1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Fikret Akınerdem

  3. KIRGIZİSTAN’DAN GELİYORUM-2
Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Yazarın Tüm Yazıları >

KIRGIZİSTAN’DAN GELİYORUM-2

A+A-

 

Bir ülkenin büyüklüğü sadece ekonomisinden değil ayı zamanda tarihi, kültürel ve sosyal yapısından de gelmektedir. Ülkemin büyüklüğünü bir kere daha gördüğüm seyahatimizde Manas Üniversitesini “ekibi, değerleri ve misyonuyla” ele almadan geçmek doğru olmazdı. 1997-1998 yılında öğretime başlayan Üniversiteye Kırgızistan, Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri ile Akraba Topluluklar başta olmak üzere diğer ülkelerden öğrenci kabul edilmektedir. 9 fakülte, 4 yüksekokul, 1 meslek yüksekokulunda 5000 kadar lisans ve önlisans, 250 kadar Yüksek Lisans ve Doktora öğrencisi bulunmaktadır.

Türkiye ve Kırgızistan devlet üniversiteleri ile aynı statüye sahip olan Üniversitede eğitim-öğretim ücretsiz, öğrencilere “Giriş Kontenjanı Bursu”, “Akademik Başarı Bursu”, “Destek Bursu” ve “Milli Sporcu Bursu” verilmektedir. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti uyruklu öğrenciler Türkiye Kredi ve Yurtlar Kurumunca üniversite öğrencilerine verdiği burs ve kredilerden yararlanabilmekte, ders kitapları da Üniversitece karşılanmaktadır. Öğrencilere ucuz ve kaliteli yemek hizmeti yanında, kampus içerisinde sağlıklı ve modern Öğrenci Evleri'nde barınma imkanı bulmamaktadır. Eğitim dili Türkiye Türkçesi ve Kırgızca, ayrıca bazı programlarda Rusça, İngilizce ve Çince yapılmaktadır.

Dedik ya büyük devletler ve büyük idealler. Rektör Prof. Dr. Sabahattin BALCI hocamızın önderliğinde akademik ekipte Konya önde. Rektör Balcı tevazusu, birikimleri, entelektüelliği ve idealleriyle tam bir gönül ve dava adamı. Rektör vekili Prof. Dr. Anvarbek MOKEEV ile Yardımcıları Kırgız tarafından Prof Dr. Asılbek KULMİRZAYEV ve Türkiye tarafından Pof. Dr. Hüseyin Öğüt ekibi tamamlamaktadır. İlahiyat Fakültesi dekanı sempatik Prof. Dr. Mustafa Köylü de bu davayı tamamlayanlardan biri.

Uluslararası Kongrede bu ekibi, çoğunluğu Konya’dan gelen akademisyenler NEÜ Rektör yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yüksek, BAP Başkanı Prof. Dr. Selman Türker, Dekanlar Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, Prof. Dr. Fikret KARAPINAR ile S.Ü. den dekan Prof. Dr. Cevat AYDIN yalnız bırakmadılar.

Manas Üniversitesi marşı bir bölümünde şöyle diyor:

Kanatlanmış zamandır bilgi çağı, sürülerek zirveye bir yöneliş.
Yarınlara atlandırıp gençleri, büyüleyen bir dünyaya yol açar.

Bu ocak mukaddes, yansın alev gibi.
Kanarak bilgiye olalım dev gibi.

Ne de güzel söylemiş Kırgız şair URMANBETOV. Kanatlanmış zamanı yeni bir çağa sürmenin kayfini yaşatmayı diliyor, yeniden. Ülkeme ve bilim insanına düşen bir çağrıdır bu. Resmi Türk devletlerinin en doğusunda yer alan Kırgızistan, Türk yurtlarının uç beyi konumunda. Bu konum tarihindeki hak, adalet, mazlumların koruyucusu olduğu kadar ilim, sanat ve kültürün temsilcisi alimler yuvası Oş ve Fergana, Karahanlıların başkenti Özgen, Hive, Talas ve Tiyanşan (Tanrı) Dağları eteğindeki Bişkek yeniden hatırlatmalı ve tarihi ve insanı değerler yeniden devreye sokulmalıdır. Buralar için coğrafi uzaklıktan ziyade tarihî yakınlığın çekiciliği ortada. Anadolu’yu bir zamanlar fikir ve insan kaynağı olarak besleyen beldeler, bu sefer Anadolu’dan beslenmelidir.

Yardımlaşma destanı için bu sefer Anadolu’dan yazılmalıdır. Dünyanın 6. Su kaynaklarına sahip ülkede Tanrı Dağlarından sürüklenmiş topraklardan oluşan topraklar oldukça kaliteli. Doğu Asya’dan batıya açılan ilk kapı, coğrafik olarak küçük ancak stratejik konumu büyük olan kahraman MANAS’IN yurdu Kırgızistan yeniden “ticaretin ve üretimin” merkezi olabilir durumda.

Kırgız ve dünyadan gelen Türk gençlerinin yeniden dirilişin müjdelediği Manas Üniversitesi bu şuurun oluşmasında önderlik edecek misyona sahipken, hasret ve hüznün bitirileceği bir dava neden yeniden ayağa kaldırılmasın. FETÖ çetesi yıllar önce bu kaynağı keşfetmiş, Türkün tarihi misyonunun önünü kesmek için projeler üretmişken; tarih, vatan, din, ve yurt sevdalıları neden geri dursun ki. Türkiye’nin yoğun sosyal ve ekonomik yardımlarına hedef olan Kırgız halkının bu yardımları kâbulundeki heyecan görülüyor, bu görüntü bozkır insanına yakışan inatçılıkla ortada duruyor.

Ey milletim, tarihim, Atayurdum ve yüce dâvâm, 

İşte gerçek, haydi durma, öyle ya! yerinde havam.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT