Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

DUYGULAR MI ÖNEMLİ AKIL MI?

Acaba biz insanlar için duygular mı daha önemlidir, yoksa akıl mı?

Soru her ne kadar “yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan” gibi olsa da, konuya girince öyle olmadığını anlayacaksınız.

Duygu katılmamış akıl da, akıl olmayan duygu da sizce ne kadar anlamlı olur?

Sadece duygularımızın bizi yönlendirmesi ile hareket edecek olursak, burnumuz pislikten kurtulmaz.

Kılavuzu akıl olmayan duygu, insanı mahcup eder.

Bu girizgâhtan sonra esas konuya girebiliriz.

28 Şubat’ı meşrulaştırmak için yazılan senaryonun bir parçası olan Ali Kalkancı’lar, Fadime Şahin’ler, Müslüm Gündüz’ler o zaman için Müslümanlar tarafından savunulan değerlerdi. Aczmendi’lerin bir anda ortaya çıkarak İslam’ı temsil ediyormuş gibi rol üstlenmeleri Müslümanları ikiye böldü.

O an duygular öndeydi ve insanlar duyguları ile hareket ediyordu.

Oysa böyle bir durumda önce aklımızı kullanmalı ve “Bunlar ne yapmak istiyorlar” sorusunun cevabını aramalı idik. Bunu yapmadık.

Şimdi her şey daha net görülmeye başlandı. Dün onları savunanlar pişman olsa da, son pişmanlık fayda getirmedi. “Bin yıl sürecek” dedikleri demokrasiye yapılan balans ayarlarının ülkemiz üzerindeki kara lekesi hiç unutulmayacak.

Demek ki neymiş?

Aklın kılavuzluğu yoksa, duygular aldatabilirmiş.

Şimdi de Adnan Oktar ve kedicikleri gündemimize girdi.

Zaten gündemimizde idi. Gündemden hiç düşmediler.

Harun Yahya mahlası ile yazdığı dini kitaplar bazı Müslümanların gözdesi haline gelmişti.

Hiçbir zaman sevemediğim bu adam yüzünden, bazı mesai arkadaşlarımla çok ciddi münakaşalar yaptığımı hatırlıyorum.

Müslüman akıl sahibidir. Feraset sahibidir. Müslüman iğnenin deliğinden Hindistan’ı görmelidir. Hiç yanılma olmaz mı? Elbette olur.

İnsanız, hatamız da olacak.

Hemen her türlü meseleye ihtiyatla yaklaşmayı göz ardı edersek, çok aldanırız, çok yanılırız. Biz bu konularda ihtiyatı bıraktık, duygularımızla hareket ettik.

İslam karşıtlarına karşı o tür ipsiz, sapsızları ne adına korumaya geçtik, anlamıyorum. Oysa biz Müslümanlar onların ağızlarının payını vermeliydik. O tür hareketlerle İslam’ı yaraladıklarını önce biz görmeliydik.

Müslüm Gündüz’ü yine birileri gündeme getirme gayreti içinde. Bu defa aldanmamalıyız. Onların İslam’ı karalamak adına seçilmiş piyonlar olduğunu önce biz görmeliyiz.

FETÖ alçağının ülkemizi nasıl sıkıntılara soktuğunu 15 Temmuz’da hep beraber gördük. Ülkemizin çok büyük bedeller ödediği 15 Temmuz kalkışması bize bir kere daha gösterdi ki, Müslüman aklını kullanmalıdır.

İtiraf etmek gerekir ki, FETÖ çok iyi kurgulanmış bir senaryo idi. Bu senaryo bir günde ortaya çıkmadı. 40 yıl kendilerini gerçekten iyi saklamışlar. Devletin kılcal damarlarına kadar sirayet etmişler, karda yürümüşler ama izlerini bırakmamışlar.

Allah doğrunun yanında.

Tedbirsiz tevekkül olmaz. Öyleyse önce devemizi sağlam bir kazığa bağlayacağız, sonra Allah’a emanet edeceğiz.

Yani insanların saçları, sakalları, sarıkları, kaftanları bizim için ölçü olmamalı.

Müslüman için ölçü, Muameledir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.