Stadyumda Bayram Sabahı

Yahya Kemal’in insana huzur veren o dizeleri çağırıyor kulaklarımda… Süleymaniye’de bayram sabahı…

***

Ulu mâbedde karıştım vatanın birliğine.

Çok şükür Allah’a, gördüm, bu saatlerde yine

Yaşayanlarla beraber bulunan ervâhı.

Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.

***

Pandeminin bizlere verdiği en ciddi zararlardan biri de manevi iklimimizi etkilemesidir. Allah kelamının konuşulduğu yüz yüze sohbetler uzun zamandır eski heyecanıyla ve toplulukla yapılamıyor. Bu organizasyonları yapan insanlar, vebal almaktan çekinen Allah korkusu olan kişiler. Haliyle net bir ‘son’ görmeden eskiye dönüş olmayacak.

Diyanet’in açıkladığı sınırlarda camilerimizde namaz kılmaya başladık. Yaz aylarının verdiği avantajla genellikle ya cami bahçelerinde ya da Pazar yerleri gibi açık ve açığa yakın alanlarda namaz kılmayı tercih ediyoruz. Riski elimizden geldiğince azaltıyoruz.

Kurban Bayramı yakın. Malumunuz yıllar sonra ilk defa bu topraklarda Ramazan’da bir bayram namazı kılınamadı. Teravih namazı kılınamadı. Haftalarca Cuma namazı kılınamadı. Allah bir daha o günleri göstermesin.

Bilim kurulu üyelerinin tavsiyeleri ve uyarıları sürekli haberleşiyor. Bayram’da sosyal mesafeye uygun davranmak gerekiyor. Bu bağlamda şehri yönetenlerin halkın sağlığını düşünerek çok güzel uygulamalar planladıklarını öğrendim.

Konya’da bayram sabahının daha huzurlu geçmesi için bazı adımlar atılıyor.

Selçuklu bölgesinde Konya Büyükşehir Stadyumu, Meram’da eski stat alanı, Karatay’da da özellikle kurban kesmek için şehrin büyük çoğunluğunun yönlendiği Saraçoğlu Mahallesi’ndeki Motodrag tesislerindeki alanda yani tamamen açık havada namaz kılma yerleri hazırlanacak. Konya Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; ne stada ne de diğer yerlere en ufak bir zarar verilmeden insanlar bu kez namaz kılmak için toplanacak.

Kimi zaman mabet diye adlandırılan bu mekânlar, bir bakıma ilk defa aslına uygun hizmet edecek. Konyalının huzuru ve rahatı için böylesi güzellikler düşünen; başta Başkan Uğur İbrahim Altay’a ve yönetimine teşekkür ediyoruz.

Kimilerine çok basit gelebilir. Lakin stadyumda bayram namazı kılmanın çok özel anlamları var. İnşallah bir aksilik olmaz. Ve bölge insanı salgın riskini en aza indirerek namazını eda eder… Kim bilir Konya’daki bu uygulama belki de tüm ülkeye örnek olur.

 

GURURLANDIK HÜZÜNLENDİK ŞEREFLENDİK

24 Temmuz, Müslüman dünyası için bir miladın tarihidir. Yeniden bağımsızlığın, kısık seslerle söylenmesi değil artık ulu orta haykırışıdır. Şükürler olsun…

Ayasofya’ya gidemedik. Gitme şerefine ulaşan ağabeylerimizden manevi iklimin yansımalarını dinledik. Gururlandık. Hüzünlendik. Şereflendik.

Ayasofya’da yıllar sonra ilk Cuma kılınması vesilesiyle tüm ülkede okunan hutbelerdeki incelik, cami fikrine olan inancımı bir kez daha perçinledi.

Hatırlarsınız. Konya’ya ulu bir mabet, bir dönem eseri gerekli dediğimizde; bir tayfa nasıl da karşı çıkmıştı. Nasıl da içlerindeki nefreti kusmuştu sosyal mecralardan. Şükür ki burası hala Müslüman yurdu. Onların söyledikleri asosyal dünyalarından öteye geçemiyor.

Merak ediyorum. Hutbede zikredilen şu cümleler hiç girmedi mi kulaklarından…

‘Yüce Rabbimiz, cami ve mescitleri imar edenler hakkında şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yolda oldukları umulanlar bunlardır.” (Tevbe, 9/18.)

Apaçık ayete rağmen ağızlarını doldura doldura hakaretler saydırmışlardı o gün. Bizim yolumuz Hâk çok şükür…

‘Bir caminin yapılması ve varlığını koruması için gayret gösteren kimseleri Peygamberimiz cennetle müjdeler: “Her kim Allah için bir mescit bina ederse, Allah da ona cennette bu mescidin benzeri bir köşk bina eder.” (Müslim, Zühd, 44.)

 

HASTA YAKINLARI TEDİRGİN

Son günlerde sık sık hastaları hakkında bilgi alamayan kişiler tarafından aranıyorum. Biliyorsunuz korona teşhisi koyulmuş hastalara refakatçi verilmesi yasak. Dolayısı ile bu hastalardan telefon iletişimi olmayanlar hiçbir yakını ile görüşemiyor. Bazı hastaneler belirli saatlerde arayıp hastanın son durumu hakkında bilgi verse de çoğunda durum öyle değil.

Bizler İl Sağlık Müdürlüğü veya ikili ilişkilerimiz vasıtasıyla ulaştığımız yetkililerden bilgi alarak talepte bulunan dostların hastaları hakkında görüşüyoruz. Lakin ulaşamayanlar ne yapacak?

Herkesin hastası kıymetlidir. Önceliği odur. Bu konuda sağlık sektöründe çalışan halkla ilişkilerden sorumlu kişilerin daha hassas daha hızlı davranmaları elzem. Sonuç ne olursa olsun kimseyi tedirgin etme hakkımız yok.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum