1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Fikret Akınerdem

  3. ŞANTAJ SİYESETİ ve İSRAF
Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Yazarın Tüm Yazıları >

ŞANTAJ SİYESETİ ve İSRAF

A+A-

Zamansız canavar vahşi kapitalizm Trump’ın ABD başkanı olması ile çirkin yüzünü iyice açığa çıkardı. Eskiden beri acımasızlığı bilinen hatta çoğu kapitalist baronlarca bile tenkit edilen kapitalizm artık saklanamayacak kadar ortada. Öyle de insan kanı emen, fakiri daha düşkün, zengini daha azgın ve şımarık yapan bu düzenden kapitalizm karşıtı ideolojilerden öyle ciddi bir tepki de yok. Hatta çoğu insan hatta müslüman bile kapitalizmin ağına düşme yollarını arıyor ve de oluyor desek yanlış olmaz.

İyi bir kapitalist olan Trump’ın iktidara gelmesiyle birlikte dünyada “santaj siyaseti” iyice kendini açığa vurdu demiştik. Bunun açık delili ABD’nin Suudilere, ardından da taşeronları ile Katara müdahale etmeden “santaj siyaseti” ile milyar dolarları cebine çoktan indirdi bile.

Bu arada AK Partinin Enerjide dışa bağımlılığımızdan kurtarmak için ürettiği politikalar ile birlikte “yenilenebilir enerji” kaynaklarımızdan güneş, rüzgar ve biyoyakıtlar üzerine ürettikleri siyaseti yakinen bilirim. Bu meyanda son günlerde Enerji Bakanımızın 1000 MW’lık rüzgar enerjisi ihalesi yapılacağı ve bunun için de ihaleye giren 4 firmanın Alman-Türk ortaklığı olduğunu duyurdu.

Almanya ile aramızda ki negatif gelişmeler düşünülürse Almanya acaba bizden “şantaj siyeseti” ile bu ihaleyi şirketleri aracılığıyla almak mı istiyor sorusunu akla getirdi. Gerçi Almanya’nın yenilenebilir enerji teknololojisi konusunda ki ilerlemeleri eski Bakan Taner Yıldız ile bir seyahatimizde görmüştüm. 8 yıl evvel ülkemde enerji politikalarına yön veren bir heyetle yapılan ziyarette tüm Alman firmaları rüzgar santralleri üretimlerinin 15 yıllığına kapatıldığını o zamanda görmüş ve onlara teknolojide ulaşmanın şimdilik zor olduğunu anlamıştık ama gelişmelerin ve siyaset trendine bakarsak yine de insanın aklına son zamanların popüler atılımı “şantaj siyasetini” getirmiyor değil.

Böyle ise bir vatandaş olarak bu anlayışta ki “şantaj siyasetine” fırsat verilmesini doğru bulamam. Ancak çoklu düşünmek gerek ve tersi de olabilir. Yani bizde yenilenebilir teknolojileri olmadığına göre 1000 MW’lık bir pazar ile ülkeme teknoloji transferi yapılabilir mi diye de düşünmek gerekir. 1000 MW’lık enerji bir ülke enerjisinde öyle önemli değer değilse de aslolan bu uygulamanın üzerinden yürüyen bir siyaset inceliği olup olmadığının bilinmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Siyaset böyle bir şey. AK Parti hükümetlerinin ülkemin çıkarına olmayan yanlış politikalar üretebileceğini asla düşünmem ama devlet derin siyasetinin özellikle de uluslararası arenada gizli şifreleri vardır ve de belki de bu da o ince siyasetlerden birimidir diye de düşünmeden edemiyorum.

TARIM BAKANININ İSRAF ÇAĞRISI

Yeni Tarım Bakanımız çok önemli bir konuda çağrıda bulundu. Dünyanın ve de ülkemin en önemli meselelerinden biri de israftır. İslam aleminde ve ülkemde her müslüman israfın haram olduğunu bilir ve yemek dualarında da okur. Bu tamam da “bu söylediklerini neden tutmaz” onu bilemem.

İsraf konusunda yapılması gereken ilk şey “uygulamalı eğitimler” verilmesidir. Bunun için devlet, fabrika, okullar ve özel yemekhaneler ile lokantalarda porsiyonların küçültülmesi, bunların yanında artan yemeklerin tekrar kullanılması için paketlenerek servis edilmesi gerekir.

Resmi ve özel davetlerde menülerin sınırlandırılması, 3 çeşitten fazla yemek olmaması, ağır iş yapanların dışında fazla tüketenlerden extra para alınması, menü sınırlandırmalarında da en önce sebze yemekleri ve salatanın mutlaka bulundurulması düşünülmelidir. Bu görüşüm ev davetleri için de geçerlidir ve ev hanımları buna daha da dikkat etmelidir ki obez insan sayısı 20 milyona çıkmış.

Sağlıklı için yine spor ve koşu alanlarının çoğaltılması, insanımızın teknolojiye bağımlı olmaktan kurtarılması, hareket kazandırılması mecburiyet olarak alınmalıdır. KALIN SAĞLICAKLA.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT