CUMHUR İTTİFAKI  

Ak Parti iktidarıyla geçen bir dönemin daha sonuna geldik. Halkımız verdiği oylarla 24 Haziranda Ak Partinin son döneme ait karne notunu da vermiş olacaktır. İnşallah huzurlu ve güvenli bir seçim olur, inşallah sonuçları da ülkemiz için hayırlı olur. Naçizane benim görüşüm de Sayın Erdoğan’ın ve Cumhur İttifakının kazanacağı yönündedir. Çünkü şu anda bu ittifakın karşısında daha güçlü kadrolara ve ülkeyi kalkındıracak projelere sahip bir rakip yoktur. Ak Parti’nin iktidarda kaldığı 16 yıl boyunca birçok vatandaşın dile getirip, eleştirdiği sayısız eksik ve yanlışı olmuştur. Yapıcı olmayan, haksız eleştiriler bir yana, bu eleştirileri yapan vatandaşların da büyük çoğunluğu bana göre haklıydı.

Ama gelin görün ki, Osmanlının duraklama döneminden bu yana Atatürk dönemi hariç, özlemini çektiğimiz iktidar icraatına en çok yaklaşabilen de yine Ak Parti olmuştur. Belli ki, millet olarak henüz bu kadarını yapabiliyoruz. Basiretli halkımız, mutlaka bunun da farkındadır. Fatih Sultan Mehmet gibi zeki, yetenekli, dirayetli çocuklarımız her devirde ve çok sayıda vardır. İktidarlardan, bu çocuklarımızı keşfederek, ülkeyi yönetecek yeni Fatihler yetiştirmesini, onları özel olarak eğitmesini bekliyoruz.  

Biz padişahlıkla yönetilirken, daha doğrusu yönetilemeyip sürekli gerilerken, batı ülkeleri demokrasiyi keşfetmiş, demokrasiye geçmişti. Biz demokrasiye geçtiğimizde ise batı, daha ileri bir aşama olan “Katılımcı Demokrasiye” geçmişti. Bu sayede gazetelerdeki köşe yazılarından, sokakta konuşulanlara kadar bütün halkın yönetimle ilgili eleştiri ve önerilerini yönetime aktarmayı ve onlardan yöneticilerin yararlanmasını batı başarıyordu. Atalarımız, “ Akıl akıldan üstündür,” demişler. Halkın beğendiği uygulamalar yanında talepleri, eleştiri ve önerileri de bir süzgeçten geçtikten sonra piramidin tepesine kadar sürekli aktarılabilse ve tepe yöneticiler onlardan da yararlansa ne güzel olur!   

Parlamenter sistemde bakan olarak parlamento dışından sınırlı sayıda bakan atanabiliyordu. Bütün iller ve hatta sosyal kesimler, kendilerinden de bir bakan olmasını hep istiyordu. Herkesi memnun etmek, dengeleri korumak zordu. Rahmetli Özal’ın, rahmetli Adnan Kahveci’yi bulup, Bakanlığa getirmesi gibi güzel örneklere eski sistemde fazla yer yoktu. Yeni sistem buna imkân veriyor. İnşallah bu imkânı iyi kullanırız. Bakan atarken denge gözetme diye bir yanılgıya inşallah tekrar düşmeyiz. İnşallah bundan sonra sadece “liyakati” esas almayı başarırız. Adnan Kahveci gibi yüksek kapasiteli insanlarımızı bulup, onları bakan yaparak yola devam etmeyi inşallah bundan sonra başarırız.

Ülkemiz kritik günlerden geçiyor. Yine yerimizde saymaya başladık. Hatta bu günlerde krediye ihtiyacı olan işletmelerin, yeni hükümet icraata başlayıncaya kadar emdiği süt burnundan gelecek gibi görünüyor.  Klasikleşmiş olan,“ İlerlememizi istemeyen dış güçler…” bahanesinin arkasına artık saklanamayız, yeter! O her zaman öyleydi zaten, gelecekte de öyle olacaktır. Ayrıca bu durum sadece bize mahsus değildir. Bu durum, gelişmiş birçok ülke için dahi söz konusudur. Amerika dünyaya şimdi de böyle zulmediyor, olay budur. Asıl olan bunlara çare üretebilecek süper yeteneklerimizi ortaya çıkarıp, bakanlıklara ve kritik üst yönetim kademelerine onları getirebilmektir. Hatiplik de ressamlık gibi bir Allah vergisidir. Seçilmek için bizim ülkemizde ne yazık ki hatiplik de gerekiyor. Bu yüzden, konuşma yeteneği iyi olmayan çok yetenekli ve değeli insanlarımız hep kenarda kalmıştır.  Yeni sistemde ülkemizi onlardan da yararlandırmalıyız.

“Birlikten kuvvet doğar.” Partilerin böyle ittifaklar yapması bence siyasette “Uzlaşmayı ve güç birliği yapmayı” öğrenmeye başladığımızı gösteriyor. Bu memnuniyet verici bir durumdur. Bunun önderliğini örnek bir davranış sergileyerek, Sayın Bahçeli ve Sayın Erdoğan yapmışlardır. Bu davranışıyla Sayın Bahçeli içinden geçtiğimiz zor günleri dikkate alarak, sürekli dile getirdiği “Önce ülkem” sözünün siyasetteki canlı örneğini sergilemiştir. Ayrıca sağ birleşmiş, Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin ilk örneğini vermek üzere güçlü bir iktidara doğru yürümektedir. Bu ittifaklar, özellikle de “Cumhur ittifakı” düşman çatlatan bir manzara ortaya çıkarmıştır. Bu ittifaklar, millet olarak edindiğimiz demokratik tecrübelerin bir sonucudur. Bunlar, siyasi rekabetteki aşırılıkların, ülkeye verdiği zararı iyice anladığımızın da bir göstergesidir, şükürler olsun. Allah’a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum