Emrullah Nergiz

Emrullah Nergiz

YEREL MEDYANIN GELECEĞİ

Bugün çuvaldızı kendimize batırma günü.

Okurların en çok dillendirdiği ‘basılı medyanın ileride ne olacağı’ konusunda sohbet edelim.

Salgın günlerinde medyanın en çok tartıştığı konulardan biri, basılı gazetelerin dağıtımıydı. Yerel gazeteler bir yana ulusal gazeteler dahi belediyeler kanalı ile dağıtılabilmişti. Özellikle sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında marketlerin ve büfelerin kapalı olması on binlerce basılı gazetenin geri dönüşüme gitmesine neden oldu.

Basın İlan Kurumu Resmi Gazete’de de yayınlanan kararlarıyla; pandemi sürecini mücbir sebep kapsamına alacağını ve gazetelerin aralarında anlaşması durumunda daha az gün basılı yayın çıkarılabileceğini hükme bağladı. Lakin ulusallardan böyle bir hamle gelmeyince yerellere de yansıma az oldu.

Belki de tamamen basılı yayınların silinmesinden korkuldu.

Ben katılmıyorum buna. Okur istediği sürece basılı medya asla bitmeyecek.

Yerel medya ve matbaalar çok değerli. Gelecekte; dijital dünyanın fişinin çekilmekle insanları tehdit eden bir gün geldiğinde, yerel medya geçmişte olduğu gibi haber alma özgürlüğünün tek garantisi olacak.

Tabi bu süreci kuru inatla değil, akılcı çözümlerle ayakta kalabilenler görecek. Dökme suyla değirmenin dönmediği çok daha iyi anlaşılacak.

Bugünlerde yapılmayan hamlelerin bedeli gelecek aylarda ve yıllarda maalesef daha ağır bir şekilde ödenebilir. O zaman keşke demenin bir faydası olmayacak.

Özellikle artan maliyetler ve ağırlaşan şartlar Anadolu’da birçok yayının kapanmasına neden olacak. Basın İlan gelirlerindeki azalmayla zaten bunun ateşi yakılmıştı. Dilerim bunlar gerçek olmaz. Lakin görünen köye ısrarla gözleri kapatmanın da hiç kimseye bir faydası yok.

Çözüm üretmek yerine kafayı kuma gömmeye devam edenlere sözlerim! Reklam pastasının artık son kırıntılarının paylaşıldığı tirajların yerlerde süründüğü bir dönemden bahsediyoruz. Birlik olup güç olmak yerine günü kurtarmanın telaşına düşüyoruz. Basın sektörü bırakın kar etmeyi çok ciddi zararlarla ve eleman azaltmalarla karşı karşıya.

Özellikle Basın İlan Kurumu kaynaklı gelirlerin de bitmesiyle, balık sudan tamamen çıkmış olacak. Bakalım o zaman kaç nefes daha alınabilecek!

 

SALGIN TEHLİKESİ GEÇTİ Mİ?

Bugünlerde konuştuğumuz herkeste bir telaş var. Bir yakını ya da tanıdığına korona teşhisi konulduğunu anlatıyorlar heyecanla. Hastalığın eski öldürücülüğünü kaybedeceği ve aşıya gerek kalmadan kendiliğinden grip gibi bir hal alacağını bazı doktoralardan dinledim. Lakin buna henüz uzak olduğumuzu söyleyebilirim. Hala salgın tehlikesinin geçmediğini söylüyorlar. Haliyle karantina altına alınan sokaklar apartmanlar çokça karşımıza çıkıyor. Hava sıcaklığının verdiği rehavetle maske, sosyal mesafe ve hijyen tedbirlerini bırakırsak 32 derecede evlere tıkılmak zorunda kalabiliriz.

DÜĞÜN SALONU SAHİPLERİ DERTLİ

Dün sabah arayanlardan biri düğün salonu işletmecisi bir beydi. Özellikle Adana’da sosyal mesafeye uymadan düğün yapılabildiğini neden Konya’da yapılmadığını sorguluyordu. Hatta Konya’da mahalle aralarında da düğünlerin devam ettiğini iddia etti.

Her ilin hıfzıssıhha kurulunun farklı kararlar alabildiğini belirttim.

Lakin aylar öncesinden yer ayırtan hatta evini tutup eşyasını alan ve oralara taksit/kira ödemeye devam eden düğüncüler finali yapamamanın sancısını çekiyor. Salonlar boş. Düğüncüler verdikleri paraları geri istiyor.

Olay arapsaçına dönmek üzere. Denetimli bir çözüm bulunabilir mi buna? Hıfzıssıhha kurulunun gündeminde bu konu var mı merak ediyorum…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum