Erol Sunat

Erol Sunat

Alım gücü eşittir öcüüü!

Alım gücü eşittir öcüüü!

Eskiden büyükler, anlattıkları masalları “öcü geliyor öcü” diye bitirirlerdi…Öcü bilinmeyen bir korku objesiydi. Şekilsiz, tarifsiz, ürperti uyandıran.

Öcü çocukluk yıllarından kalma bir iniltiydi.

Aynen enflasyon gibi…

Enflasyonun var mı bir şekli, tanınır bir hali?

Öcü gibi bir şey nihayetinde…

Ne mi diyelim?

Enflasyon eski masallardan süzülmüş gelmiş bir öcü!

O öcü karşısında tir-tir titriyor alım gücü…

Öcü eskiden çocukları korkuturdu.

Şimdiki çocuklar öcü nedir bilir mi?

Öcü diye korkar mı?

Ne mümkün?

Öcü onlardan korksun…

Amma velakin enflasyon başka…

Adeta, öcü diye anlatılanın varyantı.

Alım gücü eşittir Öcüüü…

*****

Alım gücünün söylemesi ve izah etmesi oldukça güç tarafları var.

O güç gücümüze güç katmıyor.

O güç, yetmiyor yetişmiyor.

O güç, pazarda, markette bir değil bin kere derin düşüncelere neden oluyor.

O güç öylesine yetersiz kalıyor ki hem kendi mahcup oluyor hem de o güçle dışarı çıkanlar.

Yani sen, ben, öteki, beriki hepimiz.

Artık hangi ürün, hangi sebze, hangi meyve ne kadar oldu, fiyatı kaça çıktı, tahmin edemiyoruz.

Dur yok durak yok, bu kadarda olmaz diyen yok.

Ayağını gazdan çekmeyen, ayağı gaza takılı bir hal ve bir vaziyet.

Alım gücü bitmişlik ve tükenmişlik sendromunu yaşıyor. Yaşamakla kalmıyor, bize de yaşatıyor.

Ne olacak? Nasıl geçinecek insanlar? Bu çaresiz çırpınmaya da alışılabilir mi? Bu alışma nereye kadar sürecek?

Fiyat etiketlerine dokunmayı alışkanlık haline getirenler, bugünden itibaren bir daha fiyatlara dokunduğumuzu görmeyeceksiniz diyebilecekler mi?

Alım gücü artık bizden korkmasın, çekinmesin biz öcü falan değiliz, bizi öcü gibi gösterenlere teessüf ederiz gibi kelamlar edebilecekler mi?

Görebilecek miyiz öyle bir dönemi?

*****

Vazgeçtik koşmaktan, uçmaya başlayan fiyatlar karşısında, alım gücünün kaplumbağa hızında kalması, tavşanla, kaplumbağanın yarışını hatırlatıyor.

İşimiz masallara kaldı diyenler haksızlar mı?

Alım gücünün o eski günlerine dönmesi lazım. Pazardan marketten eli boş dönen, ucuz bir şey almak için pazarın dağılmasına yakın pazarlara gelenlerin, pazarlardan bir şeyler toplayanların olmaması lazım.

Bu görüntüler, bu manzaralar hoş değil…Fiyatların bu kadar dizginlenemeyen durumları da.

Artışları yapanların, nasıl olsa alan var, bu mesele arz talep meselesi deme hakları var mı?

Alanla, alamayan arasında oluşan uçurum alım gücünün düştüğü perişan hal iç açıcı değil.

Ataların hiç de yabana atılmayacak bir sözü var; “Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar.”

Maazallah öyle olmasın, kıyamet kopmasın. Bu kıyametin önüne geçmek konusunda el ele verilsin.

Etiketine her dokunulduğunda şımaran, ederinin çok üstünde fiyatlar üzerine kondukça, üzerine konan fiyatlara kendi bile şaşıran ürünler arasında başı döndü insanların.

Dün kilo-kilo aldıkları ürünleri bugün tane ile alamayan insanların yaşadığı psikolojinin görülmesi farkına varılması lazım. Hem de hemen…

*****

Piyasalar hareketli. Dalgalanma sürüyor. Yeni dalgalanmalar gündemde. İlk dalgalanma asgari ücret açıklandığında oldu. İkinci dalgalanma ise memur ve emeklisine, BAĞ-KUR ve SSK’lılara yapılan zamla birlikte yaşandı. Şimdi üçüncü bir dalgalanma bekleniyor.

Bu dalgalanma içinde, kök maaşların durumu, refah payı, seyyanen artış beklentisi gibi yüzdesi yüksek bir beklenti var.

Her iki dalgalanmada etiketler keyifle değişti. Fiyatlar uçtu her biri kendince yüksek dallara kondu.

Üçüncü dalgalanma beklenmeye başlandı.

O dalgalanmada eli kulağında.

Ocak ayının sonuna kadar olan süreçte yeni bir müjde yolda.

Belki yarın belki yarından da yakın…

Çünkü, lafların çalımı o yönlü esintiler getiriyor.

Bu kadar dalgalanmadan sonra alım gücünü gören oldu mu?

Sahi nerde alım gücü?

*****

Alım gücü cesaretsiz, kifayetsiz, desteksiz hatta kimsesiz olabilir mi?

Hem evet hem de hayır…

Alım gücü son zamlardan sonra içine kapandı.

Ne sesi çıkıyor ne soluğu…

Zamlarla ve enflasyonla savaşacak gücü toplamaya çalışıyor.

Toparlayabilir mi?

Bir ihtimal…

Adı üstünde güç, kolay pes etmez…

Hatta hiç…

Alım gücünün karşısına dikilen enflasyon kolay baş edilecek bir rakip değil…

Alım gücü hem darda hem zorda…

Ne yapsa olmuyor…

Her gün değişen fiyat etiketleri karşısında evdeki hesap çarşıya uymuyor.

*****

Zamlar, alım gücünü fena zorladı, fena solladı, alım gücünü vitrinlere bakmaya yolladı.

Dediler ki; Alım gücü, sen var ya bedava tarafından ancak market vitrinlerine bakabilirsin.

Var o kadarla vaziyeti idare et…

Alım gücüne bel bağlayanları da ikna et…

Halimiz aynen Orhan Velilik dediğimiz hal işte böyle bir hal…

Alım gücü bizi korkutmaya başladı.

Beklediğimiz o alım gücü daha elimize geçmeden, fiyatlara dokunuşlar başladı. Elimize geçtiğinde ne mi olacak?

Her şey çok güzel olacak gibi cümleler kurabilecek miyiz?

Ne yazık ki hayır!

En azından durum bugün için böyle…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Erol Sunat Arşivi

Mecra

12 Haziran 2024 Çarşamba 00:02
SON YAZILAR