Operasyonların devamı gelecek mi?

Konya’da önceki hafta gerçekleştirilen Paralel Operasyonu sonrası kamuoyunda bu konuda oluşan iyimser havayı dağıtacak bazı sorunların da yaşandığı bilgisine ulaştık.

Öncelikle yapılan bu operasyonun detaylı olmasa da genel bilgisinin Nisan başlarından beri Konya kamuoyunda konuşulmaya başlandığını ifade edelim.

O sıralar görüştüğümüz aday adaylarından milletvekillerine, il başkanlarından farklı görüşteki avukatlara kadar hemen herkesin böyle bir operasyon beklentisi vardı.

Operasyonun ne zaman ve nasıl olacağına, içeriğinde nelerin ve kimlerin yer alacağına dair açık ve net bilgiler o dönemde ortada olmasa da özellikle Konya Barosu seçimlerinden bu yana geçen sürede cevabı bulunması gerekli birçok soru kamuoyunda birikmişti.

Son operasyonlar bu sorulara bir cevap üretebildi mi peki? Bana kalırsa tatmin edici cevaplardan çok yeni sorular ve beklentiler oluşturan bir işlev gördü bu operasyon.

Peki bu operasyonlarda elde edilen bilgiler muvacehesinde yeni gelişmeler olabilir mi? Olursa ne zaman?

Paralel unsurların Konya’da rahatça gezindiği, olur olmaz her işe burunlarını soktukları, Konya halkını devlete karşı kışkırttıkları, devletin içinde “Truva atı” rolündeki bağlılarıyla insanlarımıza haksızca kumpaslar kurdukları, özellikle 2. ve 3. Organize Sanayi bölgelerinde işadamlarını tehdit ve şantajla dize getirmeye çalıştıkları biliniyorken sorunun kökünün kazınması yolunda devletin kurumlarının alacağı tedbirlerin geçen hafta gerçekleşmiş operasyonlarla sınırlı kalacağını düşünmek elbette yanlış olur.

Bu konuda daha ayrıntılı konuşabilmek için seçim sonrasını beklemek lazım gelir.

Bu noktada yetkililerin dikkat etmesi gerekli bazı hususların da olduğu açık. Kurunun yanında yaşın yanmasına göz yummak malum yapının istediğini yapmak anlamına gelir sözgelimi.

Adalet ve hakkaniyet duygularıyla hareket etmek hemen her zaman bu yapıya karşı en etkili mücadele yöntemi olacaktır.

Çünkü hepimiz biliyoruz ki, bu yapının bilmediği tek şey adalet ve hakkaniyettir.

Devletin, kamu kurum ve kuruluşlarının içine sinsi bir yılan gibi çöreklenmiş bu yapının zehirli dilinden ve ifsat edici eylemlerinden korunmanın yegane yolunun adalet ve hakkaniyet olduğu unutulmamalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.