmamak için köşesine çekilip ibadet edenler de onlar gibi büyük ecir ve sevaplara nâil olurlar. Bu tutum, toplumun ıslahı ve kendilerine örnek alacakları akl-ı selim sahibi kişiler bulmaları açısından önem taşır.
HADİSTEN ÖĞRENDİKLERİMİZ
1- Bazı zamanlarda Allah’a ibadet ve tâat diğer zamanlardan daha önemli ve faziletlidir. Kargaşa ve fitne zamanları böyledir.
2- Fitne zamanında insanların bir çoğu ibadetlerden ve kulluk görevlerini yerine getirmekten gâfil olurlar.
3- Allah’a daha iyi kulluk edebilmek ve dinin emirlerini gerektiği gibi yerine getirebilmek maksadıyla vatanını terkederek sâlihlerin yaşadığı güvenli bir memlekete hicret etmek faziletli amellerdendir.

 


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.