POLİS AMCA BU NASIL CEZA?

Bugün şehrin sessizliğine ve sakinliğine ayak uydurarak kimseyi üzmeyecek üç ayrı rahat yazı konusu ile sizlerle birlikteyiz.

HERKESİN KENDİNE

GÖRE BİR DÜNYASI VAR

Her insanın, her evin her ailenin çok farklı hikâyeleri vardır. O dört duvarlar arasında neler yaşanıyordur neler? Bu arada herkes, dahası hepimiz dünyanın da bizim bu dünyamızın etrafında döndüğünü sanırız.

Bizim problemimiz en büyük sorundur insanlık adına. Aslında böyle bir şey yok tabii ki.

Bu işler mesela bizim ülkemiz için diyelim sadece lider seviyesindeki insanlar için geçerlidir. Onların dediği neyse insanlar onlara inanır ve onların dediklerine göre Türkiye döner.

İş yerel baza indiği zaman kim öle kim kala. Kimse kimsenin dediğine bakmaz. Bakarsa da bakar geçer gider.

Biz bütün bunları bilmemize rağmen her okurumuzun her insanımızın bize yazan bizim kapımızı çalan herkesin derdine merhem olabilme adına bu insanlarımıza ya yönlendirmeler yapıyoruz, ya bir yerlerle görüşmelerini sağlıyoruz en son noktada da iki kelime ile yazıp durumu ilgililere iletiyoruz.

Bu bir yerde mesleğimizin ve vicdanımızın vebali olarak, “işin vebali bizde kalmasın elçi olalım” diyoruz. 

Bakın Hüseyin Dönmez abimiz için belki sizce belki yöneticilerimizle hiç de önemli olmayan küçükmüş gibi görünen bir konu ne kadar önemli ki o pazar sepeti abimize ne kadar ağır ve çekilmez hale geliyor ki bize yazıyor bizimde bu durumu Uğur Başkan’a iletmemizi istiyor.

Hüseyin abi Allah sizden razı olsun size güç kuvvet dayanma enerjisi versin. İnşallah isteğiniz Büyükşehir tarafından yapılır. Yapılmaz ise de sizin o pazar sepetiniz size bundan sonra bir pamuk kadar hafif gelsin inşallah.

Hüseyin abimiz durumunu ve istediğini şöyle özetliyordu; 

“Cumartesi günü, pazar için Kılınçarslan tarafından pazar arabası ile merdivenleri tırmanmak mümkün olmuyordu. Asansör için Zindankale’deki memur yaşınız 66’ya girsin de öyle gel diyor. Kanunda 60 ve 65 yaş zikrediliyor Asansör imkânı da verilmiyor.

Uğur İbrahim Altay başkanımızın ilgisini ve alakasını bekliyoruz. Bu üst geçit için yürüyen merdiven ilavesini sağlayamaz mı?...”

…………..

Gelişen teknoloji bu teknolojiye ve gelişmeye ayak uyduran Konya olarak her insanımız kendisi için engel olarak gördüğü sıkıntıların haklı olarak tek tek kaldırılmasını arzu ediyor.

DUYARLI YÖNETİCİLERİMİZE

TEŞEKKÜR EDERİM

Büyükşehir’in karşısında Hacı Veyis Zade Camii’nin tam karşısında, tramvay duraklarının oradaki yaya geçidinin ön kısmına “Önce yaya” yazısı yazılmıştı. Bu yazının son derece yanlış olduğunu çünkü üç ayrı noktadan sürekli araç trafik akışının olduğunu ve yayaya yol verilmesi halinde maddi hasarlı kazalara davetiye çıkarılacağını belirtmiştik.

Dün bu aynı noktadan yaya olarak bir kez daha geçtim.

Yazımızı dikkate alan yöneticilerimiz bu yazıyı kaldırmışlar. Sadece yan taraftan gelen yolun kısmına yazmışlar. Ve buraya yazmak da son derece normaldir. Duyarlılığınız ve hassasiyetiniz için teşekkür ederiz. 

BU NASIL BİR CEZA?

BEN DE ANLAMADIM

Bizim okurlarımız bizi izleyen takip eden bizimle samimi olarak dertleşen insanların yüreklerinin temizliği gerçekten bir yerde şehrin insanının güzelliği olarak yansıyor.

Seçimlerin ardından trafikte denetimler ve dolayısı ile cezalar yazılmaya başlandı. Allah için şahsi olarak benim bu durumdan hiçbir rahatsızlığım yok. 

Aslında Konya trafiğinde polis işi biraz sıkı tutsa hepimiz bir titrer ve kendimize geliriz. Mesela şehrin neresine giderseniz gidin plakasız bisikletler, motosikletler, elektrikli bisikletler, kağıt toplayan motorlardan arabalara öyle bir rehavet var ki bence polis yasal araçlara ve insanlara karşı nasıl işlem yapıyorsa bu yasal olmayan görüntülere asla göz yummamalı derim.

Neyse bugün burada yazacağımız konu da bir trafik cezası ile ilgili.

Ama inanın ben de bugüne kadar ne böyle bir şey gördüm ne de duydum.

Dün bir okurumuz önce bir fotoğraf gönderdi;

foto-1-606.jpg

 

Meğer bu bir ceza makbuzu imiş.

Anlayamayınca okurumuz yazdı;

“Start stop özelliği var arabanın abi”…

Ben gerçekten bazı konularda çok ama çok cahilimdir. Dayanamadım yanımdaki arkadaşa sordum

“Bu start stop araba ne yahu?”…

Arkadaş anlattı;

“Abi hani kırmızı ışıkta frene basınca durunca araba kendiliğinden stop ediyor. Sonra gaza basıyor araba yeniden kendiliğinden çalışıp gidiyor yaaa. İşte start stop araba bu…”

Hımmmm anlamıştım. Bir kaç kez ben de bunu kırmızı ışıklarda görmüştüm.

Bu kez bize ceza makbuzunu gönderen okurumuza sordum “Abi şimdi bu neyin cezası?”

Okurumuz yazdı “Abi araba kırmızı ışıkta durdu. Ve yeşil ışık yandı çalıştı. Polis arkadaş arabayı stop ettirdik diye ceza yazmış”….

…………….

Vallahi cezayı da anlamış değilim. Bunlar yani söylenenler iddia edilenler gerçekten doğru mu? Buna da çok şaşırdım.

Bakın ülkemiz insanında ya da bazı kesimlerde seçim öncesinde duran sonra yeniden başlayan bu ceza işlemleri farklı yerlere çekiliyor.

“Polis, maliye devletin paraya ihtiyacı var” diye ceza kesiyor diyen bir kesim var. Bu son derece yanlış ve tehlikeli bir düşünce.

Yanlış ve tehlikeli olsa da böyle bir kanaat var mı? Var.

Gerçek dışı şehir efsanesi olsa da resmi görevlilerimiz bu konuda çok daha hassas ve dikkatli olmalıdır derim. Eğer bizim bu konudaki yazdıklarımızda yanlış ise yarın özür diler doğrusu ne ise onu da yazarız. Ama gerçek ise gerçekten trajik ve de komik bir durum.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Hatalı olduğunu anlamak ve özür dilemek, sadece beynini kullanabilen insanlara özgüdür.

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Dönel kavşaklarda, trafik ışıklarının olduğu noktalarda bekleyip gelmekte olan dolmuşa durması için el kaldırmadığımız zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum