1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. PAPAZ, CAMİ TUVALETLERİ VE SU İSRAFI…
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

PAPAZ, CAMİ TUVALETLERİ VE SU İSRAFI…

A+A-

Rahat olun bugün kimsenin nasırına basmayacağız.

Ve sadece ve sadece Konya’da olup bitenleri sizlerin gözlemlerinizi samimi şekilde yüreğinizi bizleri açışınızın satırlarını sırf Allah rızası için, kul hakkı, vebal için kamuoyu ile paylaşıp yetkililere ileteceğiz.

Kim nerede ne eksik yapmış? Vallahi de bizim işimiz değil billahi işimiz değil.

İşlerini yapmayanlar, işlerinin ehil olmayanlar falanca kollarının adamları imiş? Yahu bize ne at binenin kılıç kuşananınmış.

Böyle giderse şöyle olurmuş… Yahu “elle gelen düğün bayram” imiş.

Bunun hesabını Allah sorarmış… Haaaaah orada duralım o zaman.

Cenab-ı Allah’ım inşallah sorar. Yüce Rabbim inşallah o adaleti ile kulun hakkını yiyenlerin, kul hakkı yenmesine vesile olanların burnundan fitil fitil gelir. Şahsen ben günahkâr aciz bir kul olarak kulluk hakkımı helal etmiyorum. Yapandan da, vesile olandan da, onları buraya tayin edip, atamasını yapanlardan da davacı olma şansımız olursa davacıyım.

………

Şimdi izninizle siz değerli güzel yürekli samimi okurlarımızdan gelen üç ayrı konuyu dile getirmeye çalışalım. Bu arada okurlarımızın bizimle samimi olarak paylaştığı bazı acı ve gerçek notları da kelime, kelime yayınlayamıyorum. Onlardan da bu konuda önce ak sonra da helallik istiyorum.  

KAFELER İÇİN BOŞUNA TANTANA YAPILMIŞ

“Merhaba Uğur abi,

Hepimizin bildiği gibi bu sene yaz aylarında Nalçacı Caddesindeki kafelerin kaçak yaptıkları dükkân önlerindeki giydirmeler için hatırlarsanız Nalçacı Caddesi bile trafiğe kapatılmıştı. Yine hatırlar mısınız? Eylemler yapılmıştı.

Belediye Başkanlarımız, “Ben yıkarım bunlar yasal değil” demişlerdi. Ve sonunda da kavgalı bir şekilde bu yasal olmayan yani yasak olanlar kaldırılmış ve çirkin görüntü ortadan yok edilmişti.

Sorarım size şimdi ne oldu da o kaçak ve çirkin görüntüler yeniden neden yapıldı?

Bakın Nalçacı Caddesine şimdi tekrar yeniden o kafeler ve dükkânlarının önünü kapatmışlar. Ve eğer gerçekten yasak ise o pislikleri de dükkânların önlerinde yeniden inşa etmişler. En işlek ve sözüm ona gözde caddemizin haline ne olur bir bakın.

Sonra insan olarak kendi kendime soruyoruz, “Demek ki şimdi o kadar tantana sadece siyasi birer şov için miydi?”

…………..

Evet okurumuz Taner Bey, Nalçacı’daki durumu böyle değerlendirmiş. Ben gece gündüz bu caddeden geçerken yoğun trafikte dahası sürücülerin 24 saat ihlal ettikleri sürüş ve park nedeni ile dikkatimi yola verdiğim için bu yerleri görmüyorum. O yüzden de okurumuzun tespitini sizlerle paylaşıyorum.

YÜKSEK HIZLI TREN’İN GÜVENLİĞİNDE

KESİNLİKLE BİR YANLIŞLIK(!) VARDIR DİYORUZ

İşte sabahın köründe bir bayan okurumuz bizimle yaşadıklarını şöyle paylaşıyordu;

“Günaydın Uğur Bey,

Ankara’ya gidiyoruz 09.15 treni ile ve ailecek şoktayız.

Konya Garı'nın girişteki güvenliği kaldırılmış. X-ray cihazı kapalı. Görevli yok.

İçeri geçtik. Daha önce bilet kontrolü olan x-ray de kapalı.

Yani niyeti olmayan bu güvenlik zaafından niyeti bozar.”

Biz hemen okurumuza dönerek sormuşuz, “Efendim fotoğraf var mı? Bu dediklerinizin fotoğrafını çektiniz mi?”

Hanımefendi yazıyor;

“Hayır, o andaki şaşkınlığımızdan fotoğraf falan çekmedik. Allah rızası için birini arayın da bari güvenlik görevlisi koysunlar.

Bir felaket yaşansa hesabını kim, nasıl verecek?

Şuradaki zafiyeti gören gerçekten niyeti bozar.

Bildiğiniz elimizi kolumuzu sallayarak girdik, çantalarda bomba mı var? Üzerimizde keleş mi? belli değil. Geçtik oturduk. Şimdi etrafımıza bakıyoruz. Şu tip terörist olabilir mi, giderken bizi tarar mı? diye.

Oysa Ankara’ya gülerek oynayarak mutlu bir şekilde gidecektik.”

İnsanlara bu stresi ve güvensizlik hissini yaşatmaya kimin ne hakkı var?”

………………

Empati yaptık. Vallahi dünyada ve Türkiye’de insanların huzurunu bozmak için iç ve dış hainler her yerde hazır ve nazır. Belki bizler hiçbir şeyin farkında dahi değiliz ama güvenlik güçlerimiz polis asker vali yönetici 24 saatte teyakkuzdalar.

Niye? Bir tek insanın burnu dahi kanamasın diye. 

Eğer Yüksek Hızlı Tren’de dün böyle bir olay yaşandı ise yetkililerin Ankara’dan ve Konya’dan zaten bize hemen iletecekleri bir geçerli mazeretleri olacaktır. Biz de seve seçe o mazereti yarın sizlerle paylaşırız olur biter?

Sade vatandaşın yaşadığı da yanına kar kalır unutulur, gider.

Yapılacak tek bir şey kaldı Cenab-ı Allah’a gerçek manada sarılmak ve bol dua etmek.  

…………….

BU HESAP ÇILDIRTTI

Alim Doğan abimiz iki kare fotoğraf çekmiş ve sonra o kadar net o kadar açık ve o kadar basit bir yorum yapmış ki, okuyan, anlayan ya da anlamak isteyen it kudurur(!) cinsten.

Neyse zaten güne yay gibi gergin başladık lafı uzatmayalım ve direkt olarak konuya girelim

“Kıymetli Yazarımız,

Sayın Uğur ÖZTEKE

Biz vatandaşlarca önemli görülen yetkililerce de muhtemelen önemsenmeyip küçük problem addedilen bazı hususları ancak size yazabiliyoruz. Zira birçok konuda ilgili birimlerin ya e-posta adresleri çalışmıyor, ya teslim olamıyor ya da yanıt verilmiyor.

Ekli fotoğrafta Kapı Camii yakınındaki yoğun olarak kullanılan umumi tuvalete ait pisuvar ve sürekli akan şebeke suyu görülmektedir.

foto-2-441.jpgfoto-1-525.jpg

Basit bir hesapla, dakikada 1 litre suyun boşa aktığı düşünülürse günde 1.5 ton, ayda 45 ton su boşa akıyor.

Söz konusu tuvalette 4 adet ayakta ihtiyaç giderme yeri var.

45X4=180 TON su heba olup gidiyor.

Tüm Konya Büyükşehir yerleşimindeki tuvaletlerde böyle ise, israfın veya yeraltından veya Göksu barajından, kısaca tabiattan boşu boşuna kaybedilen su miktarının boyutunu iyi düşünmemiz ve tedbir almamızın şart olduğu meydana çıkmıyor mu?

Kaybın parasal boyutunu varın siz düşünün.

Hâlbuki bu pisuvarlara birer musluk kafası takılsa, kabinlerdeki çeşme gibi kullanılsa israfın büyük ölçüde önleneceği apaçıktır. Kaldı ki bunun hesabı, tuvaletteki su sayacının bir haftalık 2 farklı takiple görevlilerimizce ortaya konabilir.

Tabii ki sağlam ve tam tarafsız bilimsel bir bakış açısı gösterebilecek, uzmanlarca.

Zira, 15 yıl önce bir makalede ABD’li bir felsefeci papaz, günümüzde dünyada görülen su sıkıntısını yerel yönetimlerin gerçekleri saklayan yalan beyanları nedeniyle olduğunu yazıyordu.

İkinci bir husus enflasyona karşı su fiyatlarında indirimden söz edildiğini sanırım yanlış duymuşuz. Soldaki 7. ve 10. dönem faturaları aynı miktar su ve karşılığı aynı miktar tutar yazılı. (8’er metre küp 35’er TL)

UNUTULMAMASI GEREKEN ÇOK KATI BİR GERÇEK VAR Kİ, SU SIKINTISI KAPIMIZDA

Torunlarımıza içecek su bu gidişle bırakılamayacak.

Bundan böyle çok iyi analiz edilmiş su kullanımı ve tedarikine ait yaklaşımları kesinlikle ortaya koymalıyız.”

…………..

Benden bugünlük bu kadar artık günaha girmek istemiyorum…

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Dürüst olmak belki size çok sayıda arkadaş kazandırmaz; ama sizi daima en doğru arkadaşlara götürür.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bisikletli amcalar kaldırımda bisiklet sürerken, önümüze şaaaaap diye tükürmedikleri zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

10 Yorum