REKTÖR MUZAFFER HOCA’NIN BAHTSIZLIĞI…

Demedi demeyin bu günlerde inanılmaz bir grip salgını var. İnanın iki gündür haplarla, iğnelerle anamın “goca karı tedavi” yöntemleri ile ayakta durmaya çalışıyorum. Doktora gidiyorum  “ateşin var mı?” yok, “öksürük var mı?” yok, “Balgam var mı?” yok. Sonuç “Grip virüsünü kapmışsınız dikkat edin”… İki lokma yeme şansım yok affınıza sığınırım ishalin ömrümde yaşamadığım türünü yaşıyorum. Dizlerim titriyor adım atacak mecalim yok. Ama her gün gecenin bir yarısı kalkıyorum en erken eve gece 11’de giriyorum. Buna can mı dayanır? Griple ishal ile atlatabilirsek şükürler olsun.

Dün de güne önce hastanede iğne ardından BÜSAN’da küçük bir ziyaret ve sonra da Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Muzaffer Şeker hocamın basın toplantısına gittim.

İzninizle buraya gelmeden birkaç not düşelim.

DOLMUŞÇU KAYNAK YAPAR TAMAM

AYNI KAYNAĞI ZABITA YAPARSA BU İŞ BİTMİŞTİR

Şehir içi trafikte sizlerin de bizlerinde iki de bir asıp kestiğimiz (sonuna kadar haklı olsak da) dolmuş sürücülerine bazen haksızlık mı yapıyorum? diye kendi kendime düşünürüm.

Pazartesi günü ikindiye doğru Kule Site kavşağına yaklaştım.

Malum burası üç şeritli bir yoldur.

Ben de üçüncü şeritteyim. Kırmızı ışık yanıyor ve herkes bekliyor. Derken bu dolmuş geldi ve şerit olmadığı halde en sağda bizim olduğumuz şeride kaynağını yaptı. Yani yeşil yandı mı arkada kim olursa olsun önemli değil burnunu sokacak ve ilk önce o geçip gidecek. Haaa gitmeyecek de 10 metre ileride ışığı geçince durup, yolcu alacak. 

Bu dolmuşçu arkadaşın yaptığı o kadar sıradan ve artık alıştığımız bir görüntü ki adam bizim gibi onlarca insanın gözünün içene baka baka söve söve önümüze geçti ve hepimiz bakıyoruz.

Derken sağımdan bir araba daha geçti ve dolmuşun arkasına durdu. Yanımdan geçerken baktım gözlerime inanamadım. Çünkü üzerinde ZABITA yazan resmi bir araba idi. Zaten kırmızı bekliyoruz ya hemen cep telefonumu çıkardım ve bu kareyi çektim.

foto-1-521.jpg

Yeşil yandı o klasik görüntü de önce dolmuş sonra da zabıta aracı öne geçti. Gördüklerime inanamadığım için bastım ve o aracı tekrar yakaladım. Gerçekten de resmi ZABITA aracı idi. (Eğer işte yine bir sahtecilik yoksa)

Artık toplumda partilisinden topçusuna siyasetçisinden bilim adamına en yetkili isim iki de bir dertlendiler mi bana şöyle demeye başlamışlardı “Abi tuz koktu tuz”…

Ben de diyorum ki bu garip dolmuşçuların günahını almayalım resmi görevlisi böyle yapıyorsa bırakın dolmuşçular da yapsın, nihayetinde adamlar ekmek peşinde değil mi?

MERAM’IN KOOPARATİFLERİNE

YAPILAN BAŞVURUYA İNANAMADIM   

Pazartesi günü yine yeni bir şey daha duydum. Meram Belediyesinin kooperatiflerine öyle bir ilgi varmış ki millet şokta imiş. Rakamı duyunca ben de şok oldum. Aksinne Kooperatifine 400 küsur daire için 3 bin 500 müracaat olmuş. Nasıl ilgi ama? Yapana da alana da helal olsun demekten başka bir şey diyeniniz var mı?   

STADYUMDA ISITICILAR ÇALIŞMADI MI?

Biz ortalık hastalıktan kırılıp geçiyor diyoruz yaa. Dün yine koca bir iş adamımız anlatıyordu. Milli maça oğlu ile kızı ile giden bantsız Konyasporlulardanmış abimiz de. Maçın ilk yarısını zor seyretmişler. İkinci yarının başlarında ayaklarının soğuktan uyuştuğunu hissetmez olunca tribünü terk etmişler. Abimiz de bize iki gündür anlatıldığı gibi ısıtıcıların çalışmadığını dahası sadece protokol bölümündeki ısıtıcıların çalıştığını söylüyordu. Abimize çok inanırım ama hâlâ inanmak istemiyorum. Isıtıcılar çalışmıyorsa vardır mutlaka geçer bir açıklaması. 

GELELİM REKTÖR HOCA’NIN KISMETSİZLİĞİNE

Dedik yaa dün sabah dizlerimiz titreyerek gittiğimiz yerlerden birisi de Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Muzaffer Şeker Hoca’nın geleneksel güz dönemi değerlendirme toplantısı idi. Bu toplantının basın toplantısı bölümünü izledim ama gezi ve yemek kısmına kalamadım. Bu yüzden bizim değerlendirmemiz sadece basın toplantısı kısmı ile sınırlı.

Rektör Hoca inanılmaz güzel güzelliğin de ötesinde samimi açıklamalarda bulundu. 

Toplantı ile ilgili detayları bizim PUSULA da dahil bütün basın organlarında okuyup izleyeceksiniz. Biz işin kafamıza takılan ve Erbakan Üniversitesi’nin şansızlığı dahası bahtsızlığı bölümündeyiz.

Rektör Hoca samimi açıklamalarda bulundu dedik ya.

Mesela hiçbir rektörün kolay kolay diyemeyeceği Üniversite-Sanayi iş birliğindeki başarısızlığın reçetesini açıkladı hoca. Bu işte üniversitelerin Mesleki Yüksek Okulu adı altında olmayacak ilçelere açıldığı böylece yaş grubunun çok yükseğe çekildiğini, mesleki eğitimin yeniden orta öğretime çekilmesi gerektiğini belirti. Bu işin eğitim ve üniversite ayağı idi. Bir de sanayicilerin başta verdikleri sözde durmadıklarını söyleyen Muzaffer Hoca en basitinden Konya için çok önemli olan ve sanayicilerin ısrarla istediği “Değirmencilik” bölümü için sanayicilerin söz verdikleri halde öğrencilere burs vermemek adına direndiklerini anlatıyordu.  Ne diyeyim ülkemizdeki yabancı öğrencilerin harçlarından tutun da üniversitelerin artık nasıl gettolaştıklarına (bunu da ayrıca yazacağız inşallah) kadar tüm doğruları içtenlikle anlattı.

Dedik ya dün Rektör Hoca için şansız bir gündü.

Hocayı her ne kadar can kulağı ile dinlesem de gözümün önüne hep Erbakan Üniversitesinin yani hocamızın Erbakan Üniversitesine geldiği günden bu yana elinden tuttuğu hızla yükselttiği ve dekan olarak atadığı Prof. Dr. Mehmet Karalı’nın attığı ve Türkiye’ye sadece Erbakan Üniversitesini değil Konya’yı da malzeme konusu yaptığı açıklama geliyordu.

Buyurun Karalı hocanın yazdıklarından iki ayrı kare

foto-2-437.jpgfoto-3-307.jpg

Yahu bir insana dahası koskoca bir şehrin adı bile Erbakan olan üniversitesinin dekanı üstüne üstelik de motor mezunu, Havacılık Uzay Bilimleri Fakültesi’ne dekanı kadınlara tepkisini dile getiriyordu. Haaa Sayın Karalı hocam kadına bakış açınız ve görüşünüz kendinize göre yüzde yüz haklıdır, doğru olabilirsiniz. Ama siz emekli hacı emmi değilsiniz ki bu tweeti böyle pimi çekilmiş el bombası gibi ortaya atasınız. Koskoca ülkenin lideri Tayyip Bey’in atadığı rektör tarafından atanmış, üniversitenin A takımında yer alan koca bir bilim adamısınız.

Sayın Cumhurbaşkanımızın kadın baş danışmanları var mı? VAR

Sayın Cumhurbaşkanımızın kadın bakanları var mı? VAR

Sayın Cumhurbaşkanımızın partisinin kadın vekilleri var mı? VAR

Sayın Cumhurbaşkanımızın seçtiği ve bizlerin oyumuzu vermemizi istediği kadın Belediye Başkanları var mı? VAR

Sayın Cumhurbaşkanımızın direkt atadığı kadın rektörler var mı? VAR

…………..

Hayırdır hocam yoksa siz Reis’in kadın politikasına ya da düşüncesine karşı mısınız?

……………

Olmadı Karalı hocam olmadı. Hem Erbakan’a hem de Konya’ya KARA yı çaldınız, gitti. Buna hiç de hakkınız yoktu, kusura bakmayın.

Daha çok şeyler yazılır da artık yeter, daha fazla kendi kendimizi KARAlamayalım.

Ama bir de kulağımıza kaçırılan karpuz kabuğu var. Hocamıza da kızıp öfke ile biz de kendisine haksız bir KARAlama yapmayalım. Bakarsınız aradan üç beş ay geçer hocamız bir yere atanıverir ne dersiniz(!).  Burası Türkiye daha çooook su götürür.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Dil şükre düşmezse kalp hüzne düşer

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Tramvaya bineceğimiz esnada ilk önce inenlere yol verdiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
27 Yorum