Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

EREĞLİ’DE 17 MEDRESE VARDI

EREĞLİ’DE 17 MEDRESE VARDI

TARİHE YOLCULUK (121)

 

Ereğli, 1840’da 27 mahalle, 20 cami, 45 mescid, üç zaviye, 17 medrese, altı muallimhanesiyle bir ilim, irfan, eğitim ve kültür şehriydi.

 

Ereğli Ulu Camiî hakkında bilgi vermeden önce, benimle birlikte tarihi yolculuğa çıkan okurlarımız, Selçuklu ve Osmanlı dönemi Ereğli’siyle ilgili daha fazla bilgi vermemi benden istediler. Ulu Camiiyle ilgili bilgileri yarına bırakıyorum.

 

EREĞLİ HAÇLILARA BOYUN EĞMEDİ

Ereğli’nin Selçuklu tarihi açısından üzerinde durulması gereken bir hususiyeti de, Haçlı seferleri güzergâhı üzerinde olması dolayısıyla büyük sıkıntı ve çalkantılarla karşı karşıya kalmasıdır.

Kutalmışoğlu Süleyman Bey tarafından 1077’de Bizanslılardan alındıktan sonra Ereğli, 1097 yılında ilk haçlı istilasına uğramış, 1101’de de Akşehir-Konya-Ereğli yolundan Suriye’ye inmeye çalışan başka bir Haçlı ordusu ise I. Kılıçarslan tarafından burada büyük bir bozguna uğratılarak imha edilmiştir. II. Kılıçarslan’ın 1185’de memleketi on bir oğlu arasında paylaştırdığında Ereğli ve çevresi de Sencerşah’a düşmüştür. Sencerşah burada yedi sene kadar meliklik yapmıştır. II. Rüknettin Süleyman Şah’ın bir yandan iç karışıklıklar, diğer yandan Bizans’la uğraşmasını fırsat bilen Ermeni Prensi II. Leon, Ereğli ve Kayseri’ye saldırmış, bu saldırı 1199 yılında püskürtülmüş ve şehir kurtarılmıştır.  Alâeddin Kykubad döneminde bir süre Ermeniler eline geçen Ereğli, Kısun adlı bir idareci tarafından yönetilmiştir. Türkiye Selçuklu Devleti’nin devlet adamı Sadettin Köpek’in bitmek bilmeyen ihtirasları ve kendine karşı devlet ileri gelenlerini öldürtmesi, Babaîler isyanı ve Kösedağ Savaşında Selçuklu ordularının Moğollara yenilmesiyle birlikte parçalanmasıyla Ereğli, 1276’da Karamanoğullarına geçti. 1291’de de Moğol Hükümdarı Geyhatu tarafından tamamen alınarak tahrip edildi. Ereğli’nin 1276’lı yıllarda 6-7 bin civarında bir nüfusa sahip olduğu da tahmin edilmekte, farklı dallara mensup en az 30 dükkânın bulunduğu anlaşılmaktadır.

Karamanoğulları Beyliği’ne ilk başkentlik yapan Ereğli, Osmanlı egemenliğine geçinceye kadar zaman zaman Eratnaoğulları, Kadı Burhaneddin,  Memluk ve İlhanlı beylik ve devletlerinin nüfuzları etkisi altında kalmıştır. 1396’da Kadı Burhaneddin’in Karaman toprakalrı üzerine yaptığı harekâtta geniş ölçüde yağma edilen Ereğli, 1397’de Osmanlı hâkimiyetine geçmiştir. 1402’de Ankara Savaşı’ndan sonra tekrar Karamanoğullarının eline geçen şehir, 1467’de tekrar Fatih’in Karaman seferi ve dolayısıyla Konya’nın fethiyle birlikte Osmanlı egemenliğine geçmiştir. Rum Mehmet Paşa tarafından kalesi yıktırılan Ereğli, böylece açık bir şehir haline getirilmiştir. Mehmet Paşa, 1471’li yıllarda halka oldukça sert davrandığı ve büyük tahribat yaptığı kaynaklarda zikredilmekle beraber 1490’da Memluk emiri Emir Özbek’in yağmasına maruz kalan Ereğli, Yavuz’un Mısır seferi dönüşünde büyük topları çekmede kullanmak için buradan getirdiği camızların yetiştirilmesine en uygun yer olarak görülmüştür.

56321266mb8.jpg​​​​​​​

EREĞLİ’DE 1840’DA ON YEDİ MEDRESE VARDI

Osmanlı egemenlik sürecine kadar Ereğli’nin hâkimiyet mücadeleleri esnasında büyük bir tahribata uğradığı ve nüfusun azaldığı bilinmektedir. Askerî menzil, kervan ile hac yollarının uğrak yeri olması dolayısıyla XVI. yüzyılda Ereğli’deki toprakların öşür gelirlerinin yüzde 70’in üzerinde ve neredeyse yüzde 90’a yakının Medine-i Münevvere vakfınca, geriye kalan yüzde 30-15’lik dilimin ise diğer vakıflarca tasarruf edildiği anlaşılmaktadır.

Kâtip Çelebi, Cihannüma adlı eserinde, 1642 yılının Ereğlisi’nde mahalle sayısının 22, her mahallenin kendine has bir mescidi,  dört camisi, iki hamamı iki de hanı bulunan bir “kasab-i azîme” olarak bahsetmektedir. Suyunun bolluğundan dolayı şehri su almasın diye toprak dökülerek etrafıne set oluşturulduğunu zikreden Kâtip Çelebi, zirai faaliyetlere de dikkat çekerek Ereğli’de doksan çeşit armut yetiştirildiğinden bahsetmektedir.

Bu bilgilerin yanı sıra Ereğli’nin 1690-1839 tarihli hurufat defterlerinde; 27 mahalle, 20 cami, 45 mescid, üç zaviye, 17 medrese, altı muallimhane, iki mektep ve bir imaret kaydına rastlanması, bu dönemde Ereğli’nin çok ciddi bir imar faaliyetine sahne olduğu gibi aynı zamanda eğitim merkezi haline geldiğini göstermesi açısından dikkate şayân bulunabilir.

 

YARIN: Ulu Camii hangi devirde,  kim ve kimler tarafından yapıldı?..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Mustafa Balkan (Tarih Yazıları) Arşivi
SON YAZILAR