Mimarlar Neden Alzheimer Olmaz

Doktorlar genellikle günümüzün hastalığı olan sıkça üzerinde durulan Alzheimer (unutkanlık) olmamamız için bulmaca çözmemizi ve sürekli aklımızı güncel tutup, kafada kırk tilki dolaştırıp kuyruklarını birbirine değdirmememizi isterler. Sanırım biz mimarlar bundan muaf gibi görünüyoruz. Neden derseniz bizim nur topu gibi sürekli doğuran bir yönetmeliğimiz var. Her çıkan yönetmelik maddesi mimarları çıkmaza sokuyor. Bir de estetik anlayışı devreye girdimi bu hal daha da zorlaşıyor. Bu yönetmeliklere mutlaka uyum sağlamak gerekir, aksi takdirde çizmiş olduğumuz projelere resmiyet kazandıramayız.

Bu yönetmelikle ilgili testimizden sızanları şöyle sıralayabiliriz:

*Aynı yönetmelik maddelerinin belediyeler tarafından farklı şekilde değerlendirilip yorumlanması sonucu mimarların çevre şehircilikten görüş almasına yol açmakta bu da ciddi zaman kaybı oluşturmaktadır.

*Çatı katında mekan oluşturulması emsal hesabına dahil edildi. Çatı katını kimse artık kullanamaz, bu da ciddi manada milli servet kaybına ve iskan sorası kaçak yapı eklentisine teşvik eder. Bırakın çatı katını fareler kullanacağına insanlar kullansın.

*Otopark yönetmeliği (çıkalı uzun süre oldu, sürekli ertelendi, çok park etti).

*Bodrum katta yapılan ticari eklerin emsal ve yüzde hesabına girmesinin ne mantığı var hala çözebilmiş değilim. Kaçak eklentilere yol açacak bir madde…

*Merdiven basamak rıhtlarının olup olmamasının yönetmeliğe girmesini mimarlık mesleğine hakaret gibi algılıyorum…

*Plan notlarını belediyelerden zamanında almak hala sorun teşkil etmekte.

* Proje çizimleri uzun zaman içerisinde gerçekleştirilebilmektedir. Bu süreç içerisinde yönetmeliğe eklenen veya yönetmelikten çıkarılan maddeler mimarlar ile müşterileri karşı karşıya getirmekte ve projeler sil baştan yeniden tasarlanmak zorunda kalmaktadır.

*Yapımcıların metrekareyi sonuna kadar kullanma isteği mimarların tasarımını ciddi etkilemekte.

Sayıca yeterince çok olan yönetmeliklerle, plan notları ve bu yönetmeliklerin birbirleri ile irtibatları; mimarları adeta çözülmeyen bir bulmaca gibi uğraşmakta, yatırımcının talepleri, belediyenin istekleri, mimarın estetik kaygısı, mimarı hayli yormakta. Tabi ki Alzheimer olmazlar, olsalar bile bu anlamsız maddeleri koyanları unutmazlar.

Mimarlar santimetrelerle kanunlara uygun proje ile uğraşırken, diğer taraftan tarımsal alanlarda kooperatif adı altında yapılaşmaların hızla yayılması, yaşanan imar barış sürecindeki aykırı yapılaşmalar, icraların kendi tadilatlarını rahat yapıp vatandaşın tadilatlarında ciddi bürokrasiye takılması, iskandan sonra yapı eklentilerinin rahat yapılabilmesi vs. kanunlara uyanların uyma noktasında isteğinin azalmasına neden olur ve güven sorunu teşkil eder. Sadece bizim meslekte olmayıp diğer meslek gruplarında da sürekli çok sık yönetmelik, genelge vs. değişiklikleri uygulamada zorluklara yol açmakta.

Selçuklu payitahtı olan bu şehir hepimizin. Bu şehre hizmet eden herkes mutlaka hayırla yad edilecektir. Şehri ilgilendiren projelerde meslek odalarının ve vatandaşların, görüşlerine, uygulayıcıların önem vermesi işleri biraz daha kolaylaştıracak kanaatindeyim. Sağlıcakla kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.