TOPLU ULAŞIMDA ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE BİR KIYAK YAPILABİLİR Mİ?

Bugün yine birbirinden farklı konulara siz samimi dostlarımızın ve sadık okurlarımızın yönlendirmesi ile değinmeye çalışacağız.

Lafı uzatmayalım bu şehirde her şeyin olduğuna ama tak bir şeyin olmadığına hala ısrarla ve inatla inanmaya devam ediyorum.

Bu şehirde ve bu şehrin insanında para var. Hem de çok. Bu şehrin insanı inançlı düzgün ve temizdir. Bu şehrin insanı ufukludur. Bu şehrin insanı girişimcidir. Bu şehrin insanı cesurdur. Bu şehrin insanı yardımseverdir…

Bu şehrin insanları için ne kadar güzel kavramı varsa hepsini yazabilirsiniz.

Amma velakin bu şehrin insanı için hiç kusura bakmayın da “samimidir” diyemezsiniz. Bizim tek bir eksiğimiz var tek bir kusurumuz var o da samimiyetsizliğimizdir.

Biz bugün de sizlerin samimiyetine güvenerek, samimiyetle bir şeyleri yazmaya çalışalım.

OĞUZ ŞİMŞEK VE REMZİ AY’A

HASSATEN TEŞEKKÜR EDERİM

Sözüm ona önceki gün basın bayramı idi. Bu Basın Bayramı vallahi de yalan billahi de yalan var sende biraz oyalan dedikleri kandırmaca işi. Bunu ne bizim meslektaşlarımız söyler ne de bizi yönetenler hatta sözüm bizim bayramımızı kutlarken aslında bizlerle dalga geçen siyasiler ve büyüklerimiz.

Neyse basın bayramı diye bizzat gazetemize gelen, telefon eden tüm dostlarımıza teşekkür ederim. Ama gelen telefon için de benim için iki özel isim vardı. Ben de buradan onlara teşekkür etmeden geçemeyeceğim.

Telefon ederek bizi kutlayan İYİ Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sayın Oğuz Şimşek Bey bu jesti ile beni ilk tanıştığım günkü intibası ile yanıltmamış oldu. Hiçbir başkan ve adayı telefon dahi etme zahmetinde bulunmaz iken belki de iki defa görüştüğümüz Oğuz Bey inanın beni hem şaşırttı hem de mutlu etti.

Haaaa sözüm ona bir de o kadar spor sevdalısıyız değil mi?

Vallahi taaaa Ankaralardan Mehmet Baykan’ın sağ kolu Remzi Ay abimiz bu samimiyetini gösterdi ve bizi şaşırttı.

Bu iki şahsı ve diğer isimlerini yazamadığım tüm samimi insanlara ben de huzurlarınızda teşekkür ederim. İyi ki varsınız.

SELÇUKLU BELEDİYESİNİN DUYARLI

İNSANLARINA TEŞEKKÜR

ETMEYE DEVAM EDİYORUZ      

O spor salonundaki kirliliği dile getiren okurumuz  MUSTAFA T..... bey önceki günde şunları bizimle paylaşıyordu;

“Abi dün Özalkent’teki tesise sporumuzu yapmak için gittik. Sorumlu temizlik personelinin bizzat başında elemanlar her 15 dakikada bir temizlik yapıyorlar ıslak zeminde biriken sular derhal çekiliyordu. Tesis elemanları bastan aşağı silkelenmenmiş herkes görevinin basında idi. Sana buradan tekrar teşekkür ediyorum.”

………….

Estağfurullah. Biz sadece görevimizi yapmaya çalışıyoruz. Diğerlerinde olduğu gibi burada da maksat hâsıl oldu ise ne mutlu bize. Biz de Selçuklu Belediyesine ve bu tesisin duyarlı yöneticilerine sizlerin adına teşekkür ediyoruz.

RESMİ KURUMLARI VE

BELEDİYELERİ İNCİTMEK Mİ?

Hazreti Pir’in dediği gibi “Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendi gibi bilir”… Allah’a şükürler olsun ki bizim her kesimden okurumuz, dostumuz ve takipçilerimiz var. Bakın önce bir müftünün oğlu ve kendisine hafız olan dostumuz ne yazıyordu;

“Sa. Abi yazını okudum şimdi harika.

Fakat bu resmî daire veya belediyeleri biraz daha acıtarak inciterek yazmanı istiyorum. Bu kadar vurdumduymaz bu kadar aymazlık bu iktidara verdiğimiz oyların haram olsun deme noktasına getirenlerden Allah hesap soracaktır.

Dedeman’ın oradaki kapalı havuz belediye kontrolünde şimdi.

Bu kadar güzel bir tesisi ama burayı tek kelime ile b… götürüyor.

Kimsenin de umurunda değil, tuvaletler pislik içinde, duşlar desen aynı. Bir şok havuzunun suyu 2 ayda bir değişir mi abi?

Eşya dolaplarının kilitleri bozuk, ya anlatacak o kadar çok şey var ki.

Haaaa bu arada 55 yaşında üniversite sınavına girdim ve ilk 1.200.000 içindeyim.

1980 yılından bu yana. Bir tek sayfa açmadım.

Bizi okutanların ayaklarının altını öpmek lazım demek ki.

Selam ve dua ile Allah’a emanet.”

…………….

Bu dostumuzun kısa ve öz paylaşımından iki ayrı konu çıkardım.

Birincisi şu, “Fakat bu resmî daire veya belediyeleri biraz daha acıtarak inciterek yazmanı istiyorum. Bu kadar vurdumduymaz bu kadar aymazlık bu iktidara verdiğimiz oyların haram olsun deme noktasına getirenlerden Allah hesap soracaktır.”….

Aman güzel abim. Abim benim can dostum. Bu dediğin kurumları incitmek mi? Allah aşkına biz seninle dost değil miyiz? Biz sizinle ailecek görüşmüyor muyuz? Biz sizinle yurt içi yurt dışı yol gitmiyor muyuz? Biz sizinle ekmeğimizi bölüşüp paylaşmıyor muyuz?

Biz bizi yönetenleri nasıl incitebiliriz?

Haddimize mi düşmüş?

Sizlere yalvarıyorum Allah aşkına empati yapın. Böyle bir şeyi yapmak bizim haddimize mi? Biz büyüklerimiz nasıl uygun görürlerse o şekilde yazar-çizer ve de konuşuruz.

Bazen densizlik yapıp haddimizi aşıyoruz. Ondan sonra da kendimizi affettirmek adına 50 takla, 30 parende atıyor dahası 1 dakikada havada kalmaya çalışıyoruz.

Beni bu konuda af edin.

İkiiiiiii; işte eğitimin kalitesizliği ve geldiğimiz noktayı yazdıklarınız ile en iyi şekilde siz yaşamışsınız. Bu konuda kim ne yazarsa kim ne söylerse Allah sizi inandırsın az bile. Ama artık her yerde olduğu gibi bu alanda da dam alçak değnek kalkmıyor… 

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE

BİR KIYAK YAPILABİLİR Mİ?

Bizim okurlarımızdan üniversite öğrencisi Emre bakın düşüncelerini bizimle nasıl paylaşıyordu;

“Uğur abi merhaba.

Ben Selçuk Üniversitesi öğrencisi Emre …………..

Köşenizde Konya’nın sorunlarından bahsetmenizi ve vatandaşların söylemlerini dikkate almanızı dikkatle takip ediyorum. Size sadece Konya’da bulunan bir sorundan bahsetmek istiyorum.

Ben Selçuk Üniversitesi öğrencisiyim ve üniversite öğrencisi olduğumu belirten bir kartım var. Bu kartı hem fakülteme girerken hem de tramvay ve otobüste kullanabiliyorum. Buraya kadar her şey normal. Fakat ben tramvay ve otobüse bindiğimde tam ücret veriyorum. Yanlış okumadınız, “öğrenci kartımla” turnikelerden geçerken tam ücret veriyorum. Bunun da herhalde hiçbir mantıklı açıklaması bulunmuyor. Üniversite öğrencisi olan herkesin ulaşımdan indirimli yararlanması gerektiğini düşünüyorum.

Zaten öğrenci mahallesi olan Bosna-Hersek Mahallesi’nde otobüs hizmeti çok zayıf.

İlginiz için çok teşekkür ediyorum, işinizde kolaylıklar dilerim.”

…………..

Emre yazınca aklıma geldi. Benim DSİ’den emekli bir dönem siyasetle de ilgilenmiş eskinin ANAP’lısı günümüzün AK Partilisi bir Derviş abim var.

Derviş abi bu konuyu bana iki defa uzun uzun anlattı.

Hatta özetle şöyle dedi “Uğur’cum benim yaşım kemale erdiği için kartım var. Ama bu kart ile otobüse tramvaya ya iki defa bindim ya da üç. Yani dört defa binmedim. Anlıyorum ki Büyükşehir hiçbir beklentimizde indirim yapmayacak. İstanbul Ankara’da olan indirimleri biz boşa bekleriz gibi. Ama sen adaşın Başkana söylesende bari üniversite öğrencilerine toplu ulaşımda indirim yapsa. 

Bak ben MTTB’den yetişmeyim. İstanbul’da üniversitede başkanlık da yaptım.

Toplumda içinde bulunduğumuz bazı çok kritik sıkıntılardan dolayı özellikle kız çocuklarının durumu vahim. Bu durumu örnekleri ile bizim eski arkadaşlara hatta bazı vekillerin babalarına bile aktardım. Ama kimsenin umurunda olmadığını gördüm. Bunun için durumu sana anlatıyorum. Belki sendi Uğur Başkan’a anlatırsın….”

……………..

Evet eğri oturalım doğru konuşalım.

Bu vesile ile de bir şeylerin ucunu kanatalım.

Başta Konya Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerde para yok. Borç çok. Ödemelerinin zamanı geçtiği için sırada bekleyen müteahhitler kuyrukta. Başta Uğur Başkan olmak üzere herkes yeni yeni kaynaklar bularak bu topu çevirmeye çalışıyorlar. Adeta para işinde cambazlık yapıyorlar. İyi Parti meclis üyelerinin tüm zorlamalarına rağmen bence kimse suyundan park ücretlerine kadar belediyelerden indirim filan beklemesin.

Kendinizi Uğur Başkan’ın yerine koyun ve empati yapın.

Siz olsaydınız bu çarkı nasıl döndürebilirsiniz?

Haaaa geçtim indirimleri birileri de bu ortamda yeni yatırım yeni proje filan bekliyor.

Daha çok beklersiniz. Tekerin dönmesi ve hızlanması için önce tekerin durmaması gerekir. Reis’in talimatı ile yüzde ellisi tamamlanmış projeler iptal edilmiyor mu?

Ülke ve şehir çok ciddi bir dönemden geçiyor.

Ama üniversiteli Emre ve bizim duyarlı abimiz Derviş abinin anlattıklarını dinleyip bu pencereden de konuya baktığımız zaman bu sosyal olayın şimdilik derinleşmemesi için belki Başkan öğrenciler için bir şeyler yapabilir diye düşünüyorum.

Başka da bir şey diyemiyorum.      

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Ey gönül! Başkasından yardım ve dostluk umarak yaşama, düşmandan da korkma! Devlet ve saltanat ancak Allah (C.C.) ’ın verdiğidir.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?    

Sağa ve sola dönüş için verdiğimiz sinyali unutup kilometrelerce dönüş sinyalli şekilde ilerlemediğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.  

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
26 Yorum