TARİHE NOT BIRAKTIĞIM BİR MERAM YAZISI

Konya’nın kökü Karatay, gövdesi Selçuklu ise çiçeği de Meram’dır. Tabi bu değerlendirmeyi konum bazlı yapıyorum.

Meram, kimine göre en zenginlerin yaşadığı aristokrat merkezi. Kimine göre şehrin belki de en mezbelelik mahallelerinin bulunduğu gariban bölgesi…

16 yıldır AK Parti tarafından yönetiliyor. Belki daha gerisini de konuşabiliriz lakin bugünün konusu değil. Tabi birçok Meramlı için; Meram, AK Parti’nin üvey çocuğu…

Peki, neden üvey çocuk Meram? Neden ikinci dönemini yaşayan bir başkan çıkmadı henüz, neden her dönem kurum hafızası resetlendi?

Biraz uzun olacak ama buyurun anlatmaya başlayalım.

2004’te Refik Tuzcuoğlu ile başlamıştı süreç. Refik Bey’i eskiden tanırız, Meram için önemli çalışmalar yapmış bir isim. Et-Balık arazisinin kazandırılması döneminin en ciddi işi olarak anılabilir. Gedavet Konutları’nın temeli onun döneminde atılmıştı. Halen süren sorunları göz önüne alırsak en ciddi yanlışına da bunu ekleyebiliriz. Tuzcuoğlu’nun kaynak üretmekteki başarısı bugün bile belediye içinde konuşulur. İkinci dönemi olmamasının en büyük gerekçelerinden biri dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’le oluşan kan uyumsuzluğu diyebiliriz.

‘Selçuklu değişecekse Meram’da değişsin’ cümlesinin kurulmasının ardından 2009 yılında büyük umutlarla genç parlak isim Serdar Kalaycı Meram Belediyesi başkanlık koltuğuna oturmuştu. Serdar Bey’in KOSKİ geçmişi, belediyeciliği iyi bildiğine inanması olumluydu. Bunun yanında teknik yönlerinin gücü ve çevresindekilerin gazıyla ilk icraatlardan biri olarak Büyükşehir binasında hizmet veren Meram’ın birimlerini dışarıya taşıdı. Bu adeta bir başkaldırı, bağımsızlık ilanıydı. Tahir Akyürek’in en kudretli olduğu dönemde ‘ben potansiyel büyükşehir adayıyım’ demekti bir bakıma. Serdar Bey, Meram’ın şartlarını göz önüne almadan Selçuklu gibi arsa zengini bir ilçeyle yarışmaya kalktı. Tabi para önemli bir argüman olduğu için yapılanlar eksik kaldı. Bugünkü Belediye binasında oturmak için çok çaba harcadı. Nasip olmadı. 80 binde Devr-i Alem Parkı kalıcı eserlerinden biri. Başkanlık sürecinde Tahir Bey ile aşırı ters düşmesinin bedelini ağır ödedi. Yeniden aday gösterilmedi.

Takvimler 2014 Mart ayını gösterdiğinde hiç kimsenin beklemediği bir şey oldu. Türkiye’nin büyük bir ilçesine ilk defa başörtülü bir Belediye Başkanı aday gösterildi. Zaten böyle bir gurur yaşanacaksa bu şehir Konya olmalıydı. Sayın Davutoğlu, Fatma Toru Hanımı arayarak ‘ardında ben varım’ mesajı verdi. Dönemin Doğan Medyasının okları Meram’a çevrildi. Fatma Hanım, bir belediye çalışanıydı. Personel yapısını iyi bilen, Refik Bey dönemindeki çalışmaları devam ettirecek nitelikteydi. Serdar Bey’in yakın ekibini ve ayrılış sürecinde işe aldığı isimleri uzaklaştırdı.

Fatma Hanım’ın görev yaptığı dönem seçimlerle ve darbelerle süslüydü. 15 Temmuz gecesi meydanda olmadığı için Musa Arat yönetimi tarafından tefe koyuldu. Hatta kendisinin ağzından bu yönetimin ‘Tarafını seç, Hoca mı Tayyip bey mi?’ diye zorlandığını dinledim. Tabi daha sonra Musa Arat bunu ikili görüşmemizde yalanladı.

Sayın Toru, belki tüm bunları aşabilirdi. Lakin o da diğer iki başkanın düştüğü hataya düşmekten kendini alamadı. O dönem için şehrin ağabeyi konumunu çoktan perçinleyen Tahir Akyürek ile senkronize olamadı. Kendisine sen ‘yeşilliklerle uğraş’ denmesine rağmen güç olmaya çalıştı. Şehirde hiç kimse başörtülü bir belediye başkanın başarısız olmasını istemezdi belki… Lakin Fatma Hanım Meram’ın çok önemli bir gerçeği olan vakıflarla ters düşmüştü. Anketlerde kendi işe aldıkları bile olumsuz cevaplar verince ikinci dönemini yaşayamadı. Fatma Hanım Meram için önemli hizmetler yaptı. Dutlukırı için yaptıkları, Şükran’a deli cesareti ile girişmesi, birçok mahallede imar sorununu çözmesi onu hayırla anmamız için yeterli bence…

Gelelim 2019 Mart ayına…

AK Parti Konya İl Teşkilatı’nda direksiyon yeniden Hasan Angı’ya geçmişti. Tıpkı 2004’te olduğu gibi Hasan Başkan 10 ölçtü 1 biçti; belediyeleri kök hücrelerine kadar bilen bir ekip Karatay, Meram ve Selçuklu’da başkanlık koltuğuna getirildi. Uğur Başkanın kaptanlığında merkez ilçeler belki tarihinde görmediği bir uyumla yönetilmeye başlandı. Bugün bunun en güzel meyvelerini dün Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş Bey’den bizzat dinledim.

Sayın Kavuş sanki Meram’ı üveylikten özlüğe geçirmek için koltuğa oturmuş. Şehrin hafızasını da belediyenin geçmişini de çok iyi biliyor. En başta personel ile halen hiç oynamamış. Boş alanlara atadıkları dışında asla yeni bir alım yok. Büyükşehir ve Bakanlıklar ile yakın olmasının semeresini; Şükran Mahallesi başta olmak üzere bugünkü gazetemizde genişçe okuyacağınız yatırımlar ile taçlandırmış durumda. Ayrıca video haberden de izleyebilirsiniz.

Sayın Kavuş öyle eski Konya zenginlerinden diye tabir edeceğimiz bir aileden değil. Sizin bizim gibi gariban bir Konya çocuğu. Lakin işini heyecanla yapmaya çalışan çocuksu bir ruha sahip. Yukarıda özellikle tarihe not düşme adına yazdıklarımızın çok daha fazlası hafızasında saklı…

Bu yüzden aşırı ihtimamlı davranıyor. 20 yıllık belediyeci… Hafız… Büyük bir aksilik olmazsa; birileri gaza getirmezse ve en önemlisi ‘UYUM’ şiarından vazgeçmezse, Meram ikinci dönemini yaşayacak bir başkan buldu. Ömrümüz var ise bugünkü cümlelerimizi birkaç yıl sonra daha iyi anlayacağız…

Sayın Kavuş’a bizleri ağırlamaktaki nezaketi, misafirperverliği ve hoşgörüsü için ayrıca teşekkür ederim…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum