Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

MUHALEFET VE DEVLET

Ülkemin son yıllarda inanılmaz bir muhalefet anlayışı yaşıyor. Muhalefet var ama yok gibi. Ya da faydasız. Kaynaklar muhalefeti; “bir görüşe, bir eyleme, bir tutuma vb. karşı olma durumu, aykırılık” veya “karşı görüşte, karşı tutumda olan kimseler topluluğu” olarak tarif ediyor.

Bizim muhalefet anlayışımızın karşılığı 17 senedir iktidarda olan AK Parti ye karşı CHP tarafından yapılan anlayıştır. Siyasilere göre iktidarı hazmedenler için en büyük şansı muhalefettir denilse de bizde öyle değil. Oysa temel anlayış herşeye karşı çıkmak değil, denetim görevini yapmak olmalıdır.

Yıllar önce yurt dışında idim ve bir TV kanalında İngiltere parlamentosunda iktidar ile muhalefetin defalarca atışmasını seyretmiştim. Burada tarihi geçmişleri ile ilgili bir tartışmada her iki taraf ta tarihleri ile övünecek kelimeleri yarıştırıyorlar, birinde iktidar öne çıkarsa, diğerinde muhalefet daha öne çıkmak için çaba sarfediyordu. Yani, geçmişinde ve bugününde dünyanın çeşitli ülkelerinde kandan başka bir şey vermeyen bir zamanların “güneş batmayan imparatorluğu”, devlet, medeniyet ve tarih dendiği zaman iktidarıyla, muhalefetiyle öne çıkma yarışını yapıyordu.

İşte öyle, gel de yanma. Bizde nasıl diye sormaya gerek de yok. Kendini şanlı tarihine bağlı olduğunu söylemekten utanan; Selçuklu veya Osmanlı torunuyum diyemeyecek kadar acizlenen, Türk Tarihini Cumhuriyet ile başlatan bir muhalefet anlayışından ne beklenir ki! Öyle ki, öğünülecek tarihinden utanan, yüzlerce yıllık çınarın ancak dallarından medet uman bir muhalefet var. İktidar için doğruca bir proje üretemediği için kendine Atatürk’ü de siper eden, onun fikirlerini ve eylemlerini değiştiren, kendine göre bir Atatürk ideoloji (Kemalist) uyduran bir muhalefetten var. Atalarını gerçek tarih, şan, adalet, medeniyet temsilcisi olan hiçbir Türk çocuğu asıl muhalefetin bu tavrından utanmalıdır.

Öte yandan ikide bir 16 milyonun başkanı ilan eden birisi de, bu kutlu şehre “zulmün 1453 de başladı” diyecek kadar ileri giden; ne yazık ki, o şanlı Fetih kumandanını ve ülküsünü, ilim ve adalet temsilcisi Han’ı nı anlamayan adamdan beklentisi ve ÜLKÜSÜ olanlara ne demeli ki.  

Muhalefet iktidarı özgürlükçü olmayan demokrasi veya otoriter rejimin temsilcisi ilan ediyor ancak bunu söylerken de kendine hiç bakmıyor. Kendi içinde bile özgürlükçü olmayan muhalefet nasıl oluyor da iktidarı bu şekilde nitelenenleri anlamakta güçlük çekilmez mi?.

Benim derdim muhalefetle uğraşmak veya sataşmak değil aksine daha doğrucu, daha yapıcı, daha uyarıcı, daha denetleyici bir muhalefetin olmasıdır. Böyle bir tavırdan halkım, iktidar ve de AK Partililer eminim bundan oldukça memnun olur, yoksa olmalıdır.   

Sözümüz sadece CHP muhalefetine değil, aynı zamanda onunla işbirliği yapan milliyetçi, muhafazakâr ve ülkücü kardeşlerimize de olmalıdır. Anayasamız partilerin bir şekilde birlikte siyaset yapmasına izin veriyorsa buna diyecek yok, ancak, mesele muhalefetin, iktidara kindar değil siyasi tavırlar koyması olmalıdır. Mesele her iki kesimin veya kesimlerin belirli bir zeminde, ülke yararına olan konularda birleşmesidir. Bazı zamanlar bunu yapıyorlar ancak kutuplaşmalar parti çıkarına değil, ideolojiler veya “dava adamlığı” zemininde olmalıdır. O zaman ak ile kara veya gri ile füme daha iyi anlaşılacaktır. 

Geleneğimizde atlar üç sınıfta toplanır; dolap beygiri, sütçü beygiri, yarış atları. Dolap ve sütçü beygiri alıştırılanları yapar. Yarış atları ise üzerine bahis oynanan kesimdir. Bizde muhalefet daha çok sütçü veya dolap beygirine benziyor. Siyaset meydanına yeni bir şey katmıyor, yarış atı gibi ipi başarı ile göğüsleme istemiyor, alışılanı yaşatıyor. Bu da halkımın onlara ipi göğüsleme fırsatını vermiyor. 

Muhalefet iktidarın her icraatına; yapılan ve sonucu dahi alınan iyilere de karşı çıkıyor. Tamamda Murat Belge’nin de dediği gibi “ne için” karşı çıkıyorsun diye sorulduğunda da “can alıcı bir şey söyleyemiyor”. Halkım bunu biliyor, sonuç nereye gidiyor, ancak muhalefet bunu bilmiyor.

Başka yurt, vatan, ülke yok bizim için. Muhalefet de, iktidar da bu değeler içindir. Kendimize ve Ülkümüze dönmek umuduyla, kalın sağlıcakla. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
14 Yorum