1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. TAHİR BAŞKAN BİZİM HATUNU DA KANDIRMIŞ YA…
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

TAHİR BAŞKAN BİZİM HATUNU DA KANDIRMIŞ YA…

A+A-

Bugün izninizle önce kendimizi eleştirerek, öz eleştiri yaparak yazımıza başlamak istiyoruz.

Konyalı olduğumuz için ya da Konya’da yaşadığımız için asla böyle bir ön yargımız yok ama çileyi çekenler diyor ki “Bu şehir çok zor bir şehir”…

Hep demişimdir İHA’da İstanbul’da haberin başında iken beni iki şehir yormuştu biri Sivas, biri Konya.

Mesela geçen gün bir abimiz yine hatırlattı “Konya’da iş adamı olmak, esnaf sanayici olmak para kazanmak o kadar zordur ki, Konya’da mal satıp para kazanan adam dünyanın her yerine mal satıp para kazanır ve başarılı olur…

Yine yakın bir zamanda Ankara’da Beştepe’ye çok yakın bir abimizle Konya siyasetini konuşurken bir konuda yine acı içerisinde hem fikir olunca “Konya siyaseti Türkiye siyasetinden daha zor” diyorduk.

……

Böylesine insanları mübarek, temiz, iyi niyetli şehir peki sizce niye zor olur?

Bu şehirde toprağın altında erenler evliyalar var ise (Ki var biz buna inanıyoruz), zorluk da neyin nesi. Şehir dümdüz, alt yapısı sağlam üst yapısı cıvıl cıvıl sıkıntı nerede?

Şahsen benim kanaatin sıkıntının tek nedeni var o da samimiyetsizliğimizde.

Bakın bu şehirde siyaset yapmak ve başarılı olmak o kadar kolay hatta basittir ki inanın zaman zaman ben bile gördüklerim işittiklerim karşısında şok oluyorum. Kulaklarıma inanamıyorum.

……………………

Önceki gün eve gittim. Eve girer girmez dışarıda hava sıcaklığı eksi 20’de olsa ilk yaptığım şey çoraplarımı çıkarmaktır. O akşamda daha çoraplarımı çıkartıyordum ki bizim hatun “Tahir Bey çok nazik ve kibar bir insan. Adamcağızın arkasından artık öyle eleştirip durma” demez mi?

O anda bir yumruk yemesem inanın böyle abandone olmazdım. Allah, Allah bizim hatun durduk yerde ne diyordu?

Ağzım açık öyle salakça bakmışım ki, bizim ki kaldığı yerden konuşmaya devam etti; “Bugün (O gün için diyor 8 Mart günü) Kadınlar Günü. Biz senin aklına bile gelmiyoruz. 8 Mart günü senin kadınlarla ilgili tek bir yazı dahi yazdığını görmedim. Hatırlıyorsun değil mi geçen sene de sana bunu demiştim….” (Haydaaaa bugün olmadık bir şeylerin olduğunun sesi gibiydi)

Bu kadar sert ve gökten balyoz gibi inen lafın arkasından bir şey gelecek. Gelecek ama bir yandan şaşkınlığım devam ediyor bir yandan ne oldu yine anlamaya çalışıyorum ve susuyorum, sadece kurşun gibi arka arkaya gelen sözleri dinliyorum. Çünkü bizim hatunun genelde böyle bir tavrı olmaz. Bunun altından mutlaka bir şey çıkacak. Ve biz kabahatli olacağız, en iyisi herif gibi susmak ve beklemek.

-“Hatun benim özel günlere karşı bir alerjimin olduğunu biliyorsun. Ben hangi gün için bir yazı yazmışım. Hem ben sadece Konya’yı yazarım. Konya’da da kadını seven de sövende, dövende şirinlik yapmak için sözüm ona Kadınlar günüymüş diye bir şeyler yapıyorlar işte”… der demez bizim hatun coşmaya devam etti;

-“Bak dün otobüse bindim bize ne dağıttılar?”

Uzattığı yalandan pembe bir kart (!)

Tahir Akyürek imzası, Büyükşehir logosu ve KADEM’i görürken bizimki devam etti;

“Olsun bak Tahir Bey bile bizleri düşünüyor bunları dağıtıyor. Sen onu da yapmıyorsun ya”….

…………

Bu lafları işitirken bu şehirde bazı şeyleri yapmanın ne kadar kolay ve basit ya da tersinden bakarsanız ne kadar zor ve güç olduğunu şamar gibi bir kez daha hissediyordum.

Bir kadının gönlünü yalandan pembe bir kart ile almak bu kadar kolaydı işte.

Tahir Başkan bunu yapıyordu.

Ben ise inatla ne yapmıyordum? Ha Kadınlar gününde iki satırda güzel bir yazı yazsam. Hatunun, anamın, kızımın gönlünü alsam olmaz mıydı? Yooo işte bazen böyle kolayı bende zora sokuyordum.

Tahir Başkan'ın yaptığı elbette ki siyaset idi.

Ama en ucuz yoldan yalandan Sille otobüsüne binenlerin eline ver kağıdı al gönlünü.

Ne masraf var ne zahmeti.

Ha Konya’da belki tüm siyasiler böyle şeyler yapmışlardır. Kadınların gönlünü kazananları ve bizimle bunları paylaşanları zaten haber yapıp biz de haberdar olduk.

Tam bu noktada yine aklıma şehri ülkeyi yöneten AK Parti'nin sözüm ona muhalif siyasileri aklıma geldi.

Şehrimiz diğer şehirlere göre temiz, düzenli, güzel ve ileri seviyede.

Bizim mücadelemiz niye?

Çok daha iyilere, güzellere…

Çünkü biz inanıyoruz ki bu şehir çalışan ürüten ve yöneten insanı ile çok çok daha iyilerini yapmaya ve yaşamaya layık. Biz bunu hak ediyoruz. Potansiyelimizde var.

Bu şehirde adam gibi bir muhalefet olsa o küçük detaylarda giderilir ve şehrin insanları olarak hayallerimize kavuşuruz.

Mesela AK Parti Konya’ya bakıyoruz. Başkanlarından teşkilatlarına, kadınlarından gençlerine her yerde olmaya çalışıyorlar. Evet samimi olalım. Belki sadece görüntü için orada olmaya çalışıyorlar. Çünkü bu ülkede seçim hiç bitmeyeceği için şimdi de tarihi referandum olduğu için çalışmayacak insan bile çalışıyor. Çalışmasa da çalışırmış gibi görüntü veriyor.

Peki CHP Konya ne yapıyor?

Sırf görüntü vermek için bile olsa nerede görünüyor?.

Yine burada CHP Konya’ya özel bir paragraf açalım.

CHP Konya’da çalışanlara iyi niyetli temiz dürüst siyasetçilere haksızlık yapmayalım. Dinozor partililerden genç idealist gençlere, kadınlara CHP ne yaparsa yapsın bizim yerel basın olarak görme şansımız yok.

Neden mi?

Evet CHP nereye nasıl gidiyor sorularına acı bir gerçek, çünkü CHP Konya yerel basını takip etmez. Şöyle takip etmez 50 kuruşluk gazete aboneliklerini iptal eder.

Sorarım size bugün 50 kuruşa simit sakız alabilir misiniz?

Şaşırdınız cevap veremiyorsunuz değil mi?

İşte bu CHP Konya kafası ile bizde Konya’da daha iyi yönetilmek daha iyi yerlere çıkabilmek için güçlü muhalefet istiyoruz ha.

Özür dilerim ben yine bu şehirde olduğumu unuttum.

Tekrar altını çiziyorum kendi çabaları ile gayretleri ile didinen CHP’lilerden özür dilerim ama kabul etseniz de etmeseniz de durum bundan ibaret.

………….

İşte bu yüzden önce Tahir Başkan, sonra da AK Parti 1 kuruşluk yalandan pembe kağıt parçaları ile önce gönül alır sonra da oyu alır.

Tekrar yazımızın başındaki iddiama dönüyorum.

Bu şehirde bu yüzden her şey hem çok basit ve kolay, hem de çok zor ve güçtür.

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Gerçekte kimse bilmiyor ölümün ne olduğunu, insana verilen en büyük iyiliktir belki ölüm; ama en büyük kötülükmüş gibi korkuluyor ondan.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Dedeman Kavşağı'nda dolmuşların yolcu inme binme işlemine son verebildiğimiz gün daha iyi ADAM oluruz

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

6 Yorum