Ekmek zammına sevindim!

Konya’da ekmeğe son 4 ay içerisinde yanılmıyorsam 3 kez zam geldi…

Hem de öyle böyle değil… Senenin başında tanesini 1,25’ten aldığımız ekmek, şimdi neredeyse 3 misline çıkıp 3,5 liraya kadar ulaştı.

Ekmeğe yapılan zamma sevindiğimi açık, net ve peşin peşin söyleyeyim. Ekmek zammı her ne kadar fakiri fukarayı, kıt kanaat geçineni olumsuz yönde etkileyecekse de;

Günde tükettiği ekmeğin sayısına göre, günlük, haftalık ve aylık ekmek giderinin ne kadar olacağının hesabını ince ince yapanların sayısı bir hayli kabarık olsa da, bu kanaatim değişmeyecek!

Sadece evimin hemen karşısında bulunan çöp kovasındaki kurutulmuş, bayatlamış, küflenmiş ekmeklerden yola çıkarak, kendimi düşüncemde haklı çıkaracak bir kamyon dolusu gerekçe sunarım bu yazıya… Ama uzatmaya gerek yok.

El üstünde tuttuğumuzu zannettiğimiz ekmeği nasıl yere düşürdüğümüzün minicik bir örneğidir evimin karşısındaki çöp kutusunun kenarına bırakılan ekmekler…

Bırakanları denk getirsem, hiç çekinmeden ‘Az alaydın da çöpe koymayaydın’ diyeceğim… Öyle canımı sıkıyor bu ekmek israfı…

Nisan ayında yapılan zamla birlikte acaba mı dedim, israfın önüne geçilir mi? İnsanlar sofraları bezeyen ekmeğin kıymetini bir nebze olsun anlarlar da israftan vazgeçerler mi? Ama yok, değişen bir şey olmadı.

Şimdi yine aynı düşünce ikliminde buluyorum kendimi. Bir taraftan hayat pahalılığından yakınırken diğer yandan tanesini 2,5 liradan aldığı ekmeği, gözünün yaşına bakmadan çöp kovasının kenarına iliştiriveren milletimiz 3,5 liradan ekmek aldığında bu israftan vazgeçer mi? Bir umut… Ve bu umuduma sığınarak, her ne kadar bana kızılacağını, eleştirileceğimi, düşüncesizlikle suçlanacağımı bilsem de ekmeğe yapılan zamma sevindiğimi açık bir şekilde ifade etmek isterim. İnşallah bu zamla birlikte karnımızdan önce gözümüzü doyurmayı, ihtiyacımız kadarını almayı, kalan ekmeğin çöpe atılmaması ve sonrasında yine tüketilebilecek olduğunu öğreniriz.

Dünya genelinde 800 milyon civarında insanın aç olduğunu, buna karşılık ülkemizde yılda yaklaşık 40 milyon adet ekmeğin israf edildiğini söylesem ne demek istediğimi umarım anlarsınız.

ABDÜLKERİM BARDAKÇI DOĞRU ZAMANDA GİTTİ

Bu sezon ligde rakiplerinin korkulu rüyası haline gelen, büyük başarılara imza atan Konyasporumuzun savunan adamı, ‘duvar’ lakaplı Abdülkerim Bardakçı, Konyaspor ile yollarını ayırdı. Fenerbahçe’ye transfer olan Abdülkerim Bardakçı’nın gitmesi mi kalması mı gerekiyor konusunu spor camiamızın kalemşörleri uzun süre tartıştı. Sonuç itibariyle ismi İstanbul takımlarıyla sürekli anılır hale gelen Abdülkerim Bardakçı’nın Konyaspor’da kalması durumunda konsantrasyonunun eskisi kadar iyi olamayacağı kanaati ile gitmesinin faydalı olduğu görüşü ağır basıyor. Üstelik Abdülkerim, Konyaspor ile sözleşmesi sezon sonunda bitmesine rağmen, sonunu düşünmeden sözleşme yenileyerek Konyaspor’a ciddi paralar kazandırdı. Doğru zamanda ayrılan, takımını yarı yolda bırakmayan, giderken de arkasında hem maddi hem de manevi iz bırakan Abdülkerim Bardakçı’nın yolunun ve bahtının açık olmasını diliyoruz.

YANGIN OLUR BİZ YANGINA GİDERİZ!

Belediyecilikte rol model olan ve ‘Konya modeli belediyecilik’ mottosunu tüm Türkiye’ye yaymayı başaran Konya Büyükşehir Belediyesi, üstlendiği bu misyonun hakkını veriyor. Hedefinde insan ve insana hizmet olduğu için eleştiriler de olmuyor değil. Eleştirilere bakıldığında haklı olunan tarafları da yok değil. Ama dedim ya, herkesi aynı ölçekte memnun etmek de mümkün değil. Önemli olan memnuniyeti olabildiğince üst seviyelere çıkarabilmek.

Geçtiğimiz hafta Türkiye, Muğla’da meydana gelen orman yangınının ardından yangın gerçeği ile yeniden yüzleşti. Birilerinin eliyle mi oluyor, kendiliğinden mi çıkıyor bilemeyiz ama sonuçta bir gerçeklik var, ormanlarımız cayır cayır yanıyor. Yanıyor diye çığırtkanlık yapmak mı, karınca misali de olsa el uzatarak en azından duruşunu, tavrını, niyetini ortaya koymak mı? Hizmette Konya sınırlarını aşan Konya Büyükşehir Belediyesi, olağanüstü hallerde gösterdiği hızlı reaksiyona bir yenisini daha ekleyerek, yardım elini ve itfaiye erlerini ekipmanları ile birlikte Muğla’ya gönderdi. Ekipler, günlerce orada yangınla mücadele etti. Dediğim gibi eksiği yükseği tartışılır. Lakin önemli olan nerede olduğuna bakmaksızın, elde imkan varsa bunu ihtiyaçları gidermek adına değerlendirebilmek. Değerlendirebiliyorsak, ne mutlu bize.

Cumanız hayrolsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum