1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. KONYA “SELAM” VERDİ
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

KONYA “SELAM” VERDİ

A+A-

Dün güne Hazreti Pir’in bu yıl ki SELAM Vakti programı ile başladık. İyi ki de başlamışız. Turizm ve Kültür Müdürümüz Abdüssettar Yarar Bey’in ısrarlı davetini kıramamıştık. Bu yıl ki programa sıkı bir hazırlık yapıldığını gördük. Programın detaylarını gazetemizden ve internet sayfalarımızdan görebilirsiniz. Benim için bu programın en güzel yanı Sayın Valimiz Cüneyit Orhan Toprak Bey’in ilk basın toplantısı olması, Büyükşehir Belediye Başkanlığı onaylanan Uğur İbrahim Altay’ın da Ankara’dan ayağının tozu ile gelmesinden sonra ilk kez bizlerle birlikte olmasıydı.

Bu programa ve bazı siyasi detaylara girmeden önce iki üç konuyu da siz değerli ve samimi okurlarımızla paylaşmak istiyorum.

ÖMER HALİSDEMİR CADDESİ’NİN ELEKTRİKLERİ

Bizim sıkı okurlarımızdan bir Osman abimiz var. Osman abimiz sürekli direksiyon başında olduğu için zaman zaman bize de fahri muhabirlik yapar. Allah kendisinden razı olsun. Osman abimizin dün bizden şöyle bir isteği oldu:

“Hayırlı sabahlar abim

Şeker Mahallesine yeni açılan şehit Ömer Halisdemir Caddesinin aydınlatma lambaları caddenin bitiminden bu zamana kadar bir türlü yakılmadı. Abi günler geç ağarıp erken kararıyor, okula ve işe gidip gelenler için karanlık iyice karanlık oluyor. MEDAŞ’ı belli zamanlar da iki kez aradım müşteri hizmetleri ‘kabul yapılmadı, en kısa zamanda lambalar yanacak’ dedi. Ama o kısa zaman bir türlü bitmedi ve lambalar yanmadı. Orada ikamet eden biri olarak ailecek çok mağduruz. Bu durumu köşenizde dile getirirseniz sevinirim. Hayırlı işler sağlıklı günler dilerim…”

…………..

Osman abicim eğer kabul yapılıp yasal süreç başladı ise MEDAŞ’ın duyarlı yöneticilerinin konuya derhal müdahale edeceklerine inanıyorum.

REKTÖR ŞEKER HOCA’NIN SİTEMİ

Dün güne Hazreti Pir’in toplantısı ile başladık dedik ya… Toplantıya Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker Hoca da katıldı. Toplantıya geçerken Muzaffer Hoca dünkü yazımız ile ilgili sitemlerini iletti. Hani Meram Tıp ile ilgili iki konu vardı yaaa.

İzninizle hemen o sizlerden gelenlerle dile getirdiğimiz o iki konu ile ilgili üniversite ve tıp fakültesi yönetiminin gerekçelerini kamuoyu ile paylaşalım.

Birinci konu; acilde radyoloji teknisyeninin olmaması mümkün değilmiş. Burası acil olduğu için 24 saat ikişerden 4 tekniker çalışıyormuş. O anda yemeğe gitti sözünün araştırmasının yapıldığı ve tekniker orada olmasına rağmen bir personelin lüzumsuzca hasta yakınana yemeğe gitti demesinden bu durum kaynaklanmış.

İkinci konu; ise bizim de şahsen adapte olamadığımız Meram Tıp Fakültesinin kan idrar tahlili meselesi. Yetkililer hastane çok büyük olduğu için bu durumun özellikle bu nedenden kaynaklandığını belirttiler. Eskiden sadece eski binaların olduğu yerde C bloğun altında kan alma merkezi var iken bugün yeni yerde tam 4 adet kan alma merkezinin olduğunun altını çiziyorlardı ve “Hastalarımız hasta yakınlarımız hatta personelimiz bile yeni binaya daha tam olarak adapte olamadılar. Bu da hastanenin büyüklüğünden ve tam kabulün yapılmamasından kaynaklanıyor. Kan ve idrar alma verme konusu üç dört ay içerisinde sorunsuz ve örnek bir şekilde halledilecek” diyorlardı.

Biz yazılarımıza gösterdikleri hassasiyet ve ilgiden dolayı Sayın Rektörümüz Şeker Hoca’ya ve Meram Tıp Fakültesi yönetimine huzurlarınızda teşekkür ederiz.

ZAFER’DEKİ AMELE PAZARI

Henüz saat sabah 8 suları idi. Bizi günlük olarak takip ettiğini bildiğim bir iş adamımız önce şu fotoğraf karesini gönderiyor ardından da şöyle diyordu;

foto-1-523.jpg

“Burası yeni amele pazarı sabahın körü, hepsi Suriyeli ve burası Zafer’in göbeği. Bunları böyle bizim gibi toplu halde gören ve şehre gelen bir yabancı bu halleriyle eylem hazırlığındaki bazı insanlar zanneder. Sayın adaşınıza veya her kim ilgileniyorsa bu arkadaşların bekleme yerlerini değiştirmelerini söyleseniz olur mu? Hürmetle ellerinden öperim. Sinirimden günaydın bile demeden başladım yazmaya…”

………….

Evet, maalesef şehrin en merkezi ve turistik yerindeki bu görüntüyü her an görebiliyorsunuz. İş için işçi arayanlar ile ekmek ve aş için iş arayan bu insanların şehrin daha görünmeyen noktalarına çekilmesinin şehri yöneten duyarlı yöneticilerimiz sayesinde hallolacağına inanıyoruz ve okurumuzun bu samimi görüşünü yetkililere iletiyoruz.

SAYIN VALİMİZ TOPRAK’I ÇOK SEVDİM

Sayın Valimiz Cüneyit Orhan Toprak Bey ayağının tozu ile Konya’ya geldi ve kamuoyunda bir 10 Kasım vakası oldu. Bilen bilmeyen, tanıyan tanımayan herkes basında çıkan haber ve görüntülere göre yorum yaptı.

Oysa Sayın Valimiz Konya’ya gelmeden biz de istihbaratımızı almış ve çok sevinmiştik.

PUSULA Yayın Grubu olarak kendilerine yaptığımız ziyarette de Sayın Vali’nin o samimi sohbeti her şeyi tüm gerçeği ile ortaya çıkarmıştı. Bakın demedi demeyin. Zaman en iyi ilaç. Bu Konya Sayın Toprak’ı çok sevecek ve bağrına basacak.

Sayın Vali dün de ilk kez basın toplantısı vesile ile Konya basını ile tanıştı. Dikkatle izleyen meslektaşlarım fark etmişlerdir burada da o kadar açık ve netti ki. Her şeyden önce tam bir devlet adamı idi. Bildiğini, inandığını söylüyor, bilmediğini de görevli bürokratına soruyordu. Sayın valimiz bir kez daha şehrimize hoş geldiniz. Allah mahcup etmesin inşallah.

UĞUR BAŞKAN ÇOK RAHATLAMIŞ GÖRÜNDÜ

Tabiii dün sabahın bir ilklerinden olanlar arasında da Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Uğur İbrahim Altay da vardı. Reis kendisine Konya görevini vereli daha 24 saat olmamıştı. Başkan hafif gripti ama rahatlığı o kadar aşikardı ki. Ama sonuna kadar da haklıydı. Başkanın o önemli 72 saatte çektiğini en iyi kendisi biliyordu. Başkandan ilk açıklamayı alabilmek için hemen bir manevra yaptık iki önemli cümleyi ayaküstü zor alabildik. Onu da gazetemizden okuyacaksınız inşallah.

BAŞKAN AHMET PEKYATIRMACI’NIN MÜTEVAZILIĞI

Önümde biriken notlarıma bakıyorum.

Geçtiğimiz haftadan bu yana Ahmet Başkanı yazacakmışım. Selçuklu Belediye Başkanı Sayın Ahmet Pekyatırmacı o alışık olduğumuz sizin de gördüğünüz o başkanlara hiç benzemiyor. Dahası benzemiyormuş da biz geç fark ettik. Geçen hafta İstanbul dönüşü havaalanında karşılaştık. O da bizim gibi normal vatandaş gibi terminal binasında dolaşıyor yani VIP’de oturmuş kahvesini içmiyor. Sonra uçağa bindim Başkan yine öyle önlerde VIP’te değil. O anlarda içimden çok dedim şimdi de huzur içinde sizlerle paylaşıyorum. Ahmet Başkan sana tek kelime ile helal olsun diyorum.

İYİ BİR GURMEYİM DE…

Dün TORKU’daki eski dostlarımızın, özellikle de Recep Başkan’a Çumra Belediye Başkanlığı günlerinden bu yana bağlılığı çalışkanlığı ve inanılmaz performansı ile dikkatlerimizi çeken Melek Küçüktongur Hanımefendi’yi kırmayarak “TORKU Doğrudan Döner Restoran”lar zincirinin Adalhan Şubesi’nin açılışına gittim.

Laf aramızda biz gazeteciler iyi yiyiciyizdir(!)

Gençlik yıllarımda ben de bayağı formda idim. Rahmetli Galip Yenikaynak’tan kulakları çınlasın İhsan Kayseri abimizin tedrisatında iken etliekmeğin içine konacak domatesin bile gölgede yetişmiş olmasına dikkat ederdik. Sonra hızlı gazetecilik yıllarımız(!). Yemek keyfi de neymiş. Karnımızı doyurabiliyorsak şükür idi. Neyse dün de biri evde hatunla olmak üzere iki kahvaltının ardından öğle yemeği için Torku’da idik. Atalarımız der ya “tok doyurmak zordur” diye. Dünkü yemekte benim en çok hoşuma giden tepsiye konulan plastik çatal ve kaşığın dışında kalan her ürünün TORKU olmasıydı.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Yumuşak konuş ki kalplerin kapıları açılsın. Sıcak kalpli ol ki vicdanlar seni düşüncelerine “buyur’ ‘etsin. İhlaslı davran ki, tesirin sürekli olsun.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ? 

Yağışlı havalarda ister yayla isterseniz direksiyon başında ya da toplu taşıma araçlarında yolcu olalım, engellilere, yaşlılara, kadınlara biraz daha kibar olduğumuz zaman daha iyi ADAM oluruz.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

11 Yorum