Tutkalımız İslam kardeşliği olmalı

Konya Aydınlar Ocağı, Halep Türkmenlerinden Mustafa Cuma’yı konuşturarak güncel bir konuyu daha gündeme taşıdı.

Suriyeli adaşım sayesinde Suriye’deki Esad rejimi hakkında bilmediğimiz pek çok şeyi de böylece öğrenmiş olduk.

Türkiye’de Suriyelilerin sayısı 3 milyona ulaştı. Konya’daki sayıları ise 80 bin. Az bir rakam değil. Cuma diyor ki, Türkler ile Suriyeliler arasındaki en büyük kopukluk ve anlaşmazlık “iletişim” kuramamaktan kaynaklı diyor.

Suriyelilere verilen iftar yemeği geçtiğimiz Pazar günü eski stadyumda ve yol trafiğe kapatılarak verilmişti.

Niçin açıkta değil de kapalı bir yerde verildi?

Güvenlik gerekçesiyle.

Bu da gösteriyor ki, Konya’ya mülteci olarak gelen Suriyeliler ile Konyalılar arasında bir “güven” sorunu var.

Henüz bu aşılabilmiş değil.

Suriyelilere dönük açılan geçici Eğitim Merkezleri demek ki hedefine ulaşamamış.

Biz bunu 08-15 yaş aralığındaki Suriyeli gençlerin problem oluşturmalarından ve toplumla uyum sağlayamamalarından dolayı patlak veren olaylardan anlıyoruz.

Entegrasyon kolay bir şey değil.

İletişim kurabilmek için okullaşmak ve dil kurslarının yaygınlaştırılması gerekiyor. Bu iletişim kurmada atılmış önemli bir adımdır.

Konya’daki STK’lar bu konuda biçilmiş kaftan sayılır.

Herşeyden önce iletişim kurabilmek için her iki tarafın da dil konusunu halletmeleri gerekiyor.

Cuma’nın dediği gibi Konya’ya Suriye’nin eğitimsiz ve kültürsüz en ücra köşelerinden Beşar Esad rejiminin zulmüne uğramış insanlar geldi. Konya’nın kaderi ve yaşadığımız talihsizlik bu.

Bu olumsuzluğu ve kaderi değiştirmek de bizim elimizde.

Bizim Arapça bilen öğretmenlere, eğitmenlere büyük ihtiyaç var. Konya’nın akîl insanları bu sorunu halletmeleri lâzım.

Suriyelilerin de Türkçe’yi öğrenmeleri için can atmaları gerekiyor.

Bu Müslüman kardeşlerimizi Türk kültürüne, Konya’nın örf ve adetlerine entegre edebilmek için de elimizde bir plan, program ve proje olması gerekir.

Bu adımın biran evvel dernek ve vakıfları harekete geçirerek bizim tarafımızdan atılması gerekiyor.

Bunu biz yapmaz isek SOROS destekli STK’lar devreye girerek Konya’yı karıştırmak isteyen birtakım gizli güçlerin tekere çomak sokmalarıyla işler daha değişik mecralara doğru kayabilir.

Bunu önlemek ve Suriyelilere yardım etmek için “ensar” bilinciyle hareket etmekte büyük fayda var.

Değerler eğitimi ile rehberlik dersleri bu Suriyeli çocuk ve gençlere de verilmeli. Suriyelilerle komşuluk ilişkileri geliştirilmeli. Suriyeli kadınların bizim Konyalı hanımlara, Konyalı kadınların da Suriyeli hanımlara bakış açıları iyileştirilmeli ve aradaki iletişim kopuklukları da behemehâl giderilmeye çalışılmalıdır.

Suriye’deki bedevî bölgelerinden gelerek zulme uğrayan ve cahil bırakılan bir toplumla karşı karşıyayız.

Konya’nın işi hiç de kolay değil.

Üniversitelerimiz ile tink tank kuruluşlarının Suriyeliler üzerinde enine boyuna çalışmaları ve bir hal çaresi bulmaları gerekiyor.

Bütün bunlar yapılırken yukarıdan desteğin de olması gerekir.

Suriye’deki belirsizlik devam ettiği sürece buradaki Suriyelilerin problem ve meseleleri de o derece belirsiz bir durum alacaktır. Onlar gelecekleri adına nasıl endişe duyuyorlarsa bizim de toplumumuzun geleceği adına endişe duymamız, bu endişeleri karşılıklı çözmek için de aramızda bir plan ve program yapmamız şart.

 

AZİZİM DİYOR Kİ…

Suriyeliler ile Konyalılar arasında güçlü bir iletişim bağı bugüne kadar ne yazık ki kurulamadı.

Bu durum her iki tarafta da endişelere yol açıyor.

Aralarındaki güven ortamını zedeleyen amillerin kapatılması gerekiyor. Kötü niyetli kişiler ve güçler araya girmeden problemleri çözmeliyiz.

Bunu yaparken de “İslâm kardeşliği” tutkalını kullanmalıyız.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.