Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Konya’yı Başıbozuklar istila ediyor

Konya’yı Başıbozuklar istila ediyor

TARİHE YOLCULUK (89)

TARİHÇİ AKÖZ: Aksaray’da isyan eden Başıbozuk 150 kişilik Yeniçeri grubu, Konya’yı bir Cuma günü zaptediyorlar. Konya’da Cuma namazı kıldırmıyorlar. Üç gün boyunca mahkeme gördürmüyorlar. Pazarda da satış yaptırmıyorlar.”

 

“Delibaş Mehmet kimdir?” sorusunun cevabını, Mehmet Önder’in “Milli Mücadelede Konya-Delibaş Hadisesi” adlı kitabından aramaya devam ediyoruz. Değişik kaynaklardan da yararlanıyorum. Bu olayla ilgili geçmişte yerel ve yaygın gazetelerimizde o kadar çok yazı tefrika edildi ki…

Konuyu fazla derinlemesine irdelemeyeceğim. Çumra Obruk Gölü’ne yaptığımız ziyarette, Delibaş Mehmet’in bu göldeki mağaralarda saklandığını öğrendik. Bu sebeple konuyu ele alarak kamuoyunu ve benimle birlikte “Tarihe Yolculuk” yapan okurlarımızı bilgilendirmek istedim. Daha başka kaynaklardan da Delibaş Mehmet ile ilgili yeni bilgiler de edindim. Bunları da kamuoyuyla paylaşmak isterim.

Alibeyhüyüğü, Konya’nın Çumra İlçesine bağlı eskiden bir köy ve kasaba iken günümüzde mahalle olmuştur. Alibeyhüyüğü kasabası ilk çağlarda İsauria bölgesinin başlangıç kısmını teşkil eden antik yerleşim birimlerinden birisidir. Tarihi ve kültürel yönden Karamanoğulları ve Osmanlı dönemine ait zengin bir mirasa sahiptir. Anadolu’da Türk hâkimiyetiyle birlikte Afşar Türkmenlerinin bölgeye gelip yerleştiği Alibeyhüyüğü, adını Karaman oğlu Sultan Alaeddin Bey döneminde bölgede söz sahibi olan Ali Bey ve kasabadaki Hüyük’ten almıştır. Alibeyhüyüğü’nde yaşayan halkın en büyük özelliklerinden birisi de herkesin birbiriyle akraba bağları olmasıdır.

Alibeyhüyüğü ayrıca, Timur'un Anadolu'yu istilasıyla Orta Asya Özbekistan, Aral Gölü kıyılarındaki Hocent şehrinden Karaman Eyaleti Belviran Nahiyesi Kuzviran köyüne Hicri 802/1399 yıllarında gelen Ahmet Yesevi dervişlerinden El-Hac Abdullah Paşa'nın oğlu Şeyh Hocenti ve karındaşı Şeyh Şekirim Dede'nin manevi kültürle bezediği bir yerdir.

basibozuk1.jpg

“DELİLER BİRLİĞİ’NE MENSUPTULAR”

Delibaş Mehmed’in sülâlesinin Osmanlı Askerî Teşkilatı’nın bir kolu olan ve 15. yüzyılda kurulan Deliller Birliği’ne mensup olduğu, Mehmet Önder’in eserinde dile getiriliyor:

“Dedesi Mehmed Ağa, alaydan yetişme bir “Deli Mülâzımı” olup, muhitinin “delibaşı”larındandı. Torunu Mehmed de Delibaşı, etrafında (henüz) “deli-deliller” olmadığı ve teşkilât darmadağın olduğu için de “Delibaş” olarak tesmiye (isimlendirme) edilmiştir. Alibeyhüyüğü köyünde Delibaş sülâlesine “Mülâzımlar” denir.

Alibeyhüyüğü köyünce çiftçilikle meşgul olan Delibaş Mehmed, akranları ile Çanakkale harbine iştirak etmiş, sofu meşrep göründüğü için tabur imamı yanında hizmet görmüştü. Harp içinde bir ara köyüne gelen ve buradan emsalleri ile birlikte Dördüncü Ordu emrine sevkedilmek istenen Delibaş, köyün nüfuzlu şahsiyeti ve muhtarı olan Hacı Şıh’ın delâletiyle geri kalmış, altı ay sonra Hacı Şıh iflâs edip, malları haczedilince de Delibaş yüze gelmiş, yıldızı parlamış, köyün bir numaralı ağası olmuştu.”

basibozuk3.jpg

BAŞIBOZUKLAR KONYA’YI İSTİLA EDİYOR

Yeri gelmişken isyanların hiç eksik olmadığı 1740’lar Konya’sından da bir örnek vermek gerekir.

Tarihçi Prof. Dr. Alaattin Aköz, Aydınlar Ocağı’nda “Yeniçeriler” sohbetinde ifade etmişti.

1742 yılında yaşanan bir hadiseyi bize özetle şöyle anlatmıştı:

Aksaray’da 150 kişilik bir Yeniçeri grubu, şehri zaptediyorlar. Bunları kışlaları başlangıçta İstanbul’daydı. Sefere gittikleri sürece problem yok.  Seferler azalmaya başladıktan sonra İstanbul’daki kışlalar tehdit oluşturmaya başlıyor. Asker savaşmazsa işte devlet yönetmeye kalkar. Anadolu’ya naklediyorlar. Anadolu’nun muhafazası için şehirlerde Yeniçeri Garnizonları kuruluyor. Aksaray’daki 150 kişilik bir grup toplanıyor; işte Arnavut oğlu, Boşnak oğlu, Dul Ayşe oğlu gibi önderler var. Birkaç gün Aksaray’ı istila ediyorlar. Oradan Konya’ya doğru geliyorlar. Konya’ya geldikleri gün Cuma ve Konya’da Cuma namazı kıldırmıyorlar. Üç gün boyunca mahkeme gördürmüyorlar. Pazarda da satış yaptırmıyorlar. Diğer ahlâksızlıklarını pek dile getirmeyeyim. 1740’lı yıllar sıkıntılı yıllar. Anadolu’da isyanların neredeyse hiç eksik olmadığı asırlar.”

 

YARIN: Cehalet almış yürümüş ve her tarafta düşman parmağı var.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Mustafa Balkan (Tarih Yazıları) Arşivi
SON YAZILAR