Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

SEÇMENLER BİLİNÇLENDİ

Ülkemizdeki seçmen profili çok değişti.

Özellikle iletişimde kat edilen mesafe, seçmenlerin siyasi tercihlerinde daha objektif karar verme kabiliyetini artırdı.

Hâlâ kişiye endeksli tercihler ön planda olsa da, seçmen, kişiyi de sorgular hale geldi.

En azından dün ile bugünü daha rahat kıyaslayabiliyor.

Dünyada olup bitenleri de yakından takip eden seçmenler, bir siyasetçi edasıyla ülkesinin hayrına olanı da, olmayanı da artık biliyor.

Kişisel menfaatini gözetse de, ülke menfaatinin daha önemli olduğunun bilincinde. Gerektiğinde ülke yararı için, kişisel yararından vaz geçebilecek olgunluğa da erişti.

Kemikleşmiş, ideolojik seçmenler yok mu derseniz, var.

Babadan, dededen geleneksel parti tutanlar “neden, niçin” demeye gerek duymadan, hatta hiç sorgulamadan destek vermeye devam etmektedir. Bu anlayışta olanlar genellikle daha tahsilli, dini hassasiyetleri çok fazla ön planda olmayan, hatta biraz da tuzu kuru seçmenlerdir.

İnsan ferasetinin tahsille çok da alakalı olmadığını seçmen profiline daha yakından bakınca anlayabiliyorsunuz.

Bu sözümden tahsili küçümsediğimi çıkaranlar da olacaktır belki. Ama boşuna heves etmesinler. Böyle sapık bir anlayışım hiç olmadı. Ben sadece bir tespitte bulunuyorum, o kadar.

Seçmenler bilinçlenmemiş olsalardı, asgari ücreti 5 bin lira yapacağını vaat eden Haydar Baş’ın bugün iktidarda olması gerekirdi.

Seçmen, partilerin vaatlerini dinlerken daha ihtiyatlı yaklaşıyor artık.

Kimin vaadinin arkasında durabileceğini, kimin kurusıkı attığını, kimin tribünlere mesaj verdiğini günümüz seçmeni artık biliyor.

Meselenin salt ekonomi olmadığını da çok iyi bilen günümüz seçmenleri, ülke yönetimini teslim edeceği siyasi kadroların, manevi dünyalarını nasıl etkileyeceğinin de hesabını yapıyor. Bir kazaya uğramak istemiyor. Hangi partiye oy verirse, yansımasının nasıl olacağını da üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyor. Kazanımlarının hovarda bir mirasyedi misali çar-çur edilmesini de istemiyor.

Yani garantici.

Yani o kadar bilinçli.

Bir de seçmen artık bol keseden atanlara prim vermiyor.

Seçmen, ülkesi için yapacağı güzel bir şeyi bulunmayan muhaliflere neden oy versin?

Mesela bir tanesi Başkanlık seçimini kazandıklarında tüm yatırımları durduracağını söylüyor.

Öteki, devletin tüm uçaklarını satacağını vaat ediyor.

İnce-ince siyaset yapanlar da “Cumhurbaşkanlığı külliyesini yıkacağız” diyor.

“Ben daha iyisini yapacağım” diyen yok.

Seçmen bunları görmüyor mu sanıyorsunuz?

Görüyor.

Gördüğünü de 24 Haziran’da sandığa yansıtacak.

Bekleyip görelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.