MENFAATİZM

Menfaatizm, “Pragmatizm” gibi faydacılığı esas alan bir anlayış olmakla birlikte daha çok birey davranışlarıyla ilgili ve daha gizildir. Pragmatizm insan özüne aykırı, doğru ve yanlışın önemli olmadığı faydacılığa endeksli felsefi bir akımdır. Pragmatizmde “çıkar” menfaatizmde olduğu gibi gizli değil, açıktır.

ABD ve toplumunun yaşam felsefesi çıkarcılık üzerinedir. ABD’nin tek dostu çıkarı olup bu durumu herkes bildiği halde alçakça yalan söylemekten geri kalmazlar.

Her ne kadar ülkelerarası ilişkilerde “dost”,”müttefik” gibi kavramlar çok kullanılsa da bu lafı edenler de dahil hiç kimse söylenen sözlerin doğruluğuna inanmaz. Devletlerarası ilişkilerde “güven” değil; “çıkar” esastır.

“Menfaatizm” aşağılık, pespaye, insanı felakete götüren bir anlayıştır. Bu akımın mensupları yaptıkları işlerde niyetlerini gizli tutarlar; hatta erdemli, ahlaklı biriymiş gibi davranışlar sergileyerek insanları kandırmaya çalışırlar.

Bu aşağılık ideolojiye mensup insan sayısı tahminimizin çok çok üzerindedir. Toplumun iyi insanları bunları iki yüzlü olarak tanımlasa da iki yüzlülük bunları tanımlamada yetersiz kalır; bunlar tam bir “FIRILDAK” olup insanın başını döndürebilir.

Müslümanım diyen insanları, “Menfaatizm” etkisi altına aldıysa işte bu durum kıyametin yaklaştığının göstergelerinden biridir.

Elbette ki, başka insanların hak sınırlarını ihlâl etmeden makul ölçüler içerisinde kişinin çıkarlarını düşünmesi normal olup burada bir sıkıntı yok; ancak, erdemli bir insan kendi haklarından feragat ederek başkalarının menfaatini kendi menfaatinden önde tutandır.

Erdemli insanlar az bulunur; az bulunduğu için de kıymetlidirler. Oysa ki, İslam toplumunda yaşayan insanların kahir ekseriyeti erdemli olmalıdır. Yoksa, ki yok; o zaman yüzde 99’nun kendini Müslüman olarak tanımladığı toplumda insanlar Müslümanlığı hayatlarına yansıtamıyor demektir.

Eğer, insanlar ehil olmadıkları halde haksız olarak makam, mal, mülk elde ediyor, menfaatleri için çok rahat bir şekilde yalan söyleyebiliyor hatta iftira atabiliyor; İslami konularda bilgisizlik hat safhada ve “Hoca Tiplemeli Züppe”ler bilgisiz insanları kandırıyor; içki, zina, faiz, kumar, kul hakkı, adaletsizlik gibi büyük günahlar yaygın olarak işleniyor; doğruluk, güven ortadan kalktıysa bir değil; bin kere düşünmeliyiz.

İşte bu saydıklarımın hepsi “Menfaatizmin” göstergeleridir. “Menfaatizm” çok tehlikeli bir hastalık olup bu hastalığın pençesine düşen bir insanın kurtuluşu çok zordur.

İnanın, aklımın son sınırını zorlayarak anlamaya çalışıyor, anlayamıyorum. Kendini Müslüman olarak tanımlayan bir insan nasıl olur da iftira atarak başkalarının zarar görmesine sebebiyet verebilir?

-Mantıklı bir açıklaması olan varsa açıklasın!

-Hadi bu dünya da biraz menfaatlendin, ya öbür dünyada hesabı nasıl vereceksin?

Menfaatperestlik felakettir. Yüce Rabb’im her insanın nasibini ayırmış; ne bir fazla ne bir eksik! İnsana düşen payına düşeni helâlinden kazanmaktır.

-Bu daha iyi değil mi?

Menfaat ve menfaatçilerle ilgili birkaç sözü paylaşmak istiyorum.

-Menfaatçiler kuş gibidir; yerde elinizden beslenirler, uçunca üstünüze pislerler!

-Menfaatçi insanlara yakın davranmayın; sizi de kendisi gibi şerefsiz zanneder!

-Dünyada menfaat için sevgi gösterisinde bulunan insanlar kadar alçağı yoktur!

-Menfaat, insanın nefsi arzularını ön plana çıkaran, insanın gözünü kör eden bir araçtır!

-Menfaat, her türlü faziletleri ve ahlaksızlıkları harekete geçirir!

-Yalnız kendini düşünen insan; yumurtasını pişirmek için gerekirse komşusunun evini yakar!

-Yalnız kendi menfaatini gözeten insana gönül bağlama; fayda görmezse düşman kesilir sana!

-Menfaat her dili konuşur, her kılığa girer, hatta menfaatlere karşı kayıtsız biri gibi görünmesini de bilir.(La Rochefaucauld)

-Bu günlerde ne dost belli ne düşman; herkes menfaatince insan!

Menfaat ile ilgili söylenen sözler sıralamayla bitmez. Tolstoy’un aşağıdaki sözüyle baş başa bırakıyorum; “Menfaat karşılığı yapılan iyilik, iyilik değil; iyilik, sebep ve netice zincirinin dışındadır. Mutluluğu ihtiraslarda değil; kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda değil; içimizdedir.”

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum