Abdurrahman Hakan Pakiş
Denge, ifrat ve tefrit
Bismillah.
Elhamdülillah, vessalâtü vesselâmü alâ Resûlillah.
İnsanoğlunun varoluşundan beri süregelen en temel arayışlardan biri, hayatın anlamını bulmak ve bu anlamı en doğru şekilde yaşamaktır. Bu arayışa cevap veren dinler, bireye ve topluma bir yol haritası sunar. Tartışmasız bu hususta en isabetli olanı da İslâm’dır.
Bu yol, her zaman düz ve kolay değildir. Aşırılık (ifrat) ve gevşeklik/ihmalkârlık (tefrit) uçurumları arasında bir denge kurmak, bu yolculuğun en temel unsurlarından biridir. Bu minvalde İslam’ın ana ilkesi “vasat”, yani orta yoldur. Her ne kadar “vasat” kelimesi günümüzde yozlaşmaya uğrayarak bir takım kimseler tarafından adi ve değersiz işler veya kişiler için kullanılsa bile, esasen her hususta daha makul, daha adil ve tercihe şayan tutum vasatlıktır.
Ümmetin Yolu: Vasat
Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan:
وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِ
“(İşte) böylece, sizler (ihsan gününde) insanlığa şahit olasınız diye sizi ifrat ve tefritten uzak, vasat (mutedil) bir ümmet kıldık.” (Bakara, 2/143)
Bu ayet, İslam’ın temel hakikatini özetler niteliktedir. Müslümanların ne aşırıya kaçan bir topluluk (ifrat) ne de gevşek/ihmalkâr davranan bir topluluk (tefrit) olması gerektiğini belirtir. Bu denge, sadece ibadet hayatında değil, hayatın her alanında geçerlidir.
İbadetlerde Denge
Peygamber-i Zîşân Efendimiz’in [sallallahu aleyhi vesellem] hadisinde geçen üç sahabenin kıssası, ibadetlerdeki ifratın ne kadar tehlikeli olabileceğini gösterir: Bazı sahabeler, daha fazla sevap kazanmak amacıyla gece boyunca namaz kılmayı, sürekli oruç tutmayı ve evlilikten vazgeçmeyi düşünmüşlerdir. Ancak Hz. Peygamber, bu tür aşırılıkların İslam’ın ruhuna aykırı olduğunu net bir şekilde ifade etmiştir.
Onun, “Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir” sözü, peygamberin yaşam tarzının, yani sünnetin, dengeli bir ibadet ve yaşam biçimi sunduğunu gösterir. O, hem ibadet eder hem dinlenir, hem oruç tutar hem iftar eder ve hem de evlenerek toplumsal hayatın bir parçası olurdu. Bu, ruhbanlık ve dünyadan el etek çekme anlayışının İslam’da yeri olmadığını açık bir şekilde gösterir.
İnanç ve Ahlakta Denge
Dini inançlarda da orta yol esastır. Allah’a [azze ve celle] olan inançta, ne O’na diğer mahlûkatlarda bulunan bir takım vasıfları atfederek O’nun hakkında tefritte bulunmak ne de O’nun sıfatlarını inkâr ederek ifratta bulunmak İslam’ın kabul ettiği bir tutumdur.
Aynı şekilde, ahlaki değerlerde de dengeli olmak gerekir. Aşırı bir cimrilik ya da savurganlık, aşırı gurur ya da aşırı aşağılanma duygusu, İslam’ın öğütlediği dengeli ahlak yapısına terstir. Örneğin, dinimizde önemli bir yeri olan iyiliği emredip kötülükten sakındırmak dahi, ne insanları bunaltacak, hatalarının devamını katbekat getirecek kadar sert ne de tamamen kayıtsız kalacak kadar gevşek bir şekilde yapılmalıdır.
Aşırılıkların Kaynağı ve Sonuçları
İfrat ve tefrit, sadece dini pratiklerde değil, aynı zamanda düşünsel ve fikri alanda da kendini gösterir. Tarih boyunca İslam coğrafyasında ortaya çıkan pek çok fikri akım ve mezhep, orta yoldan sapmanın bir sonucu olmuştur.
Fanatizm
İslam’ın barışçıl yapısına rağmen, tarihi süreçte ortaya çıkan bazı gruplar, dini metinleri kendi ideolojilerine göre yorumlayarak aşırıya kaçmışlardır. Bu gruplar, “ifrat” düşüncesinin en somut örnekleridir. Örneğin, “Tekfircilik”, cihat kavramını yanlış anlama ve şiddeti, vahşeti meşrulaştırma gibi sapmalar, İslami düşünceye büyük zararlar vermiştir. Bu tür aşırılıklar, İslam’ın aslında hoşgörü ve merhamet dini olduğu gerçeğini gölgelemektedir.
Laçkalık ve Duyarsızlık
Aşırıya gitmenin diğer ucu olan “tefrit” ise, dinden uzaklaşmayı, dini değerlere karşı duyarsızlaşmayı ve modernleşme adı altında dini kuralları tamamen hiçe saymayı beraberinde getirir. Bazı entelektüel çevreler, dini emirleri çağ dışı veya kişisel özgürlükleri kısıtlayıcı olarak görmekte ve tamamen reddetmektedir. Bu tutum, ferdi ve toplumsal ahlakın zayıflamasına, bireyin manevi bağlarının kopmasına ve nihayetinde bir boşluk hissi yaşamasına neden olmaktadır.
Gelenek ve Modernlik Arasında Denge
İslam kültürleri, tarih boyunca farklı coğrafyalarda farklı şekillerde filizlenmiştir. Bu kültürel zenginlik, orta yol ilkesinin kültürel alana nasıl yansıdığını gösterir.
Kültürel alanda aşırılık, dinin esasını bir yana bırakarak sadece biçimsel unsurlara takılıp kalmaktır. Gelenekleri dinin kendisiymiş gibi kutsamak, katı kurallara bağlı kalarak kültürel dinamizmi engellemek bu tür bir ifrattır. Örneğin bazı toplumlar, yüzyıllar önce oluşan kültürel uygulamaları, günümüz şartlarına uymayan katı kurallar olarak savunabilmektedir. Bu, dinin evrensel ve zamana uyum sağlayan yapısını göz ardı eder.
Diğer yandan, kültürel tefrit ise dini kimliği tamamen reddetme eğilimidir. Kimliğini ve köklerini Batı veya başka bir kültüre benzetme çabası, kendi kültürel mirasına ve manevi değerlerine yabancılaşmaya yol açar. Bu tutum, toplumun kültürel hafızasını ve kimliğini yok etme tehlikesi taşır.
Orta Yol, İnsanlık İçin Bir Gereklilik
İfrat ve tefrit, sadece dini bir kavram değil, aynı zamanda insanlığın karşılaştığı evrensel bir sorundur. Hayatın her alanında, siyasi, ekonomik ve sosyal ilişkilerde bile bu iki uç arasında bir denge kurmak gerekir. Bugün dünyanın karşılaştığı pek çok sorun, aşırı milliyetçilik, ekonomik eşitsizlikler veya toplumsal kutuplaşmalar gibi, orta yoldan sapmanın bir sonucudur.
İslam’ın önerdiği “vasat” anlayışı, modern dünyaya da ışık tutmaktadır. Bu anlayış, ne dogmatik bir katılığı ne de her şeyi inkâr eden bir gevşekliği savunur. Aksine, bireyin hem manevi hem de maddi ihtiyaçlarını karşılayan, toplumun huzur ve refahını gözeten, adil ve dengeli bir yaşam biçimi sunar. Bu dengeyi korumak, sadece dini bir görev değil, aynı zamanda bireysel ve toplumsal mutluluğun anahtarıdır. Aşırılıklardan uzak durarak ve hayatın her alanında orta yolu bularak daha huzurlu ve anlamlı bir yaşam sürebiliriz.
Cenâb-ı Mevlâ hepimize, hakkı hak bilip ona ittiba etmeyi, batılı da batıl bilip ondan içtinap etmeyi nasip eylesin. Âmin!
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.