YENİ DÜZEN BU, YERSENİZ BÖYLE; YERSEK Kİ YİYECEĞİZ BÖYLE !!!

Haydi hayırlısı bugün ramazan biiiiiiiiiiiiiiir…

İslam alemi ayların sultanını karşıladı. Çok şükür biz de karşıladık. Kızmayın ama bizde yani Konya’da Ramazan, oruç, iftar ve sahur biraz daha farklı olduğu için şimdi şehir yeniden saat ayarını yapacak. Neyse hayırlısı ile sağlıklı huzurlu bereketli ve hür bir şekilde nice ramazan aylarına diyerek yazı konularımıza geçelim.

BİZİM HOLLANDA OLABİLMEMİZ

İÇİN KAÇ FIRIN EKMEK LAZIM?

Konya’mız kağıt üzerinde Türkiye’nin en uzun en modern bisiklet yollarına sahip yaaa. Tabii bunlar kağıt üzerinde siyasi olarak öyle. Meram’dan evinizden çıkıp diyelim ki Kayalıpark’a, Saray Çarşısı’na kesintisiz bir şekilde bisiklet yolundan asla gelemezsiniz.

Çünkü bizim kesintisiz boyalı ve de rakamsal olarak kilometre üzerinden bisiklet yollarımız çevre yollarına paralel olarak yapılan yollardır. Artık çevre yolunda kim bisikletine binecek ise? Çevre yollarında ne kadar konut ve yapılaşma var ise? 

Vallahi kim bisiklet yolu dese dengem bozuluyor yalanın palavranın göz boyamanın en hası bizim bisiklet yolları yaaa.

Bakın bir abimizin oğlu Hollanda’ya gitmiş. Babasına da bisiklet yolundan bir fotoğraf çekip göndermiş.

whatsapp-image-2019-05-05-at-13.23.04.jpeg

 

Yani babasına diyor ki “Burada araçlar için nasıl bir hak ve yol durumu varsa bisikletler ve bisikletliler için de var babaaaaa”…         

Vay koçum vaaay. Bizim o hale gelebilmemiz için tahıl ambarı Konya(!) mızda ambarları delsek o zihniyet mümkün değil.

YASİN BEY İTTİFAK KONUSUNDA UYARMIŞ AMA…

Ülkenin içinde bulunduğu durum, dolayısıyla şehrimizin de ülke ve ülke insanı kadar olmasa da bu durumdan etkilenmesi bir gerçek. Ancak basında ekonomi ile ilgili borsa bağlantısı da olduğu için olumsuz bir yorum yapsanız polis ve hukuk isterse sizi hapse atabilir onun için ben bu işlere hiç girmem. Onun için de batan batacak, yanan yanacak.

Hukukçu dostumuz Yasin Bey bizi İTTİFAK konusunda uyarmak istemiş.

Kendisinin bize gönderdiği ve konu ile Haber 7’de bile çıkmış haberlerden size söz edemem. Çünkü bizim arkamızda hiçbir siyasi güç de yok, ekonomik olarak elimizden tutacaklar da yok. Bizim bir tek Cenab-ı Allah’ım var ve bir de dua eden büyüklerimiz ve temiz yürekli insanlarımız var.  Bunlar da bize yeter çok şükür.

Yasin Bey’in yazdıklarından uyarılarından kendimce sıkıntısız bölümlerden bazı şeyleri sizlerle paylaşalım. Merak eden ya da öğrenmek isteyen zaten google’ye yazdığı zaman her şey ortada görülüyor.  

“İttifak hk.

Uğur Abicim selamlar,

Abi kamuoyunu bilgilendirme kurumu gibisin maşallah, benim de aklıma sen geldin.

Abi kimse farkında değil, Ümmeti Muhammed’in parası ile kurulan yerli ve milli holdinge çöktüler abi..

İttifak Holding’in yönetimi değişti komple. Ardını arkasını soran, araştıran, yazan yok.

Şirketin içine biraz para koyup maaşları falan hemen ödeyecekler, mülklerin satışını durduracaklar.

Sonra ……………..

Yeni isimleri google’ye yaz. Çıkan haberlere bak abi;

Pek çok isim mimli, daha önce ceza almış kişiler.

Bu konunun gündeme taşınması lazım, göz göre holding elden gidecek abi…

Eminim sen farklı kaynaklardan daha fazla bilgi elde edebilirsin. Ben sadece dikkatini çekmek istedim abicim.

Saygılar…”

……………..

Ben bir şey bilmem, anlamam. Devletimiz yöneticilerimiz hukuk ve emniyet teşkilatı en iyisini bilir.

GELELİM KENDİ HALİMİZE KENDİ DURUMUMUZA

Ben kimseye kötü, yanlış diyemiyorum ki çünkü en başta kendim doğru olamıyorum.

Okurumuz Mehmet Bey şöyle diyordu;

“Uğur abim hayırlı sabahlar her sabahki gibi yazınızı okudum bir de tamamen gereksiz lüzumsuz Rahmet Akşamları programları yok teşekkürler başkana hayırlı işler Uğur abim.”

Sonra bir okurumuz Uğur Başkan’ın geçen yılki ramazan ayının finalinde Seydişehir’de yaptığı açıklamayı bize gönderiyor ve değerlendirmemizi istiyordu;

“Bu Ramazan boyunca 450 bin hemşehrilerimizle birlikte ekmeğimizi, suyumuzu, yemeğimizi bölüştük, beraber iftarımızı açtık. Büyükşehir Belediyemizin mahalle iftarları Konya’mızın en önemli geleneklerinden biri haline dönüştü. Bugün burada çocuğumuzla, gencimizle, yaşlımızla, zenginimize ve fakirimizle birlikte iftar ediyoruz. Konya, Ramazan’ın en güzel yaşandığı şehirlerden birisi. Bu fotoğrafla Konya’dan bütün dünyaya dostluk ve kardeşlik mesajları veriyoruz.”

Sonra şöyle bir hatırlatma yapıyor;

“Uğur abi; Tarih 13 Haziran 2018 yani 11 ay önce… Uğur İbrahim Altay başkanın yaptığı açıklama. Belediyenin sitesinde “450 Bin Hemşehrimizle İftarlarda Buluştuk” başlığıyla haberin detaylarını bulabilirsiniz.

O gün gurur duyulan, Türkiye’ye değil dünyaya mesaj verilen mahalle iftarları şimdi ne oldu?”

…………….

Vallahi

Bu milletten korkulur.

……………

Cumartesi günü şehrin bir dönem yönetiminde bizzat yer alan AK Parti’nin ise en baba isimlerinden bir büyüğümüz ile birlikte idik.

Laf döndü dolaştı Konya basınının haline. Abimiz bizi kırmamak istiyordu. Aramızda hani iyi sayılır. Kendileri son derece de kibardırlar.

Abimiz de sohbet sırasında sözü artık büyük mutluluk içerisinde sonlandırılan iftar programlarına ve Konya basınına getirdi. Söylediği cümleleri büyük bir titizlikle seçiyor adeta cımbızlıyordu;

“Uğur Bey ne olur yanlış anlamayın. Sözüm size değil. Ama genel anlamda Konya basınını görüyorum, analiz ediyorum. Bu yıla kadar iftar programlarını manşetler yapan, programlara katılan gazeteciler ne oldu da şimdi birden programlar iptal edilince bayram yapıyorlar. Vallahi sözüm size değil. Düne kadar basın Büyükşehir’den yasal olarak farklı bir şekilde destekleniyordu ve Konya basını da gazeteler de televizyonlar da bu işi göklere çıkartıyordu.

Gerçekten merak ediyorum. Büyükşehir şimdi Konya basınını destekliyor mu? Ya da eskisi gibi destek alacağınızı mı sanıyorsunuz? Oysa hepimiz biliyoruz ki artık eskisi gibi para yok. İşin para kısmı da önemli değil. Ama inandığımız güvendiğimiz, okuduğumuz, izlediğimiz, takip ettiğimiz basının keskin bıçak gibi birden böyle rol üstlenmesi işin içinde olmayanlar tarafından hiç de hoş karşılanmıyor. Konya basının geleceği adına da bu durum çok vahim…”

……………                                         

Abimiz genel anlamda bizi masaya yatırmış ve teşhisi koymuştu. Haklı mıydı? Haklıydı.

Bizde dilimiz döndüğünce büyüğümüze durumu şöyle özetlemeye çalıştık;

“Basın yani basın çalışanları da bu toplumun bir parçası. Yani bugün diyelim ki Konya’da bürokratı, siyasetçisi, hatta hatta eski AK Partili yöneticiler, başkanlar, vekiller, iş adamları, sanayiciler, doktorlar, hukukçular, esnaf her şeyi her doğru bildiğini, inandığını söyleyebiliyor mu?

Eğriye eğri, doğruya doğru diye yüksek sesle ifade edebiliyor mu?

Geçtim ifade etmeyi adını soyadını, resmini bizim gibi açıkça açık net beyan edip yazabiliyor mu?

Toplum ne ise biz de buyuz.

Hiç değilse karnımızdan konuşmuyoruz. Kapıları kapatıp fiskos yapmıyoruz. Basının maddi olarak nasıl desteklendiğini basının manevi olarak nasıl baskı ve abluka altına alındığını bu şehirde bilmeyen duymayan var mı?

Mesela ben. Biliyorum bu konuda bana kızgınsınız. Niye Tahir Başkan iftar verirken vık demedim. Diyemezdim. Niye çünkü çalıştığım gazetelere Büyükşehir’den iftar programlarının ilanı reklamı geliyordu. Bu yasal mıdır?  Evet yasaldır. O zaman herkese verilen parayı kurum olarak biz niye almayalım?

Kendim bunlara şahsen katıldım mı? Hayır.

Zaman zaman da bu durumu köşemde eleştirdim mi? Evet eleştirdim.

Bugün Uğur Başkan’ın gerekçesi ne olursa olsun ister paranın olmaması isterse yeni Konya düzenin de buna son vermesini beğeniyor muyum? Evet çok beğendim. Destekliyor muyum? Sonuna kadar.

O zaman bizim gücümüz, yetkimiz, etkimiz nedir ki böyle bir rüzgara dahası fırtınaya karşı duralım.

Konya Uğur Başkan ile nasıl sıfırdan yeniden dizayn ediliyorsa edilecekse biz de bu sistemin içinde bir rol üstlenip kendimizi kandırmaya devam edeceğiz. Çünkü basın da diğer meslek gruplarından farklı değildir. Yeni düzen düzene uymak ile başlıyor. Düzene uymaz iseniz Allah korusun vatan hainliğinden başlayan bir felaket zinciri start alabilir.

Bu yaştan sonra da şahsen benim eski düzenle de yeni düzenle de hiçbir işim olmaz. Herkes gibi “emredersiniz komutanım”… der en geçerli akçeyi koruruz.

Bu işin bize yakışanı, yakışmayanı diye bir durum da yoktur. Duamız içinde bulunduğumuz durumu en iyi bilen Cenab-ı Allah’adır. Yeter ki Allah affetsin ve ıslah etsin.” 

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Dinle yoksa dilin seni sağır eder. Yüzleş, yoksa kalbin seni esir eder. Anla yoksa zihnin seni deli eder.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Allah’tan korkup kuldan utanmayı becerebildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum