1. YAZARLAR

  2. Muzaffer Kırmacı

  3. YALANDAN KİM ÖLMÜŞ
Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

Yazarın Tüm Yazıları >

YALANDAN KİM ÖLMÜŞ

A+A-

Bu seçimlerde muhalefetin öne çıkardığı iki önemli özellik var.

Sizlerin de dikkatini çekmiştir.

Bu özelliklerden birisi Amerikalıların bizim siyasetçilerimizi belli aralıklarla araması, diğeri de gaipten alınan duyumlar.

“Beni Amerikalılar aradı” diye söze başladığınız zaman, konunun önü o kadar açık ki her şeyi yükleyebilirsiniz.

“Kim aradı” diye sorduğunuzda cevap yok.

Var da cevap değil.

“Şimdi söyleyemem. Seçimlerden sonra açıklayacağım. Beni arayan Amerikalı şimdi isim vermemi istemiyor…”

Böyle bir cevap olur mu?

Bu Amerikalı kimden, neden korkuyor ki isminin açıklanmasını istemiyor?

Birileri de çıksa ve dese ki;

“Beni bir kadın aradı İnce ile beraber olmuş. Hatta bir de çocuğu varmış.”

“Kimmiş” diye sormayacaksınızdır umarım.

Kadın bilahare televizyona çıkıp kendisi anlatacakmış.

Kadın öyle istemiş.

Şimdi bunun İnce’yi arayan Amerikalıdan bir farkı var mı?

Yok.

Bu, çok çirkin bir iftiradır.

“Duyum”un da kim olduğu belli olmayan, aradığı bile şüpheli Amerikalıdan kalır tarafı yoktur.

“Aldığım duyumlara göre” diye başladığınız zaman da söyleyemeyeceğiniz yalan, atamayacağınız iftira yok. Önü o kadar açıktır ki, vebali ahirette sorulur.

“Aldığım duyumlara göre S-400 füzeler Sarayı korumak için alınıyormuş. İnşallah duyumlarım doğru değildir…”

Türkiye’yi yönetmeye talip olan bir insanın ciddiyeti ile ne kadar bağdaşıyor?

Ona kalırsa biz de ne duyumlar alıyoruz. Neler söylemiyorlar ki?

Ülke duyumlarla, kimliği belli olmayan Amerikalıların sufleleri ile yönetilemez.

Devlet yönetimi ciddiyet ister.

Mahallelerdeki dedikoducu kadınlardan bir farkınız olsun isterseniz!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT