1. YAZARLAR

  2. Ayşe Naz Çimen

  3. DEVLETİ SEVMEK
Ayşe Naz Çimen

Ayşe Naz Çimen

Yazarın Tüm Yazıları >

DEVLETİ SEVMEK

A+A-

Gözlerim arıyor o güzelliği, baktıkça doyamamak istiyorum…

Yanı başımda olması yetmiyor ruhuma; dağda, ovada, doğanın dört bir yanında olsun istiyorum.

Bir türküde der ya hani “Ölürsem üstüme gel sevdiğim…” saçımın her telinden tırnaklarıma değin üzerime gelsin istiyorum.

Yaralarımın kabuk bağlamaması için kendi elleriyle merhemimi yapsın istiyorum.

Bir tek onu, bir tek onu sevmek istiyorum…

Başka hiçbir şeyi değil.

*****

Bazı sevgiler karşılıksızdır. Herhangi bir menfaat, çıkar ilişkisi, ikiyüzlülük yoktur.

Ete tırnağa bürünmeden, kavuşmadan sevilir.

Bir örnek vereyim sizlere?

Ah! Öyle bir sevgi var ki, anlatmak istiyorum yemin ederim 25 dakikadır cümleleri birleştiremiyorum.

O, öyle bir şeydir ki…

Hem nazlıdır hem sitemkar bir o kadar da sessiz.

Fakat!

Nazı, gökleredir sana değil.

Sitemi, milletinedir sana değil.

Sessizliği, devletinedir sana değil.

*****

Kadınız ya hani, bir yanımız hep kırılgan hem şefkate aç. Sevilmeye odaklıyızdır, sevmeye değil.

İşte bu öyle bir sevgidir ki; belki kadın fıtratına bile aykırıdır.

Vatanı sevmenin cinsiyeti mi olur?” diye ahkam kesenler olacak bunun üzerine tabi.

Oluyor! Vallahi de billahi de oluyor! Hanginiz; kadınlık fıtratından vazgeçip kendini bu sevgiye adayan bir kadına şahit oldunuz?

Olamazsınız çünkü hiçbir erkek buna izin vermez.

Olamazsınız çünkü biz kadınlar sevilmeye alışmışız, karşılıksız sevgilere tahammülümüz yok.

Olamayız çünkü o ruh en son Kurtuluş Savaşı mücahidi Gördesli Makbule ile beraber toprağın yedi kat dibine girdi…

Şimdi öyle bir dönemde yaşıyoruz ki;  kadın erkek hiç fark etmez o ruha sahip olamayacak kadar masum değiliz.

Kirliyiz…

*****

Ha şöyle bir gerçek var ki; kadın olarak bu sevgiye kendinizi adamak isteseniz bile sizi kirletiyorlar.

İçinizdeki o en masum sevgiye, kanlı ellerini uzatıyorlar.

Yoruyorlar, kırıyorlar, üzüyorlar.

Ama ne yaparlarsa yapsın küstüremiyorlar.

İşte o zaman kazanan siz oluyorsunuz, kaybeden onlar.

Sadece yaşayan bir ölüden farkınız kalmıyor o kadar…

*****

Devleti sevmek öyle bir şey ki…

Bir yandan bu hengamede yitip giderken; insanların acımasızlıklarla örülü demir parmaklarına hapsedilince bedeniniz, ruhunuzun özgürlüğü için adeta savaşıyorsunuz.

İşte öyle bir savaşın içindeyim ki, sol yanımdan kurşunu yemiş gibiyim ne yaralıyım ne ölü…

Öyle bir savaşın içindeyim ki, karşımda kimler var göremiyorum…

Sadece yanımda duran birisi olsun istiyorum, arkamda değil. Öyle hemen aklınıza gelen materyal kavramlara sahip bireyler değil tabi (eş, koca, sevgili, dost, yar, arkadaş…)

Devleti severken, ızdırabımı kanına katacak birisi…

Devleti severken, bu yangına şahit olacak birisi…

Devleti severken, saçımın her teline düşen aklara dahi el uzatan birisi…

Var mı peki?

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

5 Yorum