UYANIŞ ÇAĞI

Geçmişten günümüze kadar dünya birçok salgın hastalıktan geçmiş ve son günlerde yine geçmektedir.2020 yılının unutulmaz günlerine yaşadığımız şu günlere nasıl geldik hatırlayalım; 

İlk vaka 2019 yılının son günlerinde Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkmıştı. Hastalığın ilk başta zatürre olduğu zannedilmişti. Çinli yetkililer ilk olarak 31 Aralık 2019 günü Çin’in 11 milyon nüfusa sahip kenti Vuhan’da 41 kişide zatürre benzeri bir hastalık olduğunu bildirmişti. Ancak daha sonra bunun zatürreye neden olan bir virüs olmadığı anlaşıldı. Yeni bir virüsten kaynaklandığı belirlenen hastalık hızla yayılmaya başladı.

ABD Hastalık Koruma ve Korunma Merkezi, 1 Ocak 2020’de yaptığı açıklamada virüsün Vuhan’da ki bir deniz ürünleri pazarından kaynaklanıyor olabileceğini açıkladı ve hemen akabinde bu pazar kapatıldı.3 Ocak günü Vuhan’a gelen ve Vuhan’dan giden yolculara havaalanlarında sağlık kontrolleri uygulanmaya başlandı. İki gün sonra Dünya Sağlık Örgütü bir açıklama yaparak Çin’e seyahatleri durdurmaya gerek olmadığını söyledi.

7 Ocak 2020’de Çinli yetkililer söz konusu  virüsün zatürreye neden olan bir virüs olmayıp yeni bir virüs çeşidi olduğunu resmen açıkladı. Doğrudan solunum yollarını etkileyen bu virüsün ismi covid-19 olarak açıklandı. Bu yeni virüs de tıpkı SARS ve MERS gibi koronavirüs familyasındandı.

11 Ocak 2020 tarihinde ise hastalık yüzünden gerçekleşen ilk ölüm haberi geldi. 27 Aralık günü Vuhan’da ki bir hastaneye kaldırılan 61 yaşındaki bir Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı hayatını kaybetti.

 

Salgın Çin'den dünyaya yayılırken Türkiyede de 11 Mart 2020 de ilk koronavirüs vakası görüldü. Bizler aralık ayından bu yana koronavirüsü duymuş üzerine yorumlar yapmış ancak onu hiç hissetmemiştik, dünyanın gündemi bir an da bizimde gündemimiz oldu.

 

Şimdi evlerde karantinadayız ve bu karantinanın ne zamana kadar devam edeceği belirsiz,devlet tarafından sosyal çevremize karşı çeşitli yasaklar kondu ve özgürlüğümüz fazlasıyla kısıtlandı.

Ne yaşadığımızın şokundayken hayata dair çok sağlam bir öğrenmenin de içindeyiz aslında.

İnsanlık olarak müthiş bir farkındalık deneyimliyoruz. Belki 100 yılda yaşanabilecek bir olayın tanıklarıyız, yaşayanlarıyız.

Dünya üzerindeki tüm insanlık aynı acıyı aynı kaygıyı paylaşıyor. Sosyal mesafenin arttığı birbirimizden uzaklaştığımız şu dönemde aslında birbirimize hiç bu kadar yakın olmamıştık.

Bu süreçte şunu gördük ki bizim olduğunu zannettiğimiz hiçbir şey bizim değilmiş; yaşadığımız ev, bindiğimiz araba, işimiz, paramız her şey bir anda anlamını yitirebiliyormuş. Aylar öncesinden planlanan ertelenmesi mümkün olmadığını düşündüğümüz işler, toplantılar, etkinlikler, tatiller hepsi kalabiliyormuş.

İçimize döndüğümüz kendimizle baş başa kaldığımız bir zamandan geçiyoruz. İnanıyorum ki hayat normale döndüğünde hiçbirimiz aynı kişiler olmayacağız. Hayata dair farklı bakış açıları kazanmış, bir şeylerin kıymetini çok daha iyi anlayıp hayatı daha doğru daha zengin yaşayacağız.

Sokakta yürümek, yürürken biriyle karşılaşmak o kişiyle sarılıp öpüşmek bile şu an bizler için ne kadar kıymetli değil mi ? Hâlbuki ne kadar sıradan bir durumdu bizim için.

Her ne kadar evlerimizde kendi kabuğumuza çekilmiş olsakta aslında şu an uyanıştayız. Uyanış çağını yaşıyoruz ve bu çağı birlikte imzalayacağız.

 

Sevgiyle kalın.

Sağlıkla kalın.

EVDEKALın...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.