BAŞKANLARLA İYİ GEÇİNMEK SUÇ MU?

Bu meslek riskli, tutarsız, özetle de “ne Musa’ya ne İsa’ya” dedirten cinsten bir meslek. Konya hadi neyse de Ankara ve İstanbul gazeteciliği Allah muhafaza. Hep dua ediyorum Allah günahlarımızı af eder inşallah.

İstanbul’dan Konya’ya döndükten sonra bu gazetecilik hastalığımızdan kurtulamadığımız için hem çok severek zaman zamanda kahrederek dahası kendimize kızarak yaptığımız bu mesleğimizde bizi en çok düşündüren konulardan birisi de “Ya kendimizi biz anlatamıyoruz ya da bizi gerçekten anlamak istemeyen bazı okurlarımız var”… meselesidir.

Mesela geçen hafta bize şu yorumu samimiyetle yapan Alp Bey’e huzurlarınızda çok çok teşekkür ediyorum. Ancak yaptığı yorumdan anlıyorum ki bu son derece anlayışlı kültürlü ve olgun fikirlere sahip olan Alp Bey yorumunun birinci maddesi ile bizi niye böyle gördüğüdür.

Bugün ne demek istediğimizi açabilmek için önce Alp Beyin yaptığı değerli yorumu birlikte okuyalım mı?

“Sayın Uğur abi,

1-Konya'da kar konusundaki düşüncelerimizi tarafsız şekilde aktardığınız için teşekkür ederim. Belediyenin sert şekilde eleştirildiği bir yoruma dikkat edeceğinizi düşünmezdim, çünkü yıllardır başkanlarla iyi geçinen, onlara laf söyletmeyen birisiniz ama artık sizde kendi gözünüzle yaşanan durumu gördüğünüz için belli ki daha fazla dayanamadınız. Bugünlük yandaş medya gibi davranmadığınız için bir kez daha teşekkür ediyorum.

2- Üniversitesinin sayın rektörü Konya’da mı acaba eğer Konya da ise özel şoförüyle kapısının önünden alınıp odasının kapısının önüne kadar bırakıldığı için belki öğrencilerin mağduriyetini hissetmemiş olabilir. Bu sebepten dolayı kendisini kampüs girişinden başlayıp kampüsü bir tur yürümeye davet ediyorum. Belki bir şeyler hisseder ve öğrencilerin halinden anlar ayrıca sınavlara yağıştan dolayı geç kalan öğrencilerin durumları ne olacak. Birçoğu sınavlara alınmadılar. Bu konuyu da pas geçmesin Sayın Rektörümüz.

 3- Konya da hastanelerin adı çıktı. Ne hasta memnun ne sağlık çalışanlarımız. Hepsinin haklı tarafları var ancak bir canın bedelini hiçbir şeyle ölçemeyiz. Burada yönetimlere büyük iş düşüyor. Onca sıkıntıyla telaşla, korkuyla hastaneye gelen halka daha profesyonel yaklaşmaları gerekir. Eğer hasta olmasa zaten onlara da bir gerek kalmazdı. Acilleri boş yere işgal edenler muhakkak var ama kimse bu ayrımı yapacak hadde sahip değil. Burada eğitim ve insanların sosyal durumları devreye giriyor. Ciddi bir eğitimle insanlar bilinçlendirilirse kimse bazı şeyleri suiistimal etmez o bilince sahip olur. Eğitim dediğimiz olayında meyvesini minimum 10, 15 yılda almaya başlarız. Biz çok geç kaldık ve hala bir şey yapmıyoruz.”

……………

Alp Bey'in nezdinde bizi tanımayan ya da tanıyamayan veyahut bizim hatamız sonucu kendimizi tanıtamadığımız okurlarımıza bu vesile ile bir kez daha durumu açarak izah etmek istiyorum.

Evet şahsen Konya’da bulunduğum süre içerisinde Konya’mızda şehrimizi yöneten Başkanlarımız ile hep iyi geçindim(!)

Mesela Lütfi Tuncel, Mehmet Keçeciler, Ahmet Öksüz, Halil Ürün, Mustafa Özkafa, Tahir Akyürek ….

Bir adım daha geriye gidersek hâlâ kendilerini tanıyan yaşayan insanlarımız olduğu için Yılmaz Kulluk. Ahmet Hilmi Nalçacı…

Şimdi sizlere soruyorum bu insanlar kötü başkanlar mıydı?

Bu insanların çok büyük yolsuzlukları mı oldu mu? Yolsuzluk dosyaları ile Türkiye gündemine mi oturdular?

Yoksa yoksa çok özür dilerim de bu insanların kadınlarla kızlarla gayri ahlaki bir durumları mı oldu? Bu yüzden Türkiye bu insanlara ya da Konya’ya farklı mı baktı?

………….

Dün ne diyorsam bugün de aynısını diyorum. Gazetecilik görevimi yapmaya devam edebilirsem yarın da aynı şeyi söyleyeceğim.

Dün Tahir Başkan’a söylüyordum bugün de Uğur Başkan için aynı şeyi söylüyorum.

Bizim başkanlarımızın eksiklikleri hataları yetersizlikleri olabilir. Ama projektörü tepeden tutar ve şehre bakarsanız bu şehrin yöneticileri hiçbir zaman çalma çırpmalarla, karı kız ilişkileri ile gündem olmamışlardır.

Evet ben de sadece ve sadece bizi yöneten Başkanların bu iki maddesi yüzünden kendilerini hep sevdim ve destek olmaya çalıştım.

Ammaaaaaaaaaaaa bu demek değildir ki şimdi Alp Bey ya da başka bir okurumuz çıkıp bize “Sen Tahir Başkanının şu yetersiz (o yetersizliğinde ölçüsü ne ise bilen olmadı şimdiye kadar) çalışmamasını eleştirmedin diyemez.

Uğur Başkan Selçuklu’da tarih yazdı efsane oldu.

Doğru mudur?

Eğri diyen çıkarsa da, çıkabilir onlarda dertleri kadıya anlatırlar(!)

Ben Uğur Başkan’ın seçimlerden sonra yeni projeler üreteceğine Konya’ya yeni vizyon katacağına inanıyorum.

Dahası… Dahası halen Ankara’dan aldığı büyük müjdeleri açıklamadığını ve sır gibi sakladığını da biliyorum.    

Eeeeeee şimdi Konyalılar ve Konya’da yaşayan insanlar olarak ne olur bir karar verme zamanımız gelmedi mi?

İçinde bizim şehrin insanlarının da aralarında bulunduğu bir kesim Ankara’nın da yarıya yakın insanı Melih Gökçek’i hep eleştirdiler. Diğer yarısı da Melih Gökçek’in Ankara’nın kaderini değiştirdiğini söyledi.

Melih Gökçek ile Ankara’da yedi yıl çalışan bir gazeteci olarak Melih Gökçek’in bildiğim ve şahit olduğum ilk 7 yılının çok başarılı olduğunu iddia ediyorum. Şimdi bunu deyince ben kötü mü yapmış oluyorum?

Şimdi Uğur Başkan ve merkez Belediye Başkanlarından ne bekliyoruz?

Yolsuzluk yapmamalarını mı? O iğrenç kadınlı kızlı ilişkiler ve dedikodularının olmamasını mı?

Yoksa yoksa………….

“Şuraya bu da yapılabilirdi ama olmadı?” diyebilecek sizce eksikliklerini mi?

 …………

Belediye başkanı imiş şu imiş bu imiş………..

Geçtim özünde beni yazılarımızla bir tutmayın. Hep demiyor muyuz zaman zaman yazdığımız yazılardan kendimizden utanıyoruz diye…

Ben hayata hep olumlu ve ümit dolu bakarım. Sağlıklı nefes aldığımız için, hastanede olmadığımız için, hapishanede olmadığımız için hep şükrederim. Hayvanları, tabiatı çok çok severim. Katı gibi görünsem de çok duygusalımdır dahası yufka yürekliyimdir. 

Haaa bu kadar da iyi bir insan değilim elbette.

Mesela inanılmaz kinciyimdir.

Canımı yakanı, haksızlık yapanı asla ama asla unutmam.

………….

Alp Bey bana bir kez daha içimi dökme fırsatını verdiğiniz için sizce minnettarım.

Ama dediğiniz çok doğru “yıllardır başkanlarla iyi geçinen, onlara laf söyletmeyen birisiyim”… Çünkü bizi yönetenlerin insanı ya da makamda eksiklikleri olsa da onların iyi insan olduklarına hep inanmışımdır. İnanmaya da devam edeceğim inşallah.

Yeni başkan adayları mı?

İnşallah onları da pazartesi günü değerlendireceğiz. 

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Aynalar türlü türlüdür. Yüzünü görmek isteyen cama bakar, özünü görmek isteyen cana bakar.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

İçerisinde bulunduğumuz maddi ve manevi açıdan zor günlerde biraz daha anlayışlı olmayı becerebildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
29 Yorum