Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Güzelim Güneydoğu

Güzelim Güneydoğu

Yine iş, yine yollar. Keyifli de olmuyor değil ancak Pandemi korkutuyor. Öylede olsa biz ziraatçılar işimizi zamanında yapmak zorundayız. Aksi üretimde bir yıl kaybetmeye kadar gidebilir. 

Hedefimiz Güneydoğu’da üç şehir. Şanlıurfa, Gaziantep ve Kilis illerine geçiyoruz.

Adana’dan Gaziantep-Şanlıurfa hattını epeydir araba ile geçmemiştim. Öyle hizmet, öyle güzel yollar ki keyiflenmemek işten değil. Neredeyse tamamı üçer şeritli otoyollar, bağlı tüneller yolları kısalttığı gibi emniyetli yolculuklar da sağlıyor. Yol boyunca önemle fark ettiğim yollarda ki araçların neredeyse % 80 inin kamyon ve TIR lardan oluştuğu ve bu da ekonominin canlandığını gösteriyor. 

Akşamüstü Şanlıurfa’ya geçiyoruz. En son 6 sene önce gittiğim Şanlıurfa beni yine şaşırtıyor. İlk 43 sene önce gördüğümü bırakın son 6 senede neler değişmiş, neler eklenmiş, şaşırdım. Şehrin tarihi dokusu korunduğu gibi ilave yollar ve tüneller şehir içinde ki trafiği kolaylaştırmış, mesafeyi kısaltmış.

Otele geçiyoruz. Çoğunluğu yabancı, bir kısmı da yerli esnaflardan oluşan misafirlerin bazıları ile mesafeyi koruyarak konuşuyorum. Yabancıların çoğu Arap ülkelerinden, yerlilerin çoğunluğu da tarım işi ile uğraşan, yani tarıma girdi sağlayan esnaf. 

Şanlıurfa’mızda kuru alan kalmamış gibi. GAP Projesi burada tamamlanmış ve arazilerin çoğu sulanır durumda. Ertesi gün birçok tarım önderi çiftçilerle buluşuyoruz. Durumdan memnunlar. Pamuğun son 2 yılda para etmesi de onları sevindiriyor. Şanlıurfa Güneydoğu’nun tarım merkezi olmuş denebilir.

Öğleden sonra Gaziantep üzerinden Kilis’e geçiyoruz. Kilis’e en son 20 sene önce gitmiştim. O zaman Şehre basit ve tek yönlü yoldan girilirdi. Şimdi çift ve lüks bir yoldan giriliyor. Kilis’in sıcak insanlarının birkaçı ve de özellikle de Tarım İl Müdürlüğü elemanları ile sohbetlerimiz oluyor. Doğduğum Köyüme 1962 senesinde gelen 40 hane göçmen sebebiyle zaten çocukluğumda bildiğim bir kültür, Kilis. Tüm bölgede olduğu gibi yol boyunca oldukça fazla fıstık ağaçları her tarafı kaplamış durumda.

Kilis Türkmen-Arap-Kürt kültürünü taşıyan bir ilimiz. Suriye-Halep iline yakın olması İl’e ayrı bir değer kazandırıyor. Caddeler ve sokaklar dolup taşıyor, dükkânlar açık, esnaf işinden memnun.

Akşam Gaziantep’e geçiyoruz. Bu şehri de 6-7 sene önce görmüş ve 40 sene önce ilk gördüğüme göre çok etkilenmiştim. Şimdi ise daha da bir başka olmuş. Eski şehrin bir tarafa bırakır isek yeni yapılanma tam bir Batılı şehri durumunda. Helal olsun bu gelişmeyi yapan ve yaptıranlara.

Akşam yemek için yer arıyoruz. Sıra sıra lokantalar açık, eti, ciğeri, lahmacunu, kebabı hazır. Meşhur birine giriyoruz. Oldukça şişman iki kardeş ve daha da iri anneleri işletiyor. Muhabbete başlıyoruz ve bir kenarda ayakta ikramlar midelere iniyor. Üzerine de nefis tatlılar hazır.

Gerçekten dünyada lezzeti ve tarihi dokusuyla böyle bir şehir az bulunur. Otelle de yine yabancı misafirlerle dolu. Az da olsa turist var. Esnaf buna da şükrediyor.    

Benim ülkem bir başka ve bir farklı güzel. İnsanımız da öyle. Yeter ki gönlüne gir. O da elini ve gönlünü misafirlerine açıyor. Tarım il de de sevgi ve muhabbetle karşılanıyor ve ağırlanıyoruz. Ülkemin her taraftan gelen ve buraya yerleşmiş memurlar içine sindirerek bu güzel ilde huzur içinde yaşıyor.

Bu üç ilimizin birbirine benzer oldukça fazla ortak değerleri var. Özellikle yemekleri birbiriyle yarışıyor. Yörenin yemek kültürü birbirine benzese de her birinin ayrı bir lezzeti, ayrı bir tadı var. İnsanı oldukça sıcak ve misafirperver. Özellikle yabancıları tanıyor, sokaklarda gezerken çaya veya yemeğe davet ediyorlar. Bazı yerlerde kontrol noktaları olsa da pek de bakan yok. Hele şu Pandemi bitsin, ekonomi patlayacak gibi. Bu güzel illerimizin güzel insanlarına selam olsun.

Saygı, sevgi ve muhabbetle.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum
Prof. Dr. Fikret Akınerdem Arşivi
SON YAZILAR