Diyette Önce Gözünüz Doysun!!

“Dünyaları yiyorum yine de doyduğumu hissetmiyorum”, “Sanki midem değil de gözüm doymuyor”, “Tabağıma bir bakıyorum her şey gözüme az gözüküyor ve bunlarla doymayacakmışım gibi geliyor”. Bu cümleler size de tanıdık geldi mi? Diyet yapan bireylerin genellikle yaşadığı sorunlardan biri; gözlerinin doymaması ve doymayacakmış gibi hissetmeleri. Bu yüzden ben de bugün sizlere diyet yaparken kendinizi daha tok hissetmenizi sağlayacak önerilerle geldim

İnsanların yemek alışkanlığı iki şekilde görülür. Birincisi doymak için yer, ikincisi ise zevk almak için masadan kalkmaz... Bu tür alışkanlık, vücudun temel ihtiyacı olmasından öte bir süre sonra vazgeçilmez alışkanlık olur. Her kültürün temelinde yatan ziyafetler, toplu yemek yeme zevki ve misafirperverlik dikkat çekici farklara dayansa da aynı temeldedir özünde.Her eğlencenin bir parçasında mutlaka yemek vardır.
 

Gözün doysun!.Genelde aç gözlü ve tatminsiz insanlar için kullandığımız bir deyimdir. Nahoş bir ifadedir ama aslında çok çok doğru bir ifadedir. Sindirim ağızda başlar. İnsan anatomisi gereği, ilk sindirim ağızda dişler ve ağız içi salgılarıyla başlar, midede devam eder. Doğru olmakla birlikte bence eksik bir anlatım.

Sindirim ilk önce gözlerde başlar. Yemek yerken de ilk önce gözlerimiz doyar. Daha doğrusu doymalıdır. Siz yemek yemeye başladığınızda, beyniniz yemek yemekte olduğunuzu anlamak için bir süre bekler. Hatta mideden beyine sinyallerin gitmesi için 20 dakika kadar geçmesi gerektiği belirtilir

DELBOEUF ETKİSİNDEN YARARLANIN

Delboeuf etkisi, bireylerin diyet sürecinde porsiyon kontrolünü sağlamasında ve kendilerini daha tok hissetmesinde yardımcı olabilir.Eğer yiyeceğiniz öğünü büyük bir tabağa kıyasla küçük bir tabakta yemeyi tercih ederseniz, beyniniz yemeğin miktarını daha çokmuş gibi algılıyor ve daha tok hissetmenize sebep oluyor. Fakat, aynı miktarda yemeği daha büyük bir tabakta tükettiğinizde ise miktarın az olduğu algısı yaratıyorsunuz ve bu durum daha fazla yemenize sebep olabilir.O yüzden gözü doymayan bireylere ilk söylediğim şey öğününüzü bir de küçük tabakta tüketmeyi deneyin.
YEMEĞE BAŞLAMADAN ÖNCE MUTLAKA SU İÇİNJ

Yapılan çalışmalar yemeğe başlamadan önce içilen suyun doygunluk hissini artırdığını ve iştah kontrolüne yardımcı olduğunu söylüyor. Bir diğer araştırma ise yemek yemeden önce tüketilen suyun öğünde alınan kalori miktarını azalttığını söylüyor. Özellikle kış aylarında su tüketim miktarı oldukça azalabiliyor ve genellikle bu mevsimde açlık ve susuzluk kavramı birbirine çok karışabiliyor. Bu karışıklık aç değilken de kendinizi açmış gibi hissedip besine yöneliminizi artırabiliyor. Bu yüzden susamayı beklemeden su içmeniz iştah kontrolünde de son derece önemlidir.

LİFTEN ZENGİN BESLENİN

Gözünüzün doymamasının veya kendinizi tok hissetmemenizin altında yatan bir sebep de beslenme düzeninizin lif içeriğinin düşük olması olabilir. Lifli besinler kalorisi düşük, besin içeriği yüksek olması sebebiyle sindirimi yavaşlatarak, daha uzun süre tok hissetmenize yardımcı olur. Lif içeriği yüksek beslenme tok hissetmenizin yanında kan şekeri dengesinden, sindirim sisteminin düzenli işleyişinden ve vücudun hastalıklara karşı korumasından da sorumludur. Bu yüzden beslenme düzeninizde lif içeriği yüksek elma, muz, portakal, armut ve kuru kayısı gibi meyveleri; havuç ve patates gibi sebzeleri; nohut ve mercimek gibi baklagilleri eksik etmemekte fayda var. Ayrıca tabağınızın yarısından fazlasında sevdiğiniz yeşil yapraklı sebzelere yer vermeniz öğününüzün lif içeriğini artırmanın yanında, hem gözünüzün hem de midenizin doymasına yardımcı olacaktır.
 

BEYNİNİZİ DOYURUN

Dikkatinizi dağıtacak dış etkenleri yok edin, masada oturun ve yemeğinize odaklanın. Böylece daha yavaş yiyecek, daha çok keyif alacak ve daha fazla doyacaksınız. Beynimizin yemek yediğini anlaması için 20 dakikaya ihtiyacı vardır. Ayakta veya başka bir işle ilgileniyorken 5 dakikada biten yemekler, beynimize doyum sinyallerinin gitmesini sağlamayacağı için, kendimizi hala aç hissedip ikinci tabağa geçme ve gereksiz kalori alma ihtimalimizi artıracaktır.

ÖNEMLİ NOTLAR

      Yemek yerken özellikle televizyon, bilgisayar ya da telefon yemek masasından uzak ve kapalı olmalı.

      Dikkat dağılmamalı ve tamamen yemeğe odaklanılmalı.

      Bir lokma en az 25 defa çiğnenmeli. Lokmalar sağ ve sol çene arasında yer değiştirilerek tüketilirse, yavaş yemek çok daha kolay olacaktır.

      Yemeğin yanında su ya da ayran dışında bir içecek tüketilmemeli ve mümkünse düşük kalorili sebze ağırlıklı bir sebze çorbası ile akşam yemeğine başlanmalıdır.

      Sabah kahvaltılarında ise; yemek masası mümkün olduğu kadar pencereye yakın olmalı ve güneş almalıdır. Yeni güne taze bir başlangıç yapmak için mutlaka kahvaltı olmalıdır.

Sadece doymak için değil, keyif almak için yemek yediğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Bunu yaparken, ufak tefek renklerle ve ip uçlarıyla hayatınıza bir dokunuş ekleyin Unutmayın göz doymadan ruh doymaz ve ruh doymadan beden doymaz.

RUHUNUZU VE BEDENİNİZİ DOYURMAKTAN ASLA VAZGEÇMEYİN 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum