Kadir Gecesi Duyguları

Kadir Gecesi’ni son 10 günde aramamız gerektiği hususunu bir tarafa bırakmamak kaydıyla Ramazan-ı Şerif’in 27.gecesi olarak bilinen mübarek bir geceyi, Konya gerçekten heyecanlı ve Müslümanlar camilerde ibadet ederek, ellerini açıp Rablerine niyâzlarda bulunarak geçirdi.

Her Kadir Gecesi’nde olduğu gibi bu Ramazan-ı Şerif’te de iftarımızı, Mevlânâ Dergâhı’nın arkasındaki Kılcı Nuri Efendi’nin tekkesinde (misafirhâne) açtık.

Bu tekkenin postuna ise, Kılcı Nuri Efendi’nin torunu Muharrem Küçükiplikçi görevlendirilmek suretiyle dedesinden aldığı o ulvî vazifeyi devam ettiriyor. Rabbim bu güzel kardeşimize selamat versin.

Gençliğimde elini öpme şerefine nail olduğum Hakk Dostlarından Kılcı Nuri Efendi’nin Aşkan’daki o güzel eski Konya Bağevi’nde, protokolün de davetli olduğu bir manevi ziyafete katılmıştım. Ney’ler ve kudümlerin insanı başka atmosfere doğru sevkeden sesiyle birlikte o bahçede semazenlerin tennurelerinden etrafa yayılan hoş ve latif rüzgârla birlikte yaşadığım ulvî heyecanı ve zikirdeki o manevî zevki asla unutamam!

Sanki ayaklarım yerden kesilmiş gibiydi…

 

***

Efendim Kılcı Nuri Efendi, Elazığlı Kadirî, Nakşî, Şazelî ve Settarî Şeyhi Hacı Muhharem Hilmi Sırri Efendi ( K.S ) hazretlerine intisap eden Konya’mızın yetiştirdiği bir gönül eridir.

“Efendisinin “Nuri oğlum, biz mahlûkata hizmetle memuruz.” emrini kendisine rehber edinen Nuri Efendi; birçok fakiri gözetmiş, iş sahibi yapmış, okul, camii hayratı ve ihtiyaç sahibi birçok genci evlendirerek, bir ömür kendisini halka hizmete adamıştır. Her yıl Muharrem ayının 10. günü aşure geleneğini 45 yıl boyunca yaşatmış, Ehli Beyt'e olan bağlılık ve muhabbetini, vefatına kadar her ortamda beyan etmiştir.

Yurtiçi ve yurtdışından birçok insanın, sohbetiyle irşada erdiği, yaşadığı hal üzere örnek bir şahsiyet olan, nadide insan; Hacı M. Nuri Efendi, 19 Ekim 1998 tarihinde dar-ı bekaya irtihal etmiştir. Üçler mezarlığında medfun olup, efendisi ve kendi isimleriyle yaşatılan vakıf tarafından, vefatlarından hemen önce inşa ettirdiği misafirhanede, halen hizmetleri devam etmektedir. Allah şefaatlerine nail eylesin.”…

 

 

***

Rahmetli MHP Lideri Alparslan Türkeş de, Konya’ya geldiklerinde mutlaka Kılcı Nuri Efendi’nin bu evine uğramadan şehrimizden ayrılmazlardı. Merhum Türkeş’in ziyaret ettiği manevi şahsiyetlerin başında elbette Hazret-i Mevlâna geliyordu. MHP-Ülkücü Kuruluşlar Davâsı’nda yargılanıp beraat ettikten sonra Konya’ya gelerek rahmetli Recep Binatlı’nın evinde konaklamış ve bu arada Mevlâna Dergâhını da ziyaret etmişti.

Ben o yıllar genç bir gazeteci ve muhabir olarak Yeni Düşünce gazetesinin Konya fahri muhabirliğini yapıyordum. O dönem haftalık olarak çıkan Yeni Düşünce’nin sahibi Akkan Suver idi.

 

***

Konya ve Müslümanlar, Kadir Gecesi’ni güzel duygularla ihyâ ettiler. Ben biricik eşimle birlikte Kapu Camisi’nde bu gecenin kadrini bilmeye, anlamaya gayret ettik. O gece bambaşka bir atmosferin içine itildik veya çekildik.

Bazı şeyler insanın kendi inisiyatifiyle olmuyor.

Cenab-ı Hakk, halkın arasında velisini ve dostunu gizlediği gibi Kadir Gecesini de Ramazan’da gizlemiştir. Bizler yirmi yedinci gecesine ulema işaret buyurduğu için bu geceyi önemsediğimizden dolayı “Kadir Gecesi”dir diyerek büyük bir mânâ atfediyoruz.

Bu mübarek geceyi “Ramazan’ın son 10 gününde aramakta fayda var” diye düşünenlerdeniz.

 

AZİZİM DİYOR Kİ…

Allah azze ve celle tuttuğunuz oruçları, yaptığınız taat ve ibadetleri dergâhı izzetinde kabul buyursun.

Bu sözde elbette boşuna değil:

“Her geceyi Kadir bil, her geleni Hızır bil.”

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.