1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. KONYA’YA GÜZEL BİR EL DEĞMESİ LAZIM
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

KONYA’YA GÜZEL BİR EL DEĞMESİ LAZIM

A+A-

Haftanın ilk günü için aslında benim de canımı sıkan, kafamı karıştıran dahası sonunu net göremediğim, kimsenin de yüksek sesle dillendiremediğini bir konuyu yazmak zorunda kaldığım için sizlerden özür dilerim.

Aslında bu konu geçtiğimiz haftadan görülmeye başlanmıştı.

Türkiye biliyor ki bu yıl turizmde Sayın Cumhurbaşkanımızdan siyasilere, turizmcilerden esnafa herkes artık bir rahatlama bekliyor. Yöneticiler ve yetkililer bu konuda fedakarlık üzerine fedakarlıklar yapıyorlar. Sadece turizmcilerin değil vatandaşında yani küçük ve orta ölçekli esnafında yüzünün gülmesi için kılı kırk yarıp kanalları açıyorlar.

Bu turizm politikasından Konya da nasibini alıyor.

Ama nereye kadar nasıl alıyor ya da bizler bu konuda neler yapıyoruz denilince bazı işler can sıkıyor. Haaa bu konuda özellikle sivil kanat konuşmuyor. Konuşamıyor. Yani turizmciler sus pus. Esnaf sessiz. Ama kapının aralığından da öyle sesler geliyor ki “yok canım” dedirtiyor.

Bu durumda lüzumsuzluk yine bize düşüyor.

Hani terzi kendi söküğünü dikemezmiş ya. Biz de gazeteciler olarak kendi sorunlarımızı isteklerimizi yazamasak da bugün turizmcilerin esnafın veya Konya’nın bir konusuna küçük küçük paragraflar açmak istiyorum.         

Bugünkü yazımızın ayağını aslında dün gördüğüm bir fotoğraf karesi verdi.

Bizim Konya’yı yöneten insanlarımız gerçekten çok değerli ve güzel yürekli fedakar insanlar. Pazar Pazar Valimiz Yakup Bey, Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Bey, Erbakan Üniversitesinin rektörü Prof. Muzaffer Hocamız, Baş Savcımız Bestami Bey, Emniyet Müdürümüz Şükrü Bey komutanlar bürokratlar üşenmiyorlar güzel ve anlamlı bir bisiklet organizasyonu için Türbenin önünde start veriyorlardı.

Açık söyleyeyim böyle bir protokol bisiklet startı için pazar günü orada ise bu insanlar her şeyden önce yürekleri ile takdire şayandırlar.

İşte tam da bu noktada yeşil gök kubbe aklıma geldi. Dahası geçen haftadan akılsız (!) kafama yazdıklarım geldi.

Bakın yarın Konya’da yine müthiş bir fuar başlayacak Tarım Fuarı.

Notlarıma şöyle bir baktım.

Bu fuara geçen yıl Dünyanın dev markaları, Türkiye’nin en büyük üretici ve ihracatçı firmaları katılmış. Uluslararası Fuara 50’nin üzerinde ülkeden binden fazla marka gelmiş.

Fuarı günde ortalama yaklaşık 60 bin kişi gezmiş.

Bu fuar alanında Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın da 3. büyük fuarı imiş.

Mesela geçen yıl toplam 304 bin 527 kişi fuarı ziyaret etmiş.

51 ülkeden de 2 bin 184 yabancı insan gelmiş.

…………..

İnşallah bu yıl bu rakamlar katlanacak.

Türbe ve Konya denildiği zaman dünya bizi neyle bilir tanır? Tabii ki Hazreti Pir ile Hazreti Mevlana ile değil mi?

Eğer yanılmıyorsam bu yıl Mevlana törenleri için şehrimize gelen turist sayısını ben 100 bin kişi geldi diyeyim. (Resmi rakamlar herhalde bu kadar da değildi)

Bu işi küçümsemek ya da birini göklere çıkartırken diğerini düşürmek için asla demiyorum. Diyemem de. Cenab-ı Allah şahit böyle bir kıyaslama yapamam.

Peki bu rakamları niye verdim? Bu cümleyi niye yazdım?

Bakın şunun için.

Şimdi diyelim ki bu Tarım Fuarımıza yüzbinlerin geldiğini söylüyoruz ya, peki bu insanları Hazreti Pir’in türbesine getirebiliyor muyuz? Bu yüzbinleri şehre türbe önüne, Şebs-i Tebriz’e, Konevi Hazretlerinin Türbesine getirebiliyor muyuz? Meram’a, Akyokuş’a, Kelebekler Vadisi’ne taşıyabiliyor muyuz?

Yoksa sabahtan akşama kadar bu devasa fuarı gezip ayakları şişen insanlar kendilerini hemen otel odalarına mı atıyorlar?

Ne yazık ki bu yüzbinler her şeyden önce ayakları patlasa da türbeye giremiyorlarmış, giremeyeceklermiş?

Çünkü malum türbe 16.30’da kapılarını kapatıyor.

Fuar bu saatlerde ancak biter ya da bitmez bile.

Tüm bu noktada mesela fuara gelen yüzbinlere yöneticilerimiz duyurular yapsalar, pankartlar assalar, el ilanları dağıtılsa, anonslarla “Mevlana Türbesi şu saate kadar açık” ya da “Sabaha kadar açık” denilse, o binler ayakları da patlasa sizce Türbe ziyareti yapmazlar mı? Gece Bedesten açık olsa dükkanlarımız sabaha kadar açık kalsa insanlar alışveriş yapsa esnafın bu kritik günlerde yüzü gülse olmaz mı?

Şehir sabaha kadar cıvıl cıvıl hareketli olsa kötü mü olur?

………….

Ben bu tür örnekleri uzatır cümleler kurmaya devam ederim.

Sonuçta sadece şunu demek istiyorum “Yöneticilerimiz, siyasetçilerimiz güzel insanlarımız bu şehre yeni on binlerin gelmesi yeni on binlerin yeni yeni yerleri görmesi için çok daha ciddi tam isabet kararları almalılar diye düşünüyorum.      

Yoksa yanlış bir şey mi dedim. Sizleri üzdün mü?

O zaman beni affedin ve lütfen cahilliğime verin hatta yaşlılığıma verin olmaz mı?

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Bilgi sırların sırrına ermek için bir anahtar. Cehalet gayyaya uzanan kestirme bir yol.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Nerede olursak olalım kendimize yapılmasını istemediğimiz bir davranışı biz bir başkasına yapmadığımız zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

4 Yorum