KORONA TASINI TARAĞINI TOPLAMIŞ TAM GİDİYORDU Kİ…

İnsanlar sezonu açtık diye şen şakrak, kahkahalar atıyorlar. Maskemizi taktık diyenlerin bile maskeleri ya cebinde, ya elinde,  ya çenesinin altında!

Pazar günü görüntüleriyle Korona, sıkıldık diyenlerin, bunaldık diyenlerin bütün kuralları bir kenara bıraktığı hatta paramparça ettiği ve bunu bir marifetmiş gibi paylaştığını görünce ne yapsam acaba, biraz daha kalsam nasıl olur diye düşünmeye başladı!

Aslında, Korona tasını tarağını toplamış tam gidiyordu ki…

Cumartesi ve Pazar günü gitme dur, gitme kal diye çağrılar gönderdik Korona’ya…

Kimimiz hodri meydan dedik, meydan okuduk her yerde!

Kimimiz, hiçe saydı ülkemizde yaşananları, sağlıkçılarımızın cansiperane mücadelesini!

Üstelik, bir hafta sonra göstergelerin ne olacağını, nerelere varacağını hiç düşünmeden!

Sosyal mesafe nerde kaldı sorularına insanlar sırtını döndü, ne duydular, ne gördüler!

Oysa, insanın kendini dışarı atması başkaydı, dikkat edilmesi gereken kurallara bir süre daha uyması daha bir başka!

Yasakları delmeye, yasaklara karşı koymaya, yasaklara uymamaya karşı, içimizde var olan dayanılmaz istek hafta sonu depreşti!

Üç aydır kapalı kaldık, bize de yazık, böyle hava kaçar mı? Üç aydır, bugünlerin hasretini çekiyoruz, Koronaya selam söyle, gelmezse hatırım kalır, dedik ve ekledik;

Biz görevimizi yaptık, dışarı çıkmadık, kendimizi evlere hapsettik, maske taktık, mesafeleri koruduk, buraya kadar, bizden bu kadar, yetmedi mi Koronadan ve onun koyduğu kurallardan çektiğimiz!

Zaten çekip gitmiş diyorlar. Bitmiş abi Korona! Takmışım maskemi, kolonyam hazır, mesafe konusunda biraz sıkıntı var gibi amma, onu da biz değil Korona düşünsün! 

Korona ne düşündü henüz bilmiyoruz!

 

ALT TARAFI FELEKTEN BİR GÜN ÇALDIK!

Koronaya meydan okuyan, başta Avrupa kıtasındaki ülkeler olmak üzere Kuzey ve Güney Amerika ölüm vadisine döndüler.

Biz bütün bunları unuttuk! Korona, ne diyor bunlar, neden kulaklarım çınlamaya başladı diye olup-bitenlere şöyle bir baktı.

Ben galiba acele ediyorum dedi. Anladım ki, benim burada biraz daha işim var gibi.

Bu arada, Korona bitti, çekti gitti, bir daha gelip de ne yapacak diyenler, maskeyi de unuttular, sosyal mesafeyi de… Bu kadar da olmaz, denildiğinde ise…

Ne yaptık ki dediler! Alt tarafı felekten bir gün çaldık! Sahiller, plajlar, ormanlık alanlar, piknik alanları doldu taştı!

Bir bizi mi gördün, şöyle çevrene bir bak, kurallara, yasaklara uyan bir tane insan göster diye herkes birbirine attı topu!

Bazıları da; hani Korona, hani nerde? Göster abi? Kıtalararası geziyor! Asya’yı Avrupa’yı bitirdi, kapağı attı Amerika’ya…Brezilya dururken ne işi var Türkiye’de?

Hem biz maskemizi taktık, hava güzel, ailemiz yanımızda, eş-dost yanımızda, bugün de keyfimiz kaçmasın abi, demekten kendilerini alamadılar!

 

HEP BERABER CANINA OKUDUK YASAKLARIN!

Yasaklar kalktı kalkalı, pek bir rahatladık! İnsanımıza değişik bir güven hissi geldi. Yeni normale karşı gardımızı aldık, bundan sonra senin yasaklarını da, kontrollü hayatını da takmıyoruz deyiverdik! Sen yoluna, ben yoluma, girme benim koluma deyip, kontrollü hayata resti çektik!

İstisnalar haricinde, ne kontrollü hayatı, ne de yeni normali kimse sevmedi, sevemedi.

Çünkü, kontrol kavramıyla devam eden, çık-dolaş amma, dikkatli ol, tedbiri elden bırakma,  tehlike henüz geçmiş değil ikazları karşısında, daral geldi, yeter artık tepkileri duyulmaya başladı!

Bu hafta sonu, yasakların canına okuduğu için, söylenilenlerin tam tersini yaptığı için pek mutluydu insanımız!

Bunca tedbirli davranış sergiledikten sonra, aylar öncesinde İtalyanların, İspanyolların ve İngilizlerin yaptığı yanlışlıkları neden yaptığımızın bir cevabı ise yok!

Cevap arayan hafta sonu görüntülerine derinlemesine bakmalı.

Binlerce, on binlerce insanın hayatını kaybettiğini ve kaybetmeye devam ettiğini,  görmezden gelmeye devam etmemiz anlaşılır gibi değil!

Çok sıkıldık, doğru! Aşırı bunaldık, doğru! Psikolojimiz bozuldu, o da doğru.

İçimize kapandık, duygusallaştık yalan değil! İsyan bayraklarını açalı da çok oldu!

Ancak, hayat yaşamaya değmez mi? Ne oldu o meşhur sabrımıza? Nereye gitti o itidalli duruşumuz?

 

ESNAF ENDİŞELİ, MÜŞTERİ TEDİRGİN!

65 yaş ve üstü dükkan ve işyeri sahipleri, geçtiğimiz hafta dükkanlarını açmışlardı. Onların bazılarıyla yüz yüze görüşme imkanım oldu.

Siftah etmedikleri günlerin olduğunu, gelen müşterilerin ise tedirgin davranışlar sergilediklerini söylediler.

Bu et döner, tavuk döner satan yerlerde de var. Lokantalarda da, başka sektörlerde de.

Birkaç tanesinin içine girdim baktım. Eskiden oturacak masa bulunmazdı aynı yerlerde.

Bazılarında benden başka müşteri yoktu. Bazılarında ise bir kaç masa doluydu. 

Daha yolun başı, insanlarda, dükkan ve işletmelerde alışacak, biraz bekleyecek, az değil üç aya yakın süre kapalı kaldılar gibi bir çok haklı gerekçe ileri sürülebilir.

Ancak, esnaf, müşterilerin bu tedirginliğinden endişeli. Ay dediğin geçip gidiyor. Kira var, çalışan insanların maaşı var. Yeni normal, normalleşmeyi ne zaman sağlayacak soruları şimdilik, bekleyelim görelim çizgisinde…

 

YASAKLARA SADECE 65 YAŞ VE ÜSTÜ OLANLAR UYDU!

65 yaş ve üstü haftalar sonra, nihayet kalabalıklara karıştılar. Şehrin ıssız sokaklarında dolaşmakla, kalabalıklara karışmak arasındaki farkı yakından gördüler.  Pandemi döneminde ilk kez kalabalıklarla karşılaşan bu yaş grubu, gördükleri ve yaşadıkları karşısında şaşırdı kaldı!

Nasıl mı?

Kendilerinden başka, kimsenin yasaklara filan aldırdığı yoktu!

Gençler el ele, kol kola ve maskesizdiler.  Mesafeyi sıfırlamışlar, maskesi olanlar çenesinin altına indirmişler, birçoğunda da maske yoktu!

Korona, salgın, bulaşma riski umurlarında değildi!

Korona yokmuş gibi,

Şehrin sokaklarında pusuya yatmamış gibi,

Böyle yakınlaşmalara ve kalabalık ortamlara girmekten vazgeçmiş gibi davranışlar sergilediler!

 

KORONA, SEVİNÇTEN ZİL TAKTI OYNADI HAFTA SONU!

Hafta sonu, Korona şehrimizi eskisinden daha çok sevdi. Dedikoduları boş çıkarmadı. Daldı insanların arasına horon tepti, halay çekti, çiftetelli oynadı. Şarkılara-türkülere eşlik etti. Mesafe koymayanların arasına oturdu. Maske takmayanları daha çok sevdi. Aynen böyle devam edin dercesine cesaretlendirdi!

Çay bahçelerinin küçücük masaları etrafında da mesafe yoktu. Korona geldi o masalara da oturdu!

Bazı mağazaların girişine konan mesafe işaretlerine uyulması ise teselli vericiydi!

Sigara içen kadınların ve genç kızların sayısı erkeklerle rekabet edecek ölçülerdeydi. Sigaralı muhabbetler, sosyal mesafesiz, maskesiz, açık havada hiçbir şey olmaz mantığıyla gün boyu sürdü gitti!

Bu manzaraya karşı Korona ne mi yaptı?

Onun cevabını bir hafta sonra, on gün sonra alacağız, inşallah hızla düşen rakamlar yerinde sayar! İnşallah, Korona gerçekten tasını tarağını toplayıp, bir daha gelmemek üzere çekip gitmiştir!  

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum