ASLAN KONYALIM NE VERSEN YER!

Bugün çok daha sert ve öfkeli bir yazı yazacaktım. Ancak güne Sayın Valimiz Cüneyit Orhan Toprak Bey’in başkanlık yaptığı bir toplantı ile başladık. Tanıyanlar ya da tanıdığını sananlar, bilenler ya da bildiğini sananlar bu dediğimi daha iyi anlayacaklardır. Sayın Valimiz de öyle bir enerji var ki sizin ruh haliniz nasıl olursa olsun o çaktırmadan sizi alıyor, yumuşatıyor, ufalıyor, inceltiyor ve peynir böreği gibi kenara koyuveriyor.  

Her gün, her bir yerden, dahası hiç umulmadık yerlerden Sayın Toprak ile ilgili bilgiler geliyor. Ve öylesine güzel şehir ve şehrin insanı adına öylesine güzel duyumlar alıyoruz ki inanın içimiz ferahlıyor. Mesela Sayın Valimiz dün sabah üç merkez ilçe Belediye Başkanı, Kılca, Kavuş ve Pekyatırmacı’nın ve bazı bürokratların da katıldığı toplantıda yüksek sesle basının ve özgür basının şehre ve kendilerine neler kazandıracağı konusunda o kadar net konuştu ki anlayan ve de anlamak isteyen ister siyasetçi olsun isterse bürokrat vallahi ders niteliğinde idi.

Konya, Ankara ve İstanbul’da 41 yılda kaç vali ile çalıştığımı hatırlamıyorum. Ama bazı valiler bende derin izler bırakmıştır. Ve hâlâ ister başka yerde vali olsun veya merkezde vali olsun ya da emekli olsun hâlâ görüştüğüm ve engin bilgilerine danışarak saygı duyduğum valilerimiz olmuştur. Allah izin verirse ömür verirse Sayın Toprak’ın da ben de iz bırakan valililerimiz arasında olacağına inanıyorum. Sayın valimizin başkanlık ettiği 16. Uluslararası Mistik Müzik Festivali ile ilgili geniş bilgileri gazetemizde ve internet sayfamızda bulabilirsiniz.

Bugün yazımızın son bölümünde çok daha kırgın ve kızgın şekilde yazacağım konu Sayın Toprak’ın bakışından imasından dolayı çoook yumuşak geçmemize vesile oluyor. Bunu da yazmadan geçemeyeceğim.     

Şimdi yazımızın konularına hızla girelim.

TRAFİK BÜYÜK DERT

Okurumuz, Kamil Bey Karakayış Caddesi ile Fetih Caddesinin kesişme noktasındaki sıkıntıyı ve çözüm önerisini bizlerle yetkililerle şöyle paylaşıyordu.

“Uğur abi hayırlı günler.

Fotoğrafta görülen yer Karakayış Caddesi ve Fetih Caddesinin kesiştiği Çelikkayalar kavşağı. 

foto-1-010.png

Araplar Mezarlığı’ndan gelen araçlar özellikle sabah 07.30-09.00 arası iki şeritli olan yolda 3 şerit oluşturup trafiği tehlikeye sokuyorlar. Bu kavşağa bir çözüm bulunmasını istiyoruz. Gerek dubalar ile ya da kaldırım ile Araplar Mezarlığından Çelikkayalar Kavşağına kadar kapatılmasını istiyoruz.”

……………

Kamil Bey inşallah bu soruna yetkililerimiz kısa sürede geçici de olsa bir çözüm yolu bulacaklardır.

BU ÇAĞDA BUGÜN

1800 ÖĞRENCİ TUVALETE

ZİL İLE SIRAYLA GİDİYORSA…

Bir velimiz evladının ve okul öğrencilerinin yaşadığı sorunu şöyle dile getiriyordu;

“Selam Uğur Bey,

Bildiğiniz gibi memlekette bütün ortaokulları İmam Hatip Ortaokulu yaptık.

İnsanların çocuklarını gönderebileceği başka okul alternatifi ve ortaokul da kalmadı.

Bu da yetmezmiş gibi bir de tam gün eğitime geçiş sevdamız eklendi.

2020 yılına 41 kere maşallah diyebileceğim ortalama 41 kişilik mevcutlarımız olan ama yine de tam gün eğitime yüzde yüz destek verdiğimiz nur topu gibi ortaokullarımız oldu.

Bunlardan birisi de benim çocuğumun okulu. Karatay’da Prof. Dr. Fuat Sezgin Ortaokulu 1800 öğrenci, 43 sınıfla eğitime vira bismillah dedik. Aynı anda 1800 öğrenci teneffüse çıkıyor tuvaletlerde kuyruk, kantinde kuyruk, okul girişi çıkışı (idare kendince önlem almış ve 1. zille 5’ler, ikinci zille 6’lar... çıkış sağlanıyor )

Her an öğrenciler ezilme tehlikesiyle karşı karşıya. 

Ayrıca yapımında kütüphanesinden laboratuvarına kadar her şeyi düşünülüp yapılan okulda, bütün bölümler sınıfa çevrilmiş bir tane laboratuvar, bir tane kütüphane yok.

Çok mu zor bu okulda ikili öğretime geçip adam gibi 30’ar kişilik sınıflarda eğitim vermek. Güya bunu da öğretmenler istemiyormuş ikili öğretime geçişi. 

Peki yazık değil mi bu memleketin çocuklarına?

 Bir de Bakan beyin zil sesi olarak müzik yayınlamasına rağmen Konya’da zilsiz eğitime geçildi. Bu da ayrı bir sıkıntı. Zilsiz okul olur mu hiç?”

……………..

Eğitim konusu bu kadar zor ve sıkıntılı olmasına rağmen şehrimiz de bu yıl en rahat eğitim yılı sanıyordum. Ama tek tük de olsa demek ki böylesine ciddi sorunlar var. Şahsen başta Sayın Valimiz Toprak ve Milli Eğitim Müdürümüz Büyük olmak üzere yetkililerin bu tür konuları bir çırpıda çözeceklerine inanıyorum.

BU KÖPEK KONUSU

BU ZİHNİYET İLE BİTMEZ

Dün sabah genç bir iş adamımız aradı. Öfkeli mi öfkeliydi. Şefik Can Caddesinde oturuyormuş. Şefik Can Caddesi ki bugün şehrin en itibarlı en gelecek vadeden en pahalı dairelerin bulunduğu cadde. Yani VİP cadde. İş adamımız penceresinden çektiği şu fotoğrafı gönderdi;


foto-2-556.jpg

Siz de fotoğrafa dikkatlice bakar mısınız?

Siz sayamadınız ise ben saydım.

Bir karede 8 köpek var. (Benim için 8 can)

Bu dostumuz çok daha fazla köpek için belediyeye başvurmuş. 

İki üç gün sonra belediyeden şöyle bir mesaj gelmiş

foto-3-392.jpg

Yani koskoca Belediye Şefik Can Caddesinde vatandaşların gördüğünü görememiş ve sürüler halinde gezen köpeklerden sadece 1 tanesini bulmuş.

Ve dün sabah ne olmuş biliyor musunuz?

Bu apartmanda oturan bir abimiz sabah ekmek almaya gider. Dönüşte köpek sürüleri bir yerde sürü psikolojisi ile beyefendiye saldırırlar ve bu arkadaşın çenesi kırılır.

…………

Bu Konya’mızda ne acıdır ki ne ilktir, ne de son olacaktır. Büyükşehir Belediyesi köpek konusunda inanılmaz bir çalışma yapmaktadır. Seydişehir yolundaki köpek barınağı muhteşemdir. Amaaaa Konya’daki köpek sayısı ve çalışması ile bu barınak bu sorunun yüzde 10’unu karşılamaktadır. İnsanlıktan ve insanlığımızdan iğrenerek ve sadece yetkililer bu işe Allah rızası için ciddi olarak eğilsinler diye yazıyorum.

“Konya’da Aslım bölgesinde tecavüze uğramış kaç köpek var biliyor musunuz?”

……….

Evet bunu bilen canlı şahitleri isteyen her yetkili ile anında görüştürebilirim.

Allah izin verirse bu köpeklerin bu canların hem günahlarından hem de böyle korkunç gösterilmelerinden görünmelerinden vicdanen kurtulabilmek için Sayın Uğur İbrahim Altay’a bir rapor bir proje sunacağım.

………..

Peki bu işin sonucu mu?

Daha çok çeneler kırılır, çok çocuklarımızın canları yanar hastanelik olurlar, o canlar da sürü psikolojisinin yanı sıra açlık ve susuzluk ile daha çok saldırırlar. Aç hayvan, susuz hayvan ne yapar?

Allah için söyleyin.     

……..

AH POLİS AMCA AHHHHHHHHHH

90’lı yıllarda bire bir yaşadığım ve ağladım bir olayın ardından yüzde doksan dokuz Emniyet teşkilatı mensuplarına zarar vermek şöyle dursun dokunacak hiçbir konuya girmemeye çalıştım. Zaman zaman polisin kadrine uğradım, hele hele 15 Temmuz öncesi bir Polis Müdürünün çok başarılı çalışması (!) sonucu hücreye bile atıldım (bunu ömrümde ilk kez yaşıyordum. Ve o polis müdürü şuanda kırmızı bültenle aranıyor. ABD’den de ismen istenmiş durumda).

Ama hiçbir zaman genel anlamda fedakar, cefakar, vatanını ülkesini seven çilekeş polislerimiz için sıkıntılı durumları bile bile hep es geçtim.

Aşağıda birazdan paylaşacağım konuyu da üzülerek yazıyorum. Bir duyarlı vatandaşımız önce şu fotoğrafları bize gönderiyor; foto-4-259.jpg

foto-5-168.jpg

Ve şunları yazıyordu;

“Uğur hocam, yürüyüş yapıyordum, denk geldi. Alkol kontrolü yapan çok değerli trafik polisi arkadaşlara da mı poşet 25 kuruş? Kontroldeki üfleme aygıtının ucundaki plastik maddeler lütfen bu şekilde yerlere atılmasın. Saygılarımla, iyi akşamlar…”

……………

Şimdi bunları üzülerek de olsa dile getirmek zorundayız. Şimdi bu satırları okuyunca Sayın Valim de Sayın Müdürüm Yaman’da bana kızdılar. Hem de çok kızdılar. Teşkilat mensuplarını öfkelendiler diş biliyorlar.

Ama ne olur empati.

Bize güvenerek gördüğünü belgeleyerek durumu aktaran insanlara bizimde görevimiz gereği kamuoyu adına yazmak zorundayız. Siz olsanız ne yapardınız?

Biliyoruz ki polis her gün pek çok yerde bu kontrolleri yapıyor. Ve bölge bir görüntü asla olmuyor. 

BUNUN ADI NEDİR?

Gelelim bugünkü yazımızın zııııırt dediği noktaya.

İki gün önce Sayın Valimizin de katıldığı bir program yapılıyor. Bunu da biz hem gazetemizde hem de internet sayfamızda güzelce yer vererek değerlendiriyoruz. Çünkü haber güzel bir haber. 

foto-6-115.jpg

Ve haberde

Konya'nın ilk çocuk kütüphanesi Selçuklu'da açıldı

Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi, KOP İdaresi Başkanlığı ve Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile tamamlanan Selçuklu Belediyesi KOP Çocuk Kütüphanesi düzenlenen törenle açıldı.

………..

Bu haber Selçuklu Belediyeden servis edildi. Hatta haber ajansları vasıtasıyla tüm ülke basınına ulaştırıldı. Ne var ki akşam bir büyüğümüz sitem kahır ve üzüntü ile bize şöyle bir not düşüyor; (Kibar hali)

“Selçuklu’da ilk çocuk kütüphanesi Belediye (eski) yanında Dumlupınar mahallesinde 2000 yılında açıldı. Arşivlere bakılabilir. İyi akşamlar”…

……………

Çok moralim bozuldu.

Sabah ilk işim bu konuyu bilgisayarda araştırmak oldu.

Ve işte bizim bir çırpıda bilgisayarda ulaştığımız haberler; foto-7-074.jpgfoto-8-035.jpgfoto-9-016.jpg

Yaniiii…

Yanisi biz basın adına utanç verici bir durum.

……………

Konu ile ilgili siyasetçisinden bürokratına çok ağır ve kötü şeyler söylemek istiyorum. Amma velakin dedim yaaa Sayın Toprak’ın gözümün içine bakışları pek çok şeyi sildi götürdü.

Bizim sizlere yeni ve Türkiye’de ilk diye sunduğumuz kütüphane kulakları çınlasın Adem Esen Başkan döneminde ilk olarak açılmış. Yıllarca buraya kitap bağışları bile yapılmış. (Bunları ben demiyorum. Haber ajanslarının haberlerini sizlere sundum). Sayın Adem Esen’den de yayın grubumuz adına özür diliyorum.

Ama demek ki hep dediğimiz Konya, Konyalı buymuş.

Yapacağım ve diyeceğim tek kelime yok. Özür dilerim.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Lavlar üzerlerine gelmeden, insanlar yanardağlara asla inanmazlar.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ? 

Trafikte sağa ya da sola dönecek araç sürücüleri dönüş anına gelmeden metrelerce önce sağ ya da sol şeride geçtikleri zaman yani yönlerinde ilerlemekte olan araçların önüne direksiyonu kırmadıkları zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
18 Yorum