Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

ÇOCUKLARIMIZI ÇOK SEVİYORUZ

Çocuklarımız, Allah’ın bize bahşettiği en güzel nimetlerden biridir. Bu güzel nimeti koruyup kollamak da her anne-babanın görevidir. Bizleri bu günlere getiren ebeveynlerimiz nasıl üzerimize titremişse, bizler de bizden sonrakiler için aynısını yapacağız, yapıyoruz.

Şüphesiz her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Konunun uzmanı olmasak da deneme sınama ile öğrendiğimiz doğrular bulunmaktadır. Herkesin doğrusu kendisine.

Çocuklarımızı kanatlarımızın altına alırken, bazen kantarın topuzunu kaçırdığımızı siz de düşünüyor musunuz? Caddenin karşısındaki bakkala ekmek almaya bile göndermemek gibi. Ya kaza olursa? Oyun bahçesinde kendi başına oynamasına izin vermemek gibi. Ya düşerse?

Çocuğunu okula götüren bir baba gördüm.

Okul çantasını omzuna almış, beslenme çantasını da elinde tutuyor.

Çocuk mu?

O da babasının yanında yürüyor.

Baba bunu neden yapıyor diye sormaya gerek var mı? Yok. Çünkü çocuğunu çok seviyor. Onun yorulmasını istemiyor.

Birçok aile kısa mesafe de olsa çocuğunun servisle okula gitmesini istiyor.

Bu yapılanlar doğru ise, ben gaddar bir babayım. Çocuklarımdan helallik istemem gerek. Çünkü ben çantayı taşısam da beslenme çantasını çocuğumun taşımasını isterdim. Hayat, dikensiz gül bahçesi değildir. Çocuklarımızın iyiliği için yaptığımızı sandığımız birçok şey, çocuğumuzun geleceğini etkilemektedir. Bırakın çocuklarımız hayatın zorluklarını kendi başlarına yenmeyi öğrensinler. Çünkü bizi her zaman yanlarında bulmaları mümkün değildir.

Okula gitmek nasıl çocuğumuzun görevi ise, çantasını taşımak da görevi olmalıdır. Ödevini yapmasına elbette yardımcı olmalı. Ama ödevinin tamamını yaparak ona iyilik yapmadığımızı bilmemiz gerek. Bırakalım biraz zorlansınlar. Zorlanarak, zorluktan nasıl çıkmaları gerektiğini öğrensinler.

Ben, oğlumu ilkokuldan itibaren yaz tatillerinde güvendiğim bir yerde mutlaka çalıştırdım. Hayatı, hayatın zorluklarını öğrensin istedim. Yorulduğunda ben de yoruldum şüphesiz. Ama onun geleceği için katlanmam gerekirdi. Maaşını aldığında, “Babacığım bir ihtiyacını giderirsin” derken onun yaşadığı mutluluğu görmeliydiniz. Aile olmak böyle bir şeydi işte. Şimdi kendisi de bir baba olan oğlum her fırsatta bana teşekkür eder.

Anne babalar çocuklarını gerçekten seviyorlarsa, onların kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlamalıdır. Okul çantalarını taşıyarak bu mümkün olmaz.

Çünkü bizi her zaman yanlarında bulmaları mümkün olmayacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.