Erol Sunat

Erol Sunat

BAYRAM EVE SIĞAR!

BAYRAM EVE SIĞAR!

Hayat eve sığar demişti ya sayın Sağlık Bakanımız.  Bu hafta sonu içine Ramazan Bayramına da alan 4 gün eve sığacak!  Hayat eve sığdıktan sonra, hayatın içinden olan bayram ve bayramlar eve neden sığmasın ki?

Bugüne kadar bayramı değil eve yaşadıkları şehre, ilçeye, kasaba ve köye sığdıramayanlar, her bayram sahillere, turizm merkezlerine kendilerine atanlar, bayramı eve sığdıracaklar, evde kalacaklar!

Her yıl, milli ve dini bayramlarda, özellikle tatil gün sayısı daha fazla olan,

Bazı yıllar 9 güne ulaşan dini bayramlarda evde kalamayanlar, maile tatil planları yapanlar, tatil rezervasyonlarını çok önceden ayarlayanlar, Korona yüzünden tam anlamıyla sükutu hayale uğradılar! Yüzlerinden düşen bin parça! Yaşanan derin hayal kırıklığı hem o insanların hem de onları ağırlamayı bekleyen turizm sektörünün yüzüne ve konuşmalarına hakim olmuş durumda.

Herkese itici ve sevimsiz  gelen Korona, bu bayram  en çok kimi sevindirdi dersiniz?

Her bayram el sallanıp yalnız başına bırakılan, bayramın ilk günü, telefonla şöyle bir hatırlanan ana ve babaları!

Bu işe en çok onlar sevindi!

Yarınlarda, “Ana-baba kıymeti bilmeyenin hakkından Korona gelir” diye  deyimleri ortaya çıkarsa şaşırmayın!

Yıllardan beri boynu büküktü annelerin-babaların ve hısım-akrabaların!

Zevahiri kurtarmak için eşe-dosta ne diye anlatıyorlardı?

Çocuklar yine bayram diye bir yerlere gittiler!

Yine de üzülmemek elde değil!

Ama her bayram, her bayram olmaz ki…

Bir başımıza kala kala ne olacak bilmem!

İnsan bir bayramda da gitmez, ana-baba hatırı sayar!

Yine bu türden cümleler kuracaklarda ki,  Korona diye bir mikronluk bir mikrop, “yok öyle, bundan sonra böyle” deyiverdi!

 

OF KORONA NASIL Bİ BELASIN SEN?

Bizde konu bayram olunca, akan sular dururdu. Nasıl olsa, Sağlık Bakanlığının ve Devlet Büyüklerinin kalbi daha da yumuşar, Bilim Kurulu hoşgörülü davranır, bayramda nereye giderseniz gidin,  bayramlaşın, bayram namazı dahil sosyal mesafeleri koruyun, maskenizi takın derler gibi, bir beklenti içerisine girilmişti!

Acaba ile başlayan beklentilere son nokta, yapılan açıklamalarla kondu.

İnsanların beklentileri bir anda dondu!

Sonra başladı, şikayetler; Biz daha normale dönmedik mi?  Of Korona yav! Nasıl bi belasın sen?

Korona son sözü söylemeye devam ediyor!

Hatta bugüne kadar kimsenin söyleyemediği, söylemek istemediği ne varsa!

Çünkü şakası yok! Espri ile arası iyi değil!

“Hiç bir şey olmaz” diye konuşan Avrupa ve Amerika’nın hali ortada…

Nişandı, düğündü, sülale boyu ortak yenecek yemekti, Pazar yerlerinde ve marketlerde soyal mesafeyi dikkate almayan alışverişti, böyle manzaraları kaçırmıyor.

Affı yok, bir kişinin kaç kişiye bulaştıracağını herkesten iyi o biliyor.

Anlayan için, söylenemeyen, söylenmeyen ne varsa her şeyi en açık bir şekilde söylemedi mi?

Tekrar etmekten de ne bıkıyor, ne usanıyor!  

Şu anda Koronanın lafı üzerine laf söyleyecek var mı?

Ana-baba hatırı saymayanlara, oturun oturduğunuz yerde, bu bayram tatile-matile gitmek yasak dedi mi? Yapayalnız bir başına bıraktığınız insanları, ne kadar üzdüğünüzü belki bir anlar, düşünürsünüz, anlamazsanız, Kurban Bayramını da, eve geçirir, kendiliğinizden biz çok ayıp etmişiz bu sefer kurbanı bari evimizde keselim diye düşünün isterseniz demeye getirdi mi?

Bu soruları cevabını bir düşünün bakalım!

Bizim bir şey dediğimiz yok!

Soruyu biz sormadık çünkü!

 

TATİLE GİDEBİLECEK MİYİZ?

Bayram; mecburen, mecburen mecburiyetten dercesine eve sığarken, bu yıl evde kalanlar, evde kalmayı bir türlü anlamlandıramayanlar, belki biraz düşünürler diyeceksiniz amma, isyan gibi, biz neden buradayız gibi, bütün göstergeler olumluya dönmüşken, bu sokağa çıkamama hadisesi ne ki, valla şaka gibi her şey diye esip-gürleyenler aramadığınız kadar çok!

Ne mi olacak?

İyi olacak iyi… 

Bayram eve sığarken, herkes neleri unuttuğunu, hangi hasletlerimizi göz ardı ettiğini, çekip giderken, kimleri boynu bükük bıraktığını bir şekilde anlayacak mı?

Anlamayan, işine gelmeyen, Korona’ya saydıranlar olmayacak mı?

Elbette…

Korona hemen her alanda, anlayana-anlamayana  ibret dersi de vermeye başladı.

İnsanları düşünmeye, vicdan muhasebesi yapmaya, artı-eksi ne varsa gözden geçirmeye resmen zorluyor!

Bayram konusunu ayrı bir sınanma olarak görebilirsiniz!

Korona ile mücadelede gelinen nokta sevindirici, ancak insanımız, bir an önce normalleşmeye dönme konusunda sabırsız ve haddinden fazla aceleci!

Ölüm ve salgına yakalanma riski kimsenin umurunda değil!

Sorulan soruların başında gelenler şunlar;

Tatile gidebilecek miyiz?

Bizim tatil planlarımız vardı, hepsi mahvoldu, acaba bu bayramda bir şeyler olamaz mıydı?

Bayram deyince, en kısa yoldan, en kestirmeden kapağı sahillere atamadıkları için, kahrolan, Korona’ya beddua eden binlerce insan var!

Tıkıldık kaldık evin içine, şimdi Alanya’da, Antalya’da olmak vardı! Sahilde yürümek vardı!

Denize girmek vardı diye, of çeken çekene bir vaziyet!

 

KORONA BAYRAMA KADAR BİTER Mİ DENİYORDU!

Korona; siz siz olun, beni dinleyin, bu bayramı da kendi memleketinizde, şehrinizde, ilçenizde, kasabanızda, köyünüzde geçirin demedi amma,  Sağlık Bakanlığımız, Bilim Kurulumuz ve devlet büyüklerimiz Korona tehlikesine dikkat çekerek bir dizi kararlar aldılar.

Çünkü,  insanlar Korona’ya rağmen şanslarını son ana kadar kullanmaya çalışmışlardı!

Bu bayram, bugüne kadar sahilden, tatil beldelerinden telefonla aradığınız başta yakınlarınız olmak üzere hemen herkesle aynı yerdesiniz!

Gözleri bayramlarda sizi arayanların, “güle güle derken bile, gitme diyenlerin” neler çektiğini düşünüp, bizde bayağı bir ayıp etmişiz, yanlış yapmışız mı dersiniz, yoksa, neden gidemediğiniz için Korona’ya ve hayata  isyan etme yolunu mu seçersiniz?

Görünen o ki, neden, niçin diye başlayan isyanlar devam ediyor.  İsyan bayrakları açıldı. Yeni tabirle modlar düştü, moraller sıfır!

Korona Bayrama kadar biter mi, tatile gider miyiz, diye Korona ortaya çıktığından yasaklar başladığından beri merakla soranlar vardı!

Korona bitmedi!  Çekip gitmedi! Biz bu işi hafife aldığımız sürece gitmeye de hiç niyeti yok!

Eğer gerekli tedbirlere uymazsak, hafife alırsak felaket kapımızı çalmakta tereddüt etmez!

Şu an, Güney Amerika ülkelerinden Brezilya, Koronayı oldukça ağır yaşıyor. Sağlık sistemleri çökmek üzere.

Biz ise, inatla ve ısrarla, dünya’da olup bitenlere aldırmıyor, yaşananları görmezden geliyoruz, bize bir şey olmaz demeye devam ediyoruz!

Maazallah bizi bir bıraksalar, anında İspanya’ya, İtalya’ya, Amerika’ya dönmemiz işten bile değil!

İşte bu yüzden, bayram eve sığmalı.  İnanın yarın iyi ki evde kalmışız, iyi ki bayramı eve sığdırmışız diyeceğiz!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Erol Sunat Arşivi
SON YAZILAR