İMAN VE SAMİMİYET

Dünyaya insan olarak gelen tüm insanlar için sahip olunması gereken en önemli şey İMAN sahibi olmaktır. En felaket en kötü şey de İMANSIZLIKTIR.

İman, Hz Allah(cc)’ın Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’e bildirdiği şeylerin istisnasız tamamına kalp ile inanmak dil ile inandığını söylemektir.

Samimiyet; kişinin kendi düşüncelerini saklama ihtiyacı duymadan, en tabii haliyle ortaya koymasıdır. Samimiyette fırıldaklığa yer yoktur. Yani, samimiyet Mevlana Hazretlerinin buyurduğu gibi ya göründüğün gibi olmak ya da olduğun gibi görünmektir. Samimi insanın tüm tavırları doğal ve içinden geldiği şekildedir.

Gerçek iman sahibi bir insan samimi olur. Samimi insan saygılı olur. Özellikle mukaddesata saygı kişinin kemale ermesini sağlar. Dinimizce kutsal sayılan değerlere saygı göstermemek; saygı gösterilmemesi gereken şeylere saygı göstermek imana zarar verebilir.

Kim, Hz. Allah(cc)’ın kitabına, peygamberlerine, evliyasına saygı göstermez; İslam’ın emir ve yasaklarını hafife alır; peygamberlerle, kitaplarla, meleklerle alay ederse o kişi İslam dairesinden çıkmış olur. Ayrıca, gayrı Müslümlere muhabbet eder, özel günlerini kutlar ve üstün görürse yine aynı akıbete duçar olur.

Samimi iman sahibi bir Müslüman kimi seveceğine kimden nefret edeceğine dikkat eder. Müslüman ahmak olamaz!

Kendini çok akıllı zanneden inanç erozyonuna uğramış bazı kişiler ana babalarının, nenelerinin dedelerinin samimi temiz inançlarını hafife alıyorlar. İnanın, o büyüklerimizin Hz.Allah(cc)’a, Hz. Peygamber(sav)’e olan halisane, safiyane inancını çok seviyorum. O dedelerimizin, nenelerimizin yüzüne o samimi inançlarının nur olarak yansıdığını görüyoruz. Onların kitabımız Kur’an-ı Kerim’e Peygamber Efendimiz(sav)’e gösterdikleri hürmete saygıya rastlamışsınızdır. 

Eskiler bilir; Irak’tan, Suriye’den tütün kağıtları gelirdi. Bunların dış kartonunda Arapça harfler vardı. Benim inançlı teyzem, amcam o kartonları yerden alır Kur’an harfleri var diye, öper alnına koyardı. Ben Kitabımız Kur’an’a hürmeten gösterilen bu saygıyı bu inancı seviyor, bu insanlara sonsuz saygı duyuyorum. Sanki hepsi birer Bişri Hafi hazretleri, mübarekler!

Bir bu mübareklere bir de alimleri, peygamberleri itibarsızlaştırmaya çalışan hoca kılıklı adamlara bakıyor, kahroluyorum. Bu temiz samimi iman sahibi nenelerimizden dedelerimizden utanın; iman, itikat nasıl olurmuş görünüz.

İslam ahkamının hayatımızda vücut bulmasının temel şartı samimiyet ve ihlastır. Bir insanın gerçek mutluluk ve kurtuluşa ulaşması, ancak Hz.Allah(cc)'a, kendisine ve diğer insanlara karşı son derece samimi olmasıyla mümkün olabilir. Çünkü iman, ancak samimiyet zemini üzerine kurulabilir.

İslami ve insani değer ve duyarlılıkların hızla yozlaştığı bir zamanı yaşıyoruz. Günümüz insanın temel sorunlarından biri de “iman ve samimiyet” sorunudur. Maalesef, günümüz insanında samimiyetin ve ahlakın yerini riya, bencillik, ahlaksızlık almış ve bunlar toplumsal birer hastalığa dönüşmüştür.

-Objektif olarak siz değerlendirin dile getirdiklerimiz doğru değil mi?

Dindeki en önemli ölçü samimiyettir.  Kişinin bütün amelleri samimiyetine göre karşılık görecektir. Müslüman, iman, ibadet, itikat her alanında samimi olmalıdır. Samimi olmayan iman, ibadet ve amellerin Hz. Allah(cc) katında hiçbir kıymeti yoktur.

Samimi olan insan öncelikle Hz.Allah(cc)’a, yaşadığı topluma karşı dürüst olur. Çünkü, Hz.Allah(cc)’ın her şeyi görüp duyduğunu, huzuru mahşerde zerre kadar iyilik veya kötülük yaptıklarının hesabını vereceğini bilir. Müslüman için samimiyet imanının en önemli göstergelerindendir.

Hz. Peygamber (sav); “Din, samimiyettir.” buyurmuştur. Kime Ya Resülullah diye sorulunca; Efendimiz (sav) “Hz. Allah(cc)’a, Kitabına, Rasulüne, Müslümanların yöneticilerine ve bütün Müslümanlara karşı’  buyurdular.”

İslam, insanların samimiyetle iman sahibi olmalarını ve bu imanın gereği olarak Hz.Allah(cc)’a, Kur’an’a, Rasulullah(sav)’a, Müslümanlara ve onların yöneticilerine karşı dürüst olmalarını ister. Sayılanların birine yahut hepsine karşı gerek inanç olarak gerekse davranış olarak bu samimiyeti bozmak veya dışına çıkmak, Hz.Allah(cc)’a kulluğun dışına çıkmak anlamına gelir. İnsan için en büyük tehlike budur.

İnanıyorum diyen kişilerin neye inandığını ve gereğini nasıl yerine getireceğini öğrenmesi ve yerine getirmesi gerekir. Çünkü imanın ve amelin esası samimiyettir.



 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.