Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

ÜLKEMDE KENEVİR ÜRETİMİ GEREKLİ Mİ?

 

Geçtiğimiz hafta İstanbul’da “Sağlık Bilimleri Üniversitesi” tarafından düzenlenen “Kenevir Çalıştay” ına davetli konuşmacı olarak katıldım. Ülke çapında tüm ilgili bilim adamı, şahıs, resmi-özel kurum ve teşkilatların katıldığı Çalıştay zannederim bu zaman kadar yapılanların en muhtevalısı olsa gerek.   

Çalıştay yeri ülke tarihi kadar benim için de oldukça dikkat önemli idi. İstanbul’a gidişlerimde bazı zamanlar bu muhteşem binanın önünden geçer ve mimarideki ihtişamı beni hep etkilerdi. Sultan 2. Abdülhamid tarafından 1903 yılında Haydarpaşa’da açılan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, sahasında ilk ve oldukça kapsamlı bir fakülte durumunda imiş. Binanın mimarisi ve iç çizimi oldukça etkileyici. Derslikler, tavan yüksekliği, binalar arası geçişler, ışıklandırmalar ve manzarası dâhil görmeye değer.    

Çalıştay, tıp Bayramlarının kutlandığı salonda yapıldı. Katılımcıların tamamı dinleyiciden çok konu ilgilileri olması toplantının faydalı olmasını sağladı. Birçoğu bilmediklerini burada tamamladı. Sağlık Bilimleri Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl hocamızla beraber, Türkiye’de endüstriyel kenevir alanında Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşan Üniversite seçilen Yozgat-Bozok Üniversite Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ ve yardımcısı Prof. Dr. Güngör Yılmaz’ın da katılması önemli görüldü.

Açılış konuşmalarından ve bildirilerden sonra oturumlar geçildi. Her masada kenevir üretiminin ülkemizde geliştirilmesine yönelik önceden hazırlanan sorulan masada yer alan herkesin görüşleri ve katkıları alındı. Gelinen ve hedeflenen noktalar özetle şöyledir.

Endüstriyel kenevir üretimi ve hitap ettiği sektör hızla gelişmekte. 2019 da 5 milyar dolar olan dünya kenevir sektörünün 2025 de 25 milyar dolara çıkartılması hedeflenmektedir.

Kenevir oldukça önemlidir, çok şeyinden faydalanılır, en basitinden yakacak olarak kullanılır.

Kenevir üretimim için en uygun alanların mevcut bitkilerden alan alma yerine yıllık yağışı 700-800 mm üzerinde olan yerler değerlendirilmeli.

Bunun için de iç Karadeniz Bölgesi olduğu gibi Akdeniz Bölgesinin İç Anadolu’ya bakan kesimlerinde boşalan veya üretim yapılmayan alanların kullanılma açılmalı.   

Ülkemizin bu bitkiye ihtiyacı var ve üretim bölgelerinin bir kısmından daha yasak kaldırılmalı.

Ülke ihtiyacı göz önünde bulundurularak hem tıbbi, hem lif ve hem de selülozik değerleri açsından yerli çeşit ıslahına gidilmeli.

Kenevir üretimini geliştirirken, diğer münavebe bitkilerini etkilenmemesine dikkat edilmeli ve de diğer münavebe bitkilerinden daha yüksek gelire sahip olmalı.

Üretimi devlet veya büyük firmalar tarafından, ekiminden haşatına kadar kontrollü ve sözleşmeli olarak gerçekleştirilmeli.

Üretimi öncesi faydalanabilecek her aksamı için AR-GE çalışmaları yapılmalı.

Yaygın ekimi öncesi işletmeciler tesislerini kurmuş olarak çiftçinin karşısına çıkmalıdır. 

Türkiye tohumluk üretimi konusunda önemli bir potansiyele sahip olması ile tohumluk üretimi yapacak şirketlere üretim alanı açılmalıdır.

Bitkinin içerdiği tıbbi değerinin daha yüksek katma değer getirecek bir değere sahip olması ile bu yönde yatırımlar yoğunlaştırılmalı.

Tıbbi değeri yüksek yerel çeşitlerin ıslahına bir en önceden başlanmalı.

Bitkinin biyogaz değerinin yüksek olması ve de biyogaz üretiminde kullanılması da en problemsiz olması ile bu yönde kullanımı açısından yatırımlar öncelikli duruma getirilebilir.

Kısaca özetlenen ülkemiz endüstriyel kenevir üretim potansiyelinin hayırlı olması dileklerimle

Kalın sağlıcakla.  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum