Meteliğe Kurşun Atmanın Neresindeyiz?

Beş parasız kalmaya eskiden beri meteliğe kurşun atmak denir. Bazı insanlar için geçmişte, Şunun haline bak, meteliğe kurşun atıyor zavallı, kimi, kimsesi de mi yok denirdi!

Bu deyim, biraz argo da olsa, literatürümüze giren deyimlerden biri…

Enflasyon rakamları ardından açıklanan zamlar sonrasında, meteliğe kurşun atmanın neresindeyiz diye sormaya başladı insanlar!

Enflasyon yüzde 14.6 çıktı. Yüzde 15’i dahi bulamayacak denmişti. Bulamadı.

Neymiş? Enflasyon yüzde 15 bile yokmuş!

Şimdi bu rakamla da, Memurlar ve emekliler enflasyona ezdirilmemiş oldular!

Bilindiği üzere Aralık ayının son günlerinde de, asgari ücretliler enflasyona ezdirilmemişlerdi.

Parayla değil sırayla derler ya…

4 Ocak itibarıyla da, memurlar ve emeklileri enflasyon ezemedi!

Memur emeklileri 7. 36, SSK ve Bağ-kur emeklileri de yüzde 8.36 kadar bir zam alacaklar.

Bu zam bu kesimlere derin birer nefes aldıracakmış!

Aldırır mı? Aldırır da deli gönül aldırır, bu pilav daha çok su kaldırır!

Memur emeklisine bin lirada 73 lira, yine SSK ve Bağ-Kur emeklisine bin lirada 83 lira zam!

Ne zaman? Ocaktan geçerli…İnsanların eline geçinceye kadar da zaman var!

Bu arada o zamanı fırsatçılar her zaman olduğu gibi değerlendirmeye başladılar bile! Daha bu para kimsenin eline geçmeden, vurmaya başladılar sazın teline…

Gözümüz aydın, her ürüne en az yüzde 15 dokunuşun esintileri gelmeye başladı.

İğneden ipliğe fiyatlara dokundukça, her dokunuş, bize yani meteliğe kurşun atanlara dokunacak!

Enflasyon, herkesten önce ziyaret edecek, dolaşacak reyonları…

Ne mi yapacağız? Ucuz olan ne var, ne kaldı diye, 2021’de de yine saklambaç oynayacağız! Ucuz ürünler nerelere saklanmışlar diyerekten…

 

*****

Marketçiler, çarşı-pazar esnafı almışlar ellerine birer mikrofon demişler ki;

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken, eski hamam içinde…

Birde bakmışsınız ki, bütün ürünlerin fiyatı dibe vurmuş!

Sudan ucuz derler ya aynen öyle olmuş! Bu kadarda olmaz ki, şaka mı bu diye yardıma eşinizi ve çocuklarınızı çağırmışsınız!

Masal bu ya…Birkaç market arabası doldurmuşsunuz tepeleme…

Ne varsa almışsınız…

Kasaya varmışsınız!

Kasada ki, görevli kardeşimiz, hesap etmiş, hesap etmiş ne mi bulmuş?

43 lira, on kuruş!

Dur demişsiniz, bende on kuruş var.

Vazgeçmişsiniz, kredi kartınızı kullanmaktan, uzatmışsınız, size zam diye verilen 73 liranın elli lirasını, sevincinizden neredeyse bir üstü kalsın demediğiniz kalmış.

Dur abi demişler, para üstü almadan nereye gidiyorsun?

Böyle harikulade rakamlar varken, enflasyonun sizi ezmeye gücü, kuvveti ve de kudreti yetebilir mi? Yetmez tabi…

 

*****

Uzun lafın kısası, hikayesi, tevatürü masalı…

Yine gönül isterdi ki…dediler!

Yine gönlümüzden geçen bu seferde olmadı dediler!

Demediler de, biz böyle demek istediler diye kendi kendimize gelin-güvey olduk!

Hatta, bizi teselli edecek kelime bulamamışlardır diye düşündük!

Ne oldu?

Enflasyona ezildik mi?

Kesinlikle hayır!

Ne mi dediler?

Sizi ezecek enflasyon daha anasının karnından doğmadı!

İşte bu!

Enflasyon haddini bilecek!

Yok öyle, bundan sonra böyle demişler!

Akıllı olacak!

Bütün bir 2020 yılında buçuklu tarafından bir ileri-bir geri gidip gelmedi mi?

Bak yüzde on beşi bile bulamadı!

Ezemedi, ezemeyecek bundan böyle enflasyon bizi!

 

*****

Eskiden enflasyon canavarı filan var diyorlardı! Yalanları batsın o yalancıların!

Biz canavar filan görmedik!

Karşımızdaki, yüzde 15’i bile bulmayan sevimli bir ejderha…

Eğitilebilir cinsinden…

Hani ejderhanı nasıl eğitirsin diye bir film vardı ya…Seyredin o filmi…

Sonra alın karşınıza enflasyon ejderhasını…Zaten kuzu gibi bir şey…

Gel diyorsun geliyor, git diyorsun gidiyor. Otur diyorsun oturuyor

Son günlerde pek bi uslu…Yaramazlık filanda yaptığı yok.

Enflasyona çıkma deyince, çıkmıyor garip!

Yüzde on beşe varma, sevimli ol, gülümse, kimseyi korkutma, herkes seni sevmeye gelsin, sana alışsınlar.

İyice alıştıktan sonra, birkaç tanesinin yapış yakasına! Sonra çık, şaka yaptım de…

Market reyonlarının arasında koş, ancak bu koşu akıllı bir koşu olsun, koşarken, hangi ürüne ne yapılmalı diye aklına yaz…

Sonra bir sayfa aç, beyaz olanından!

Yaz zamlı rakamları, birer, ikişer…

Enflasyon az biraz arttı desinler! Sende her defasında, ben bunları çözerim de…İtimatlarını kazan!

Bir iki meseleyi çöz, geri kalanları kördüğüme bağla…

Otur onlarla birlikte, ağlaya bildiğin kadar ağla!

 

*****

Yetkililerimiz diyorlar ki; Ocak zammı, Ocak müjdesi, enflasyona ezdirilmediği beyan edilen asgari ücretliler, memurlar, çalışanlar ve emekliler nefes alsınlar diye yapılmış!

Bu guruba girenlere, nefes alma ihtimali ne kadar diye sormuşlar?

Size bir şarkıyla cevap verelim demişler hep birden…

Ve o içli şarkıyı söylemeye başlamışlar…

“Bir ihtimal daha var….”

Zam miktarı açıklandığında insanların nutku tutulup, konuşamaz olunca, ortalık güllük gülistanlık diyenler, sevinçtendir dediler. Sevinç duygusu adamı böyle yapar, bir süre konuşturmaz!

Sevinçten nefesleri kesilmiştir.

Şu verilen zam, az uz bir zam mı?

Yüzde üç bekliyorlardı, enflasyon farkı, fark yarattı, esas oranı da geçti…

Geçti tabi de…Bağrımızı deldi geçti, cebimizi deldi geçti, borçlarımızı, kiralarımızı, faturalarımızı deldi geçti! Hangi derdimize derman olacağını bilemediğimiz bir zam olarak tarihe de geçti

Bir enflasyon masalıdır bu zamlar! Hüsran masalı, halimizi görmeme masalı, bilmeme masalı, anlamama masalı! Halimiz aynen masallardaki gibi. Gerçekle hayal arasında kalmışız haberimiz yok! Cep delik, cepken delik, olanda çok, olmayanda kalmadı tek bir metelik!

Meteliğe kurşun atmanın neresindeyiz diye ara ara düşündüğünüz oldu mu hiç?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.