TIPTA MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ NEREYE KADAR?

Lâyığıyla yapılan her mesleğin kutsal olduğuna inanırım, meslek şovenizmim yoktur ama mesleğiniz “ne eksik kalın, ne de işimiz düşsün” diye nitelendiriliyorsa biraz özellik arz etmektedir diye düşünürüm. Karşınızda hep hasta olunca, hasta hakları dillerden düşmeyince, hekimlik mesleğini icra edenlerin üzerinde şikayet mekanizması haklı haksız ve genelde “hasta haklıdır” mantığıyla işleyince “meslek icrasında müşteri memnuniyet koşulu sınırsız mı olmalı?” diye düşünmeden alamıyorum kendimi.

Allah sağlığınızı korusun, hastaların hakları vardır. Sağlık kuruluşunu, hekimini özgürce seçebilir, değiştirebilir, sağlık durumu ile ilgili bilgi alabilir, müdahaleler, riskler, komplikasyonlar (istenmeyen yan etkiler) hakkında bilgilendirilmelidir, tedaviyi reddedebilir. Ziyaretçi-refakatçi talep edebilir, insani değerlerine saygı gösterilmelidir, mahremiyeti korunmalıdır, kendisi ve ziyaretçi/refakatçilerinin can ve mal güvenliği sağlanmalıdır (sağlık personelinin de elbette) dini vecibelerini yerine getirebilmelidir. Elbette sorumlulukları da vardır hastalarımızın; sağlık kuruluşlarının kurallarına uymalıdır, yakınmaları, kullandığı ilaçlar ve sağlığıyla ilgili bilgileri doğru olarak vermelidir, tedavi ile ilgili önerilere uymalıdır. Bence en önemlisi hasta hekimine güvenmeli, işbirliği içinde bulunmalıdır. Günümüzde sanal alem aracılığıyla her türlü bilgiye ulaşılabilir olması farklı bir hasta grubu oluşturdu sanki. Olması gereken hasta haklarındaki şikayet ve hak arama mekanizması sağlığınızı emanet ettiğiniz hekim üzerinde baskı oluşturmakta ama bu durum hastanın sağlığının korunmasında, “önce zarar vermemek” olan ilk hekimlik kuralına uyulamama riski ortaya çıkarmakta bence. Asılsız şikayetlerde bile şikayetçiye müeyyide uygulanmaması da benzeri durumları artırmakta.

Hekim mesleğini icra ederken “aktar bana karışım yapacak, …tetkikleri yaptırmamı istedi”  “komşuma …… isimli ilaç iyi gelmiş, bana da yaz”  “fitness hocam hastanede ….tetkikleri yaptırsana sonuçlara göre protein desteği vereceğim, dedi”  “benden MR iste”  “nasıl antibiyotik yazmazsın, hastalığım onsuz geçmez” türü talepler ironi değil rutin günlük olaylar.

Eğer iş yeri hekimliğinde iseniz uygunsuz ilaç talepleri daha da sık. Örneğin ağrı kesicilerin verebileceği zararları istediğiniz kadar anlatın, firma/OSGB patronları ve çalışandan tek cevap alırsınız “yazıversen ne olur?

İyi hekim tanıdım, kötü hekim de tanıdım, ilgili hekim tanıdım, az ilgili hekim tanıdım ancak hastasının sağlığını umursamayan, yoğun çalışma programı nedeniyle ayırması gerekenden daha az zaman ayırdığında mutlu olan hekim, hastasının sağlık durumuyla kaygılanmayan hekim tanımadım. Hastalarımız hekimliği hekimlere bırakıp tavsiyelere uyduklarında kesinlikle kârlı çıkacaklardır. Unutmayın ki ilaçlar yerinde ve dozunda kullanıldığında yararlıdır ve her birinin yan etkileri vardır. Güvendiğiniz hekimi seçin ve işbirliği içinde olun, bu öncelikle sizlerin sağlığı için gereklidir.

Son sözlerim sağlık kuruluşları yöneticileri için; lütfen çalışan memnuniyeti sağlanmasının hasta memnuniyeti sağlanmasındaki önemini yadsımayın, adınızın başından kalkmayacak tek ünvanın hekimlik olduğunu unutmayın, makam sizlerle meslektaşlarınız arasında duvar oluşturmasın.

Ülkemde sağlık tesisleşme alanındaki ciddi yatırımların hayırlı olmasını diliyorum. Sağlıklı günler dilerim, saygı ile.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum