Varyant!

Şimdi efendim, varyant bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktada aynı yolla yeniden birleşen ikinci derecedeki yol demek.

Aynı zamanda, bir metnin ya da eserin biçim ve içerik yönünden birtakım ayrılıklar taşıyan nüshalarından her biri…

Başka, mutasyonla gelişen yeni virüse de varyant deniyor.

Virüsün biçimlendirdiği, edebiyata kazandırdığı bu varyant ise aramadığınız kadar çok.

İngiliz varyantı, Güney Afrika varyantı, Kaliforniya varyantı, Brezilya varyantı, Japonya varyantı, en yenisi de Hindistan varyantı.

Bizde en etkili varyant İngiliz varyantı olarak takdim edildi. Bazılarından da biraz-biraz var!

Mutasyonlu virüs, yeni unvanlar almaya devam ederken, biz ne mi yapıyoruz?

Tedbirin adı maske, mesafe, hijyen deyip çekiliyoruz kenara!

Aşı nerde?

Ha…aşı mı? Geliyor yolda, gelecek inşallah!

Geliyor gelmesine de…Gelemiyor besbelli…

Yine haftaların ve ayların arkasına saklanmış gibi!

Aşı bayrama kadar gelir mi?

Ya Mayısın sonunda! Hadi Haziran olsun falan derler mi bilmiyoruz!

Geçenlerde bir yerli aşı açıklaması yapıldı. Yıl sonu, yada 2022 başında falan gibi! Dünya o zamana kadar, aşısını olur, normale döner, bize birkaç da, tur bindirir diyeceğiz, ayıp olacak!

 

*****

Çin aşısı, Alman aşısı, Rus aşısı….Biz bunları sıralarken varyantlı virüs bulaşacak yol arıyor!

Bulaşsın diye yol veriyoruz, yol açıyoruz, yeni yollar yapıyoruz, yol buluyoruz!

Toplu ulaşım, çarşı-pazar, sokaklar, caddeler ful dolu.

İster lebalep deyin, ister tıklım, tıklım, isterse iğne atsan yere düşmez babından cümleler kurun!

Bize bir şey olmaz lafı dilimizde, maske ya elimizde, ya cebimizde, mesafe bir cetvellik, hijyen desen kolonyalı bir güzellik!

Koro halinde “Aşı pabucuyarım, çık dışarıya, aşı olalım” diyoruz, sesi çıkmıyor aşının.

Gelmeye niyeti mi yok, izin mi alamadı arkadaş, var bir şeyler!

 

*****

Aşı gelse varyant, tasını tarağını toplayıp gidecek gitmesine de, o gelmedikçe ben burayı pek sevdim, burada kendime yeni yeni varyantlar geliştirdim diye de pek bir keyifli.

Maazallah, varyantlı virüsün neredeyse her çeşidi ziyaretimize gelecek gibi!

Kısmen kapanma, tam kapanma, vaka sayısı, maske, mesafe, hijyen derken geldik Nisan sonuna. Bahar bayramıydı, Hıdırellezdi, ardından Ramazan Bayramıydı derken, bir de bakacağız ki, Mayısı ayının yarısını geçmişiz.

2021 yılının ilk yarısının son ayına ne kaldı diye soracağız, sorarken Haziran ben geldim diyecek!

Geçen yıl için, baharı görmeden yaz geldi geçti diye konuşmuştuk. Neredeyse geldi yaz!

 

*****

Bu yıl öyle böyle değil. Yasakları her alanda deldik. Yasaklar vız geldi. Ne hafta sonu kapanmayı dinleyen oldu, ne kısmen kapanmayı.

Herkes dışarda…Bakkal diye çıkan! Market diye kendini dışarıya atan! Bunalan, sıkılan, evlerde tıkıldık kaldık diyen, parklarda bahçelerde! Bayramdan sonra ne olacak diye bekliyorsunuz?

Bu seferde tatil hikayeleri başlayacak!

Vaka sayısı 60 bini görmüş, hayatını kaybedenlerin sayısı üç yüzleri aşmış, toplam can kaybı 40 bin sınırında. Yoğun bakımlarda yatak yok! Virüs yeni tabirle varyantlarıyla birlikte kapımızda, zile basmış bekliyor!

 

 

*****

Virüs kimyamızı paramparça ederken, yeni varyantlarını da toplayıp geldi. Niyeti belli. Tası tarağı toplayıp gidecek halimiz yok, maske takacağız, mesafeye uyacağız lakin yasakların olduğu günlerde sokaklar yine bildiğiniz gibiydi.

Kim derdi ki, “Covit 19” diye bir virüs çıkacak, bütün insanlığı tehdit edecek ve zaten savrulmuş bir hayat yaşayan bizler, tutunacak dal bile bulamayacağız!

Virüse karşı meydan okuyan Avrupa, çok büyük insan kaybına uğradı. Aşının tedarik edilmesinden ve süratle uygulanmasından sonra, rahat bir nefes alabilen, normale dönmeye hazırlanan ülkeler var.

Böyle bir felakete en hazırlıksız yakalanan ülkelerden birisiyiz.

Sadece sağlık teşkilatımız, Avrupa’ da ki gelişmeleri gördükten hemen sonra, süratle kendini toparladı ve savaşa hazır olduğunu gösterdi.

Ve o savaş çok geçmedi bize de sıçradı. Meydan savaşına döndü.

 

*****

2018 Ağustos’undan bu yana piyasa olarak, iş hacmi olarak, çalışan insanlar olarak, enflasyon olarak çokta iyi bir durumda olduğumuz söylenemezdi.

Her şeye rağmen 2020 yılına çok büyük ümitlerle girmiştik.

Virüs, 2020 yılının Mart ayı ile birlikte, ülkemizi hem kuşattı, hem ablukaya altına aldı.

İtalyanlar gibi,  İngilizler gibi, İspanyollar gibi bize hiçbir şey olmaz dedik ben hiç maske takmadım, mesafeye hiç aldırmadım. Hijyen de aklıma gelirse diyen insanlarımız ne yazık ki halen var!

Virüs önce 65 yaş ve üstü insanımıza vurdu.

Aile büyüklerimiz birer ikişer bu dünyadan koptular.

Sağlık çalışanlarımız büyük fedakarlıkları, ölümle yüz yüze savaşmaları bir çok insanımızı geri getirdi. Ancak, o savaşı veren sağlık çalışanlarımız hayatlarını kaybettiler.

Virüs bir yılı aşkın zamandır hayatımızı değiştirdi. Ve kimyası bozulan insanlar çıkmaz sokaklarda yapayalnız kaldılar.

Maske-mesafe ve Hijyen’in benden buraya kadar, bundan sonra aşı lazım dedi çekildi kenara.

Cebimizdeki ve elimizde ki para, piyasayı görüyorsun dedi, benim bu fiyatlara yetişecek halimin olmadığını biliyorsun, benden de buraya kadar dedi, oturdu bir köşeye.

 

*****

Mutasyonlusuydu, varyantıydı, şöyleydi, böyleydi derken;

İnsanlar dağıldı!

İnsanlar dağıttı!

Psikolojileri bozuldu!

Hayat normalken, işiyle gücüyle uğraşan, birkaç iş birden yapan, evine ekmek götürmenin hazzını ve mutluluğunu yaşayan insanlar çöktü!

Şu son yılda saçlarına aklar doluştu.

İşini ve aşını kaybeden insanların sayısını bilen yok!

Rakam denen kavramdan nefret etmeye başladı insanlar!

Karın doyurmayan, çare olmayan, kimsenin önüne bir ekmek koymayan, koyamayan laflar herkesin ağzının tadını kaçırdı.

Bu karışıklık içinde, bize de bir varyant lazım. Kurtuluş varyantı, bu işin içinden çıkıp kurtulma varyantı  gibi bir şey. Ne dersiniz olabilir mi böyle bir varyant?

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.