TRAVESTİ KOMŞUNUZ OLURSA!...

Hafta başından bu yana siyaset ile uğraşıp duruyoruz. Aslında sevseniz de sevmeseniz de bizim gibi gelişmekte olan ülke insanların dünyaları siyaset, spor gibi insanların ve toplulukların gerçek anlamda gelişmesine el freni olan şeylerle dünyalarını doldururlar.

Haaa Reis’ten sonra biz de gaza gelmiş siyaset yapıyor duruyorduk. Ne olurdu yani bu haftayı böyle geçirseydik? Kızdınız, hem de çok kızdınız biz de vazgeçtik yazacaklarımızı öteledik. Daha o kadar çok yazılacak siyasi konu vardı ki? Mesela Sayın Davutoğlu meselesine bile giremedik.

Ama dedik ya bizim için gerçekler değil boş meseleler gerekir.

Mesela sıkı takipçilerimizden Fikret Çoşar abimiz ovanın su geleceğini yazdığımız gün bizimle şunları paylaşıyordu;

“Uğur abim bugün SU'dan bir mesele yazmışsınız.

Millet basite almak için konuşur bu mevzuyu, lakin bilmezler mi o SU olmadan insan oluşamaz (ALAK) ve su olmadan hayat süremez.

Şeker fabrikalarının satışında da gündeme gelmişti PANCAR ekimi ve uygunluğu konusu.

Pancar ekilebilmesi için sulu tarım yapılması ve yağış oranları önemli. Metrekareye yağış 400 metreküp olan yerlerin uygun olduğunu öğrenmiştim.

KONYA’da yağış oranı 200–300 metreküp. Aradaki fark yer altı sularından sağlanıyor ve yeraltı suları aşırı sulamadan denge sağlanamadığı için yeraltı sularında eksilme, çekilme olduğundan obruk oluşumu çoğaldı biliyorsunuz.

Çiftçi bilinçli ekim yapmaya yönlendirilmeli şeker kamışı niye üretmezler? Sulamada avantajlı veya uzmanların önereceği ürünler. Hollanda Konya kadar bir yer tarımda üretimine ve dünyadaki yerine bakınız. Ufak bir araştırma yaparsanız Hollanda’da tarım çok bilinçli bir şekilde yapılıyor.

Toprak tahlilinden tutun, hangi ürünün o toprağa ekilebileceği ve ekim esnasında araç gereç desteği ve hasat zamanında ürün satışına ürün fiyat dengesi tespitine kadar kontrollü ve bilinçli yapıyorlar. Günlük hesaplar yapılıp geleceğimizi riske etmemek lazım.

Bu memleket hepimizin. Vesselam.”

………………

Biz “su” diyoruz birileri bize kızıyor “su zammını yazsana”…

Biz de diyoruz ki kızsanız da kızmasanız da zam yapılsa da yapılmasa da su fiyatı bugünkü, yarınki mesele. Dahası milleti kandırmaca dahası oyalama meselesi. AK Parti olur, CHP olur, MHP olur Saadet olur. Sadece isimler değişmez olur.

Peki Konya bu siyasilerden birisi çıkıp da Konya Ovası 50 yıl sonra çöl olacak demez? Çünkü diyemez.

İktidar da olsan muhalefet de olsan milleti oyalayacak bir şeyler lazım. Bugün için millet neyle ilgilenir suya yapılan zamla. Değil mi?

Bizi yönetenler bizden çok daha akıllı oldukları bizim gibilerin bana ne 50 yıl sonrasından diyeceklerini bildikleri için ne 50 yıl sorası için yatırım yaparlar ne de gerçekleri söylerler.

Denemesi çok basit.

50 yıl önce bizi yönetenler kimlerdi ne yaptılar zararları ne? Faydaları ne?

Ovanın suyu açısından bunu hiç konuşanımız var mı?

Eeeee 50 yıl sonra da aynı hatta millet olarak daha beter olacağımız için kimse bu konularla ilgilenmez.

Bırakın 50 yıl sonrası şimdi size bir bayan okurumuzun üzerine basa, basa günlerce hatırlattığı “Yazılarınızda bir de ahlaki çöküşü ele alsanız” diye feryat ettiği bu konuyu ele alsak bizi kim okur, bizi kim dinler?

Herkes bunu diyor demesine de kim kendini ortaya koyup risk alıyor?

Kim bu ahlaki çöküş için kendini feda eder? Kim çıkıp acı da olsa doğruyu söylüyor ya da söyler?

Çenemiz açıldı mı herkes ahlaki çöküş diyor… Örnekler veriyor. Gerisi… Gerisi boş.

Mesela bu hanım okurumuz, AK Parti Kadınlar kolunda en üst düzeyde görev yapmış şehir sevdalısı bir hanımefendi. Şehrin göbeğinde oturuyor. Ama bugünlerde ahlaki çöküşü aile fertleri ile birebir çok acı bir şekilde yaşıyor.

Nasıl mı?

Çok basit bugün bu çöküşü bu hanımefendi yaşıyor yarın siz biz hep birlikte yaşayacağız.

Şöyle ki; bu hanımın alt katını 3 travesti kiralıyor. Komşunun anlattıklarına göre evin duvarlarına bile yalıtım yapılıyor.

Niye? Öyle sesler çıkıyormuş ki artık o sesler aşağıdaki üst kattaki komşuları rahatsız etmesin diye imiş (!).

Travesti komşular sosyal medyada bol bol o fotoğrafları ile ortalığı sallıyormuş. Bu hanımefendi sayesinde yeni bir şey daha öğrendim. Hanımefendinin komşuları meğer bıyıklı sakallı erkek severlermiş.

Mahalle esnafı şimdi hep sakal bıyık bırakmış.

Bu yeni komşuların köpeklerine kadar millet takla atıyormuş(!)

Bu ablamız fotoğrafları getiriyor gösteriyor. Sosyal medyayı açıyoruz Konya perişan. “Uğur Bey lütfen bunları yaz” diyor. (Bunları gösterip yalvarırken de üzüntüsünden titriyor)

Yahu ben yazsam ne olacak ki?

Polise gidin şikayetçi olun diyorum. “Oluyorum ama suç değilmiş ki?” diyor. Eeeee ortada suç yoksa biz ne yazacağız. Mahallelinin yeni modası travestiler ise biz ne yapacağız?

…………

Aman bu konular çok sıkıntılı olsa da suya yapılacak zam bile bu işten daha önemli değil mi?     

Yaaaaa.

…………

Biliyorum bu yazıyı bugün okuyacak olan hanımefendi bana sitem edecek belki de kırılacak. Ama ilk tanıdığım gün de kendisine söyledim “Ablacım senin gece gündüz 24 saat çalıştığın parti Konya’da tek parti. Astığı astık kestiği kestik. Söyle il başkanına önce apartmanın sonra mahallenin namusunu (!) kurtarıversin”…

………..

Eğer bu iş Konya’da suç değil cinsel tercih ise, polisin de, hakimin de, savcının da yapacağı hiç bir şey yok. İşi yapacak tek merci siyasilerdir. Ben bunu bilir bunu söylerim.

CAMİNİN O DELİĞİ

Neyse tam olarak yazamasak da çok günaha girdik. Bugün bazı okurlarımız bize bugün yine sallarlar “Sen ne ahlaksız adamsın. Yazacak bir şey bulamadın da travestileri mi yazdın?” derler. Doğrudur kendilerinin de travesti komşuları oluncaya kadar hiç kimse bunları yazmamalı, konuşmamalı ve dile getirmemeli. Varsa da hemen halının altına süpürmeli değil mi?  

………….

Geçtiğimiz hafta bir okurumuzun bize göndermiş olduğu fotoğraf ve bilgiler ile bu camimizin duvarlarındaki deliği ve caminin içerisinde de hoş olmayan durumu yazmıştık.

İşte iki gün önce Meram Belediyesinden yetkili ve etkili müdürlerimizden birisi önce aşağıdaki fotoğrafları bize gönderdi foto-1-668.jpgfoto-2-552.jpgfoto-3-388.jpgfoto-4-255.jpgfoto-5-164.jpg

Sonrada altına şunları yazmış;

“Uğur abicim o delik tarihe karışmıştır”…

………….

Biz de ilk planda camimizi ardından da bölge gençlerini kurtaran Meram Belediyesinin duyarlı yöneticilerine teşekkür ederiz.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Papağan söyleyeni anlamaz ama aklında tutar

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?     

Önünde çocuğu arkasında eşi ve onunda kucağında iki çocuğu bulanan motor sürücüsü babalar Zafer ve Alaaddin bölgesinde dahi o yoğun trafikte kırmızı ışıklarda durmaksızın geçmedikleri zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
12 Yorum