1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. SELDEN, EĞİTİME BİZİM KONYA…
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

SELDEN, EĞİTİME BİZİM KONYA…

A+A-

Bugün yine etliye sütlüye karışmadan orta yollu bir yazı yazmak için kendimi zorlayacağım. Dua edin inşallah başarılı oluruz.

SİLLE’DE SEL

Allah afatından korusun eskilerin dediği 40 ikindi yağışları bu yıl biraz sert geçiyor. İnşallah hayırlı yağışlar olur. Hasar olmadığı sürece bu yağışlar çiftçilerimizi yeniden ümitlendirmeye başladı. Çünkü geçtiğimiz ay ki yağışlar yetersiz imiş.

Bu yağışlar olacak. Türkiye ve Konya’mızda küresel ısınmaya karşı hiçbir ciddi ve kalıcı çalışmalar yapılmadığı sürece bilimsel olarak görünen şu ki bugün bu yıllar iyi yıllarımız. Yine o bilimsel olarak yapılan çalışmalarda (Dünya örgütlerinin yaptığı çalışmalara göre) Türkiye’nin harita üzerinde kuraklık olarak sapsarı gösterildiği yılları biz göremeyiz zaten. (Çok şükür)

Tekrar biz yağışlara dönelim.

Bu yağışlar eskiden de olurdu ve bundan sonra da olacak. Gelin görün ki doğa, tabiat ana intikamını alır. Biz öyle bir şehirleşme içerisindeyiz ki alt yapısını tamamlamadan yerleştiğimiz için bu yağışlar istenmeyen durumlarla karşılaşmamıza sebep oluyor.

Cumartesi günü yağan yağış yüzünden BÜSAN’da nasıl bazı fabrikalar yağmur felaketinden kurtulmaya çalıştı ise Pazar günü de özellikle Sille bölgesinde resmen sel vardı. Ne olur Sille deyip geçmeyelim. Burası 5 bin yıllık bir tarihin olduğu yer. Arasanız böyle bir yeri bir daha bulamazsınız.

Pazar günü gündüz Sille’deki yağışın fotoğraflarını PUSULA Gazetemizin internet sitesinde paylaşmıştık. Bunlar da pazar gecesi Sille’den gelen fotoğraflar;

foto-1-617.jpgfoto-2-509.jpgfoto-3-354.jpg

Tamam bu şehirde araç sayısı artıyor. Bu şehirde hızla ve hızla konut sayısı artıyor. Bu şehirde yaşayan insan sayısı artıyor. Bu artışları ve artış oranlarını çoğaltabiliriz.

Ama bu şehirde alt yapı ne yazık ki yenilenmediği için artışlardan dolayı kaynaklanan bu tür üzücü olaylar daha can sıkıcı olmaya devam ediyor.

BAŞKANA MANİPÜLASYON MU YAPILIYOR?

Sanayici iş adamımı bir büyüğümüz bu Aksaray yolunun bakımsızlığı ile ilgili olarak sürekli bize yazıyor ve burası ile ilgili olarak bize sürekli fotoğraflar gönderiyor.

İşte bu abimizin bizimle paylaştığı ve gönderdiği son fotoğraf karelerinden bir tanesi. 

“Uğur Bey geçen gazetede haberlerde büyükşehir belediye başkanımız “bizim hakkımızda manipülasyon yapılıyor” diyordu. Doğrudur ama bu resimde olduğu gibi bu molozlar da ramazan ayının ilk günlerinden bu yana hâla yolda. Kazadan kalan kalıntılar hâla duruyor.

Bir de geçen yazmıştım. Bu Aksaray yolundaki ağaçlar kuruyor bakımsızlıktan diye.

foto-4-227.jpg

Başkan bu yoldan hiç geçmiyor her halde burası Aksaray Yolu, Algida’nın karşısı.”

…………….

İŞ DÜNYASININ KORKTUĞU

YENİ DOLANDIRICILIK SİSTEMİ

Bir dostumuz bize hiç bilmediğimiz ilgi alanımız olmadığı içinde son derece cahil kaldığımız bir konu ile ilgili şunları yazıyordu. Anlamadığım, bilmediğim konu ile ilgili yorum yapamayacağım için durumu size bize geldiği biçimde olduğu gibi aktarıyoruz;   

“Uğur Bey Merhaba,

Ticaret erbabına yönelik olarak kare kodlu çekler konusunda Konya'mızda yapılan dolandırıcılık vakaları için KTO tarafından bu sabah bilgilendirme yapılmıştı. Bu bilgilendirme üzerine KKB yetkililerine durumu aktardım ve gelen cevap aşağıdaki gibidir. Sizin aracılığınız ile de kamuoyu yeniden bilgilendirilebilir.

Saygılarımla. Hassasiyetiniz ve geri bildiriminiz için çok teşekkür ederim.”

………………

Konuyla ilgili dün KTO’dan Mustafa Atiker ile telefonda da görüştük.

Karekodlu Çek sistemindeki karekodlar, sahte/ikiz çekler için bir koruma değildir. Maalesef genel algı bu yönde olabiliyor ancak karekod yalnızca keşideci raporuna erişim için tasarlanmıştır.

Kağıda basılı karekod, barkod veya benzeri bir basılı kodun kopyalanmasını engellemek mümkün değildir.

Gerek firmalarda, gerekse odalarda yaptığımız tanıtımlarda, sistemin sahteciliği önlemek için tasarlanmadığını ısrarla belirtiyoruz.

Şu anda elektronik çek projesi ilerlemekte ve önümüzdeki yılın başında kullanıma başlanmasını bekliyoruz.

Sahte ve ikiz çekleri önleyebilecek tek yol elektronik çek olacaktır. Elektronik ortamda keşide edilen ve ciro edilen çeklerin fiziki bir kopyası olmayacağından kopyalanması da mümkün olmayacaktır.

Bilginize sunarım. Saygılarımla…”

………………

Anlayan anlamıştır inşallah.

EĞİTİM BİZİM GÖZ BEBEĞİMİZ

Eğitim konusunda en ufak bir olumsuz bir şey yazmam. Hayat felsefemde iki konu benim için olmazsa olmazdır. Biri eğitim ikincisi spor.

Eğitim olmadan hiç bir şey olmaz.

Eğitim ilk önce evde başlar sonra okullarımızda gelişerek devam eder gider. Bunun da sonu yoktur.

Biraz sonra aşağıda paylaşacağımız konu ve fotoğraflar bize cuma günü geldi. Yani okulların tatil olduğu gün geldi. O gün bunu dile getirmek istemedim. Çünkü binlerce öğrencinin on binlerce acile büyüğünün, fedakâr yönetici ve öğretmenlerimizin bu günün de kötü bir fotoğraf karesinin hepsini birden yaralamasını istemedim.

Binlerce güzel eğitimcinin yanı sıra bir eğitimcimiz farkında olmadan yanlış yapabilir mi?

Yapabilir.

İşte bu da bizim gazetecilik mesleğinin nankör kısmı gibi hemen camiaya büyük zarar verir.

Bir vatandaş çektiği fotoğrafları ve konuyu bizimle şöyle paylaşıyordu;   

“Uğur abi kolay gelsin.

Bugün Konya Yapıcı İlköğretim Okulu’ndaki öğretmenlerin rahatlığı moralimi çok bozdu. Gündüz okul saatinde okulda ilkokulda okuyan küçük çocuklarının önünde mangal partisi yapıyorlar.

foto-5-147.jpg

İnsan mangala gittiği zaman bile yanındaki, çevresindeki insana ikram eder; çünkü boğazından geçmez.

foto-6-099.jpg

Ama koskoca öğretmenler ise hiç sıkılmadan okulda o küçük çocukların önünde nasıl yediniz? Çocuklar size bakarken, nasıl boğazınızdan geçti o lokmalar?

foto-7-063.jpg

Eskiden beri gelen bir söz var; birinin yanında yediğin zaman canı çekerse, sana yılanı sokar derlerdi.

Be okul müdürü mangal yakacaksan al öğretmenlerini götür piknik alanına. Sağ olsun belediye her tarafa park yaptı.”

……………………..

Bu konuyu yorumsuz geçmek istiyorum. İnşallah yarın daha iç açıcı konulara değinme şansı buluruz.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Kimse sizin için yaşamıyor yaşamın içinde siz varsınız. Hepsi bu işte.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Yayalar ışıklarda geçerken kendilerine kırmızı yandığı halde hâlâ ellerinde telefonla konuşarak kendilerini ve sürücüleri tehlikeye atmadıkları zaman daha iyi ADAM oluruz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

16 Yorum