Yeşil Dosyalı Fırat Projesi!

Mavi Tünel projesinin devam ettiği Konya’da, proje bitse dahi bu suyun Konya ovasını sulamaya yetmeyeceği konusu yıllardan beri tartışılıyor.

Konuya yaklaşık on yıl kadar önce sayın Recep Konuk dokunmuş, Fırat’ın sularının Konya ovasına kazandırılması gerektiğini dile getirmişti.

Daha sonra ise, bu düşüncenin ekonomik olmadığına dair görüşler ileri sürülmüştü.

Yıllar sonra, Konya Ovasına dış havzalardan su getirme konusunu gündeme taşıyan Konya Ak Parti Milletvekili Orhan Erdem’in;

“Bu bölge için bundan sonra takip edeceğimiz en önemli proje, dış havzalardan yeni bir su getirmek olmalıdır. Bir taraftan Mavi Tünel projesi kapsamındaki 3 barajda, kanallarda çalışmalar yürüyor. Bizim şuanda birlik içerisinde Konya’ya yeni bir su getirme gayretinde olmalıyız. Bununla ilgili Kızılırmak’tan su getirme projesi var. Arkadaşlarla o projeyi takip ediyoruz. Diğer kaynaklarla da ilgili çalışmalar sürüyor. Bu bakımdan bir tahıl ambarı olan Konya Ovası’nın öne çıkarılması gerekiyor. Daha bilimsel sulama teknikleriyle donatılması gerekiyor. Bu anlamda arkadaşlarla öncelikle su konusunu takip edeceğiz.” şeklinde açıklamalarda bulunması dikkat çekici ve oldukça olumlu bir gelişme.

Ancak, Konya ovasına dış havzalardan su getirme düşüncesi yeni değil.

Bu konuda, 9. Cumhurbaşkanımız rahmetli Süleyman Demirel’e kadar uzanan bir çalışma mevcut.

Bu çalışma Fırat Projesi olarak, yeşil bir dosyada muhafaza edilmiş.

Ancak hayata geçme şansı olmamış.

Konya Ovasını kurtaracak bu yeşil dosyanın varlığını, dönemin Adalet Partisi Konya İl Başkanı rahmetli Adnan Ağırbaşlı ile yıllar önce yapmış olduğum bir röportajda dinlemiş ve okurlarla paylaşmıştım.

Sayın Orhan Erdem’le yeniden gündeme gelen Konya ovası için dış havzalardan su getirme düşüncesi, rahmetli Adnan Ağırbaşlı Ağabey’in Konya için sevgiyle çarpan yüreğinin haklılığını bir kez daha gösterdi. Mekanı cennet olsun inşallah.

 

*****

Rahmetli Adnan Ağırbaşlı Ağabey’in, Konya’nın su probleminin çözümüyle ile ilgili düşüncelerinin bazı bölümlerini gündemle ilgili olduğu düşüncesiyle yeniden sizlerle paylaşıyorum;

Her şey değişti, bir şey değişmedi. O günlerde insanlar gökyüzüne bakıp yağmur beklerlerdi. Bugünde aynı şeyi yapıyorlar. Yağmur bekliyorlar. Yeni seçim döneminde Milletvekili olmak için yola çıkan arkadaşlara şunu söylemek istiyorum. Konya’nın en büyük derdi su. Suyu çözen her şeyi çözer. Bunun bir mazeret teskeresi yok.

 

*****

İlk defa Adalet Partisinde siyasete başlarken gelecekte olabilecek hizmetler büyük hayalimdi. Hizmetlerin gerçekleşmesi oranında siyasete hevesim artıyor veya azalıyordu.

Bazen bir köyden yada kasabadan çekilmiş eski bir telgraf siyasete ısındırıveriyor.

Bazen de yapamadıklarım aklıma geliyor üzülüyorum.

Tabi ki yapamadıklarımın yani siyasetçiler tarafından yapılmasını istiyorum. Hedef bu. Hevesim bu.

Vaktiyle Adalet Partisine İl Başkanı olarak başlarken, siyasete de ilk adımlarımı atıyordum. Konya’nın en büyük sıkıntısı su.

Suyu çözen Konya’da nesillerin duasını alır.

Çiftçinin, üreticinin, hizmet erbabının güvenini kazanır.

Orta Anadolu yeni bir refah toplumu haline gelir.

Aynen Güneydoğu’daki gibi.

Benim aklımda hep su var. Niye hep su diyorum?

Türkiye’nin toplamda 204 milyar metreküplük bir su rezervi var.

Bunun 52 milyar metreküpü Fırat ve Dicle’de.

GAP’ın tamamı devreye girse bu suyun ancak on milyar metreküpünü kullanabiliyor.

Boşa akıp giden 42 milyar metreküplük suyun bir on milyar metreküpte Orta Anadolu’ya gelsin.

Bunu getirme yolunda yeni adaylara bir hedef olur diye konuşuyorum.

 

*****

Aday adaylarına yola çıkarken ilk göstereceğim hedef su...

Bunlar bize Allah’ın bir lütfu. Fırat’ın kolu Karasu, Kızılırmak’ın kolu Delisu.

Bu iki suyun çıkış kaynakları arasındaki mesafe 30 km.  Bir tünelle bu iki nehri birbirine bağlayacaksınız.  Sivas-İmranlı barajı bu iki kolu birleştirmek için ideal bir başka nokta.

Bu su Kızılırmak vadisiyle Haymana’ya oradan Nevşehir’e, Kayseri’ye ve Konya’ya doğru gelebilir. Bölgenin kaderi buna bağlı. Bunu kim yaparsa yapsın, eli öpülen insan olur.

 

*****

İl başkanlığına heves ettiğim konu su idi. Fırat’ın suyu o günlerde aklımda yoktu. Beyşehir gölü aklımdaydı. Gölün sularını Konya ovasına taşıyan toprak kanallar, su Konya ovasına ulaşmadan suyu yolda emiyordu.

Öğrencilik yıllarımda Antalya Milletvekili Ahmet Tokuş, aynı zamanda ODTÜ Mütevelli Heyeti üyesiydi. Benimde içinde bulunduğum bir grubu Antalya’ya götürmüştü. Antalya‘yı gezerken kanaletleri ilk defa orada görmüştüm. Konya’da kanalet diye bir şey yoktu. Bilen, uygulayanda yoktu. Bunları Süleyman Beye ilettim.

Beyefendi dedim. Bizim suyumuz toprak kanallar yüzünden yollarda kayboluyor. Yer altı tünelleriyle Manavgat çayına iniyor.

Beyşehir gölünde, tünel ağızlarını açıkta bırakan gölü seddeleyen, öteleyen, kanallara, mevcut toprak kanalların betonlanmasına, Antalya’da olduğu gibi kanaletlere ihtiyacımız var dedim. Bunların sözünü bana verdi.

Ve bir çoğunu yerine getirdi. Zaten ilk başlangıçta önüme koyduğum hedefte buydu.

Sağ olsun her türlü desteği verdi.

Bu destekler sonrasında Karaman Gödet Barajı, İvriz sulaması ve kanaletler Konya ovasına indi.

 

*****

Rahmetli Kurukafa Mehmet’in Konya Valisi Avlonyalı Ferit Paşa’nın kafasına soktuğu proje, Ferit Paşa Sadrazam olduktan sonra hayata geçmiş, Ferit Paşa Almanlara ıska kanalları denilen kanalları yaptırmıştı.

Set yapılırsa göl biraz daha şişirilir, yüzey daralırsa su kaybı da azalırdı.

Süleyman Bey’in yanına hazırlıklı gitmek için, birçok daireden gerekli bilgileri topladım. Ve Beyşehir gölünün buharlaşma nedeniyle 2.5 milyon ton su kaybı olduğunu anlattım.

Yanlışın var dedi.  Orada 2.750 milyon ton su buharlaşıyor.

Kendimce tereciye tere satmaya kalkmıştım.

Bilgileri daha sonra tekrar inceledim. Süleyman Bey haklıydı. O proje tahakkuk etti. Amma yetmedi.

Gördüm ki Beyşehir gölünden de gelse, Göksu’dan da gelse, gelen su, Konya ovasını sulamaya yetmeyecek.

Dışarıdan su lazım.

 

*****

Tekrar Süleyman Beye gittim. Onun evinde bir salon vardır. O salonun dört tarafı kitapla kaplıdır.

Durumu anlatınca, şu bulunduğun taraftaki rafın orada yeşil bir dosya var, onu indir dedi.

Yeşil Dosyaya baktığımda Fırat Projesini ilk defa orada gördüm.

Bir gün Ekrem Ceyhun, su su diye dedi tepemizi deldin, Beyefendi Orta Anadolu Sulama projesine start verdi. Mecliste görüşülecek, karara bağlanacak.

Olmadı. İhtilal oldu.

O yeşil dosyalı proje hala orada duruyor. Şimdi Milletvekili olacaklar o dosyayı o tozlu raflardan indirsinler.

Benim siyasi hayatımın da, hayallerimin de özeti olan dosya o dosya…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.