Emrullah Nergiz

Emrullah Nergiz

Meram Tıp’ın Otopark Sorunu

Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi etrafından sıkça fotoğraf gelmeye başladı. Bayramdan sonra anlaşılan tüm polikliniklerde bir yoğunlaşma söz konusu. Bizzat kendim de test ettim. Hastaneye ulaşmak için aracınızı en az 1 km uzağa koymak zorundasınız. Bunu herhangi bir noktayı baz alarak konuşmuyorum. Binanın 4 bir yanından nereye doğru ilerlerseniz aynı. Bir tarafı dağın yamacı, önü dere… Hemen sırtında da nasıl imar verildiğini halen anlayamadığımız Kobisan evleri yükseliyor.

Sadece mesafe sorunu olsa iyi. Ambulanslar bir yandan dolmuşlar diğer yandan trafik allak bullak. Tek yön yol güya ama çift şerit halini almış. Dakikalarca bir tarafın boşalmasını bekliyorsunuz ki diğer tarafa geçebilin.

Tüm bu yoğun trafiğin arasında yayaların hali zaten toz duman.

Şehir planlama adına çok eksiğimiz olduğunu kabul etmeliyiz. Hani bazen detaylı olarak bir kamu binası yapılacaksa nereye yapılmalı konusunda kafanızı ağrıtıyorum ya… İşte sonrasında böyle sorunlar olmasın diye yapıyorum bunu…

Alternatif yerlerin tartışılması gerekli diye… Meram Tıp için elbette bu tartışma gereksiz. Zira binayı kaldırıp başka yere koyacak halimiz yok. Lakin çevresinde nasıl otopark alanları açılabilir kafa yorulmalı. Rektör Cem Zorlu Bey bu konuda illaki şehri yönetenler ile görüşüyordur. Biraz hızlanırsak vatandaş mağduriyeti azalacak.

 

FİTNE KAZANI KAYNIYOR!

Türkiye yarın kitaplara konu olacak günlerden geçiyor. 2023 o kadar önemli o kadar önemliymiş ki… Operasyonun büyüklüğü işin içinde olanların dudaklarını uçuklattı çoktan.

Sedat Peker’in açıklamaları gerçekten her cenahta infial oluşturmaya devam ediyor.

Süleyman Soylu, Mehmet Ağar, Yıldırım Demirören derken ipin ucu Binali Yıldırım’a ve oğluna uzandı.

Böyle zamanlarda İmam-ı Şafi'nin o çok bilinen cümleleri gelir aklıma:

“Fitne zamanı hakkı tutanları nasıl anlarız?” diye sorarlar hazrete, Der ki: "Düşman okunu takip ediniz, o sizi hak ehline götürür."

Bırakın ülkemizi dünyanın karıştığı karışacağı bir fitne kazanının tam ortasındayız. Zira uyuşturucu denildiği anda mesele Türkiye olmaktan çıkmıştır.

Hz. Ebu Musa (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Kıyametten hemen önce karanlık gecenin parçaları gibi fitneler var. Kişi o fitnelerde mü'min olarak sabaha erer, akşama kafir olur; mü'min olarak akşama erer, sabaha kafir çıkar. O fitnede oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Yürüyen koşandan hayırlıdır. Öyleyse yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden birinin evine girerlerse Hz. Âdem'in iki oğlundan hayırlısı olsun (ölen olsun, öldüren değil)"

Türkiye zor günlerden geçiyor. Reis sessiz. Kendisine güvenen milyonlarca insan, ondan gelecek birkaç cümleyi veya yapacaklarını bekliyor.

“Gecenin en karanlık anı şafak sökmeden az öncedir.” diyor ya Victor Hugo. Görelim Mevlâ neyler… Bizlerin elinden dua etmekten başka bir şey gelmiyor…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum