İDAM OLMALI MI? YA DA NEDEN OLMAMALI?

Son günlerde yaşanan çocuk taciz ve ölümleri tüm aileleri herkesi çok derin yaraladı ve hepimizin evine ateş düştü.

Yaşanan üzücü olay tüm toplumun acısı üzüntüsü oldu.

Allah ailelere yakınlara sabırlar versin, hiç ama hiç kolay değil. Allah tüm evlerden uzak tutsun, bir daha bu tür üzücü olaylar yaşanmasın diye dua ediyoruz.

Bir taraftan da acaba idam olmalı mı?

Olursa ne gibi faydaları ve zararları olur? Bunu düşünmek ve tartışmak adına bilimsel bir kaç yerden aldığım bilgileri size aktarmak istedim.

İlk etapta “ölüm” kulağa caydırıcı gelse de, eğer ki toplumda norm haline gelirse artık umursanmayacaktır.

Çünkü suçlu, yakalandığında öleceğini bildiği için, kaybedecek bir şey olmadığını da bilir. Psikolojik olarak son derece yetersiz bir uygulamadır.

Tam tersine, her tür suçu işlemiş dibe vurmuş insanları daha da öteye gitmeye, sona ermeden önce daha da fazla suç işlemeye itebilir. Cezaların amacı caydırıcı olmasıdır. İdam, bunu veremez.

Hapishane şartlarını bilen insanlar, ömür boyu hapishane ortamında kalmaktansa ölmeyi tercih edebilirler. Böylece idam, suçluya yarayan, ona adeta ödül olan bir ceza opsiyonu olarak karşımıza çıkar.

Bu, tabii ki akla gelen ilk öneri. Belli suçlarda aflar ve indirimler olmamalı. Bu derhal uygulamaya konulmalı. Suçu itiraf etti diye kafa kesip insan yakan katillerin müebbet hapsi 35 yıla indirilmemeli. “Hapishanelerde suçluları besliyoruz.” mentalitesi bence çok doğru değil.

Suçlular bedava emek kaynaklarıdır.

Bu, sonuna kadar sömürülmelidir (çünkü suç işleme lüksünü sergileyerek kişi, bu tür bir uygulamayı kabul etmiş sayılır). Toplumla hiçbir zaman yüz yüze gelmemesine rağmen, toplum için çalıştırılmalıdır.

Yaptığı suçla ilişkili olarak çeşitli ürünlerin üretilmesinde görev alabilir, topluma faydalı temizlik, üretim, kalite kontrol vb. işleri yapabilir. Bunun karşılığında herhangi bir ücret, ceza indirimi, fayda, avantaj alamamalıdır.

Oraya girmesinin nedeni “kötülük için kötülük” ise, orada “iyilik için iyilik” yapmaya mecbur bırakılmalıdır. “1 kişinin emeğinden ne olacak?” diyorsanız, hapishane popülasyonlarını bir inceleyin derim.

Hapishanelerin yanına çeşitli “hapishane fabrikaları” kurulabilir ve oralarda bu kişiler çalıştırılabilir.

Bu çok kaygan bir zemin. Bir örneği “Tecavüzcüleri hadım edelim.” İnsanlık dışı olsa da, tekil olarak suçluları ayıklamak açısından faydalı olabilir.

Fakat şu var: ömür boyu hapis almış birini hadım etmenin faydası nedir? Bunu iyi düşünmeli. Belki daha hafif suçlar işlemiş olanları geri salarken bu tür uygulamalar üzerinde durulabilir.

Bana kalırsa eğer ki illa, kaçınılmaz bir şekilde, sadece belli suçları işleyenler için idam uygulanacaksa, bu da psikolojik bir ceza haline getirilebilir.

Örneğin idam, hemen 1 sene sonrası için değil, 15 sene sonrası için verilebilir. Bu süreçte suçluların bedava emek gücünden faydalanılabilir.

Ayrıca idamın orijinal versiyonunun olumsuzluklarından arındırılabilir. Düşünsenize, 15 sene sonra öldürüleceğinizi bildiğiniz halde toplum için çalışmak ve kimseyle temasa geçmeden yaşamayı sürdürmek zorundasınız.

Bence bu, doğrudan öldürmekten çok daha etkili ve caydırıcı bir ceza. Potansiyel suçlular, sadece öleceklerini değil, aynı zamanda ölene kadar birçok işi yapmak zorunda bırakılacağını da bilecekler.

Böylece caydırıcılık faktörü artmış olacak.

Her şeyin başı toplumsal eğitim diyorum.

Çocuklarımıza, ailemize, topluma hoşgörülü olalım, baskı, dayak, şiddetten uzak duralım.

Biz iyi olursak yeni nesil bizi örnek alır iyi olur. Biz barış ve kardeşliği toplumu kenetlersek bu tür üzücü olaylarda olmaz diye düşünüyorum…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum