HOLLANDA’YA EN GÜZEL CEVAP

 

Uzun vadede Hollanda’ya verilecek en güzel cevap ekonomide, bilim ve teknolojide Hollanda’yı geçmektir. Hollanda Hükümetine bizi aşağılama cesareti veren de bu konularda bizden ileride olmasıdır. Onların anladığı dil budur. Osmanlının, Avrupa’dan geriye düştüğü son dönemleri hariç, diğer dönemlerinde Padişah “Hööst” dediğinde bunlar hemen önünü ilikler, esas duruşa geçerlerdi. Belli ki, insanlıkta onlardan ileride olmamız, onlardan daha büyük bir devlet olmamız, bizden çekinmeleri için yetmiyor. Bunun için onların sırtını yasladığı abilerini de geçmemiz gerekiyor.

Bizim ülkemizde vasıfsız işçi olarak çalışan hiç Hollandalı yok. Ama yüzölçümü yaklaşık bizim Konya kadar olan o küçücük ülkede, bizim dört yüz bin insanımız yaşıyor. Onlar 1960’tan sonraki yıllarda, oraya vasıfsız işçi olarak gitmişti. İşte biz, Elli yedi yıl geçtiği halde hala Hollanda’dan geri durumdayız.

Bence Hollanda Hükümetine bizi aşağılama cesareti veren en önemli sebep budur. Günter Wallraff’ın Türk işçisi kılığına girerek, yaşadıklarını yazdığı “En alttakiler” kitabı yayınlanalı 20 yılı geçti ve biz hala Batıya yetişemedik. Şükür ki ülkemizde işsizlik eskiye göre oldukça azaldı. Ücretlerde de ülkemiz, hiç değilse Arabistan ve Libya’dan daha iyi bir duruma geldi. Ama bu gün Avrupa ülkeleri tekrar işçi almaya başlamış olsa, sanırım şimdi bile Avrupa’da çalışmak isteyecek insanımızın sayısı az olmaz.

Ülkemiz ilerlemeye bu denli muhtaçken, birçok idealist insanımız gecesini gündüzüne katıp, özveriyle çalışırken, bazıları da maalesef hala “Bugün git, yarın gel” demeyi sürdürüyor. İnsanımızın bir kısmı vatan için canını ortaya koyup, seve seve şehadet şerbeti içerken, bazıları sadece nefsini düşünüyor ve her türlü duyarsızlığı sergiliyor. Bazıları bilinçli olarak işini iyi yaparken, bazı kamu görevlileri de bu işini iyi yapma konusunu, vatandaşın işini zorlaştırma, yokuşa sürme, imkânsız olan ideali isteme şeklinde anlıyor.

Özellikle yeni kurulacak fabrikaların ruhsat ve projeleriyle ilgili inceleme - onaylama yetkisi kullanacak olanlar, Hollanda’dan geri kalmış olmamıza gerçekten üzülenlerden olmalıdır. Bir de işyeri açma izni verilmesi gibi istihdam ve kalkınmayı doğrudan etkileyen kamu görevlerini yürütecek olanlar, çok iyi seçilmelidir.

15 Temmuz’dan sonra TÜBİTAK destekleri durdu, tez zamanda tekrar başlatılmalıdır. Kronik hale gelmiş olan finans problemimizi çözmek için KGF gibi güzel bir uygulama devreye sokulmuştu. İnşallah istismara fırsat vermeden, KGF’yi aynı hızla devam ettirmeyi başarırız. Çalışma ve ilerlemede halk, kamu kurumlarından çok daha önde gidiyor. Kamu kurumları halkın önünü tıkamamış olsa halk daha da hızlı ilerleyecek ama nafile. Kamu kurumlarında, özellikle imar işleri, işletme izni, kredi, AR-GE, hibe, teşvik, devlet desteği gibi kritik konularda çalışan, bunlara onay veren yerlerde, batı ülkelerini geçmeye azmetmiş, idealist insanlarımız çalıştırılmazsa, Hollanda’yı geçmek hayal olur.

Kamu kurumlarımız her zaman, en hızlı şekilde müteşebbisin önünü açmayı başarmalıdır. Yoksa bürokratik engeller sebebiyle bir fabrikanın yapımı ve üretime geçirilmesi hep böyle uzun yıllar sürerse, biz Hollanda’yı hiç geçemeyiz, asıl verilecek cevabı da hiçbir zaman veremeyiz.

Özel sektörü koşturan, rekabet ve kazanç gibi iki doğal itici güç vardır. Ama birçok kamu işyerinin ve kamu görevlisinin ne rakibi, ne de kullandığı o yetkiyi kullanan başkaca alternatifi vardır. Neredeyse bütün işler kamu kurumlarının iznine ve denetimine bağlıdır. Görevli isterse size, projenizde kendince tespit ettiği eksik ve yanlışları bir seferde söyler, işinizi kısa sürede tamamlar. İsterse bunları taksit taksit söyler, her seferinde projenizi inceleneceklerin arkasına, sıraya koyar, işinizi altı ayda tamamlar.

Kamuda denetçiler sadece yanlışları araştırır. Az ve yavaş iş yapanın yanlışı da az olur. O bakımdan az ve yavaş iş yapanlar takdir bile alabilir. Böyle bir görevliyi siz şikâyet ederseniz, daha da zararlı çıkabilirsiniz. Nihayet onu bir yerden veya bir görevden alıp, başka bir yere veya göreve verirler. Ama daha da bilenmiş olarak, canınızı yakmayı orada da sürdürür. Bazı yorumcular, Cumhurbaşkanlığı sistemiyle bu gibi durumların da kısa zamanda düzeleceğini söylüyorlar. İnşallah, o zaman sağ olursak, göreceğiz bakalım. Allah’a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum