1. YAZARLAR

  2. Süleyman Sayan

  3. Ne VAR ne yok!
Süleyman Sayan

Süleyman Sayan

Yazarın Tüm Yazıları >

Ne VAR ne yok!

A+A-

Konyaspor’un Beşiktaş maçına çıkan on birinin yaş ortalaması 25, Beşiktaş’ınki ise bakarsak 32 falandı. Kâğıt üzerinde daha bireysel ve teknik oyuncular Beşiktaş’ta takım oyunu ve koşu mesafesi yönünden oyuna ağırlık koyacak oyuncular Konyaspor’da idi. Aykut Kocaman maça daha diri bir takım ile çıkmış rakibinin fiziksel açıdan Konyaspor ile boy ölçüşemeyeceğini oyunda kaldığı her süre ise artı hanesine puan yazılacağını düşünmüş olacaktı. Fofana’nın yedek kalması bundandı. Rakip yorulduğu zaman oyundan düşmeye başladığında açık alanlarda kullanabilecek tek hamle taşıydı.

Oyuna yaptığı müdahalelerle konuşulan Ali Turan son haftalarda yaşının da verdiği fiziki durum sebebi ile yedeğe çekilmiş ve daha diri o bölgeye hakim olacak Uğur fırsat bulmuştu.

Beşiktaş orta sahasının Konyaspor’a oranla meziyet olarak daha iyi olduğu gerçeğini ele aldığımızda Abdou Razack Traore zor anlar yaşadı. Kaptırdığı top sonrası yenilen golden sonra oyun içinde kalma sorunu yaşayınca hocadan Amir hamlesi geldi. Duran toptan yenilen golde maçtan birçok pozisyonda kalesinde devleşen Serkan’ın yapacağı çok fazla bir şey yoktu. Devreyi mağlup kapatan Konyaspor rakibin belli başlı oyuncuları oyundan düşmeye başlayınca beklenen hamle ile skora gitmek istedi. Muazzam bir gol ile eşitliği yakalayan temsilcimiz. Son tercihlerde sakinliğini koruya bilse galibiyeti getirecek golü de bulması kaçınılmazdı.

Oyun iki tarafa da geldi gitti eyvallah. Beşiktaş sahasında çok güçlü bir takım eyvallah. Pozisyon ve yüzde olarak bizden önde olmalarına eyvallah. Bunlar bizim beklediğimiz şeylerdi zaten az top çok iş mantığı ile gittiğimiz için topun bizde olup olmaması çok önemli değil bizde iken ne yapıyoruz orası önemli. Ali Palabıyık ve VAR odası büyük takıma karşı ikinci sarıyı da göstermeye bilir kendince haklı sebepleri vardır. Fakat son dakika da bu kadar iyi niyetli bir adama oyun oynamaktan başka kafasında düşünce olmayan adama yapılan hamleyi görmemenin tarifi yok. Sonra oyuncular kendini yerden yere atıyor. TV başında buda çok abarttı diyorsunuz yapmayın. Emekle oynamayın. Uğur’un oyundan çıkması bir sonraki hamle için ve sonuca gitmek için hamle olarak değerlendirmeli yoksa Uğur kötü olduğu için değil tamamen taktiksel olarak çıktı. Bunun da altını özellikle çizelim. Mağlup durumda iken Mücahit’i oyundan almak farkı artırmaktan başka sonuç vermezdi. Ha giren oyuncu Ali Turan mı olmalıydı onu tartışabiliriz. 

Madalyonun diğer yüzü var tabi birde skoru yakalayan Konyaspor hocası İstanbul’dan bir puan hızlı hücuma çıkarsam 3 puan mantığı ile beraberliği cebime koyayım isteği ve iyi niyeti ile aldığı Ali Turan tabiri caiz ise 121 km mesafe kat eden arkadaşlarının emeğini yaptığı büyük hata ile çöpe attı. Normal şartlarda Serkan’ın yaptığı gayet profesyonel bir hareketti. Ali Turan’a topu verdikten sonra Ali ters kanada uzun oynamalı ve maçı bitirmeliydi olmadı.

 Buradan alınacak puanlar Rize maçı öncesi büyük moral olacak tabiri caiz ise sabahın köründe oynanacak maç için tribüne birçok insanı ekstradan çekecekti.

Sonuç olarak; hakem hataları olmasın en aza insin diye getirilen sisteme hakem hatalarına VAR hatalarını ekleyerek devam ediyoruz. Artık VAR mı çağırmadı hakem mi gelmek istemedi sabahlara kadar tartışalım. Ne zaman bitsin tartışma gelecek maçın ilk düdüğüne kadar. Futbolu yönetmek bu kadar mı zor. Aslında doğrunun sana göresi bana göresi olmaz doğru tekdir. Sadece gidilen yollar çeşitlidir. Aklın yolu da bir. Futbolu hiç edenler İstanbul takımları ve onların lobileri yorumculardan tutun spikerinden çıkın. Örneğin Fofana’nın attığı golü Quaresma atmış olsaydı. Melih Şendil halen gol diye bağırıyordu. İçinden geçti dışında çıktı vs. Sezon sonu Aykut Kocaman bu takımın ancak üçte biri ile yola devam eder gibi görünüyor. Bakalım fatura kimlere kesilecek.

Maçın sözü; zafer problemlerin içindeki fırsatları bulmaktan geçiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT